YPG Efrîn Sahası Komutanı Selahaddin Kurd, geçtiğimiz günlerde YPG ile İslami Cephe grupları arasında yapılan lokal ve süreli anlaşmanın istismar edilmesinin kendilerini üzdüğünü söyledi. Rejimin ve çetelerin karakterleri gereği kuralsız savaşın yanı sıra kuralsız ve kirli bir propaganda sürdürdüklerine dikkat çeken Kurd, YPG'nin dayandığı mirasın halkların ve inançların düşmanlığını/karşıtlığını reddettiğini belirtti. Selahaddin Kurd, YPG içindeki farklı halklara ve Hıristiyanlar ile Alevi ve Êzidîlerin varlığına işaret etti.

Geçtiğimiz günlerde YPG ile İslami Cephe gruplarından Operasyon Şam arasında Halep çevresi için geçerli ve süreli olan 7 maddelik anlaşma, kamuoyuna yansımıştı. Bu anlaşma ve maddeleri çarpıtan bazı çevreler, Alevileri kışkartmaya kalkıştı. Bu kışkırtmaya da BAAS yanlıları ile Türkiye'deki Kürt Özgürlük Hareketi karşıtları öncülük etti. Konuya ilişkin soluramızı yanıtlayan YPG Efrîn Sahası Karargah Komutanı Selahaddin Kurd, öncellikle YPG’nin tüm inançların gücü olduğunu şimdiye kadarki pratiğiyle kanıtladığını hatırlattı.

Lokal ve süreli

Efrîn Sahası Karargah Komutanı Selahaddin Kurd, sözü edilen anlaşmanın lokal ve süreli olduğunu; bazı bölgelerin güvenliğinin garantisini amaçladığını belirterek, sanki Alevilere karşı yapılmış bir anlaşma olarak gösterilmesinin üzücü olduğunu söyledi.
Son günlerde Humus'tan İslami grupların geri çekilmesinin gündeme geldiğini; geri çekilmenin, kuşatmaya alınan İslami Cephe güçlerinin imhadan kurtulması için BAAS rejimi ile varılan bir anlaşma sonucu gerçekleştiğini hatırlatan Selahaddin Kurd, "Cephe içindeki bazı gruplar bu anlaşmayı kabul etmeyip yapanları ihanetle suçlamaya başladı. Bu durum aralarında bir çatışmaya kadar gidebilir. Yaptığımız anlaşmanın bu şekilde yansıtılmaya çalışılması, ortaya çıkan bu çelişki ve çatışmayı örtbas etmek; çatışmaya dönüşmemesi için tüm grupların yönünü bize çevirerek, bizimle bir savaşı başlatmak içindir. Oysa bizim yaptığımız anlaşma gayet açık ve nettir" dedi.

YPG'nin kurucu çizgisi

YPG'nin kuruluşun akaynaklık eden ve şimdiye kadar muhfaza edilen çizgisine işaret eden Kurd, şunları söyledi: "Bu çizgi, halklara, inançlara, gruplara, topluluklara, kültürlere, cinslere özgürlük getireceğine inandığımız üçüncü çizgidir. Dayandığımız bir miras ve felsefe var. YPG'nin kurucularının temel referansları da bu mirasa ve vizyona dayanıyor."

Alevi katliamını önlemek için

Geçen sene yaklaşık iki ay süren savaşın temel nedeninin Alevi halkına karşı girişilecek bir katliamı önlemek olduğunu hatırlatan Selahaddin Kurd, "Çünkü söz konusu olan Nubul ve Zehra köylerinde yaşayan halka karşı ambargo uygulamak için o hattaki Gundê Mezin, Ziyaret, Akibê, Bênê, Cılbır köylerini teslim etmemizi istediler. Kabul etmedik ve iki ay kadar süren ağır bedeller ödediğimiz bir savaş sürecini yaşadık" diye konuştu.

Rejimin kirli gayreti

Kara propaganda malzemesi yapılan lokal ve süreli anlaşmanın gayet net olduğunu kaydeden Efrîn Sahası Karargah Komutanı Selahaddin Kurd, 'Bu köylerde rejim güçleri ve odaklarına karşı bu gruplar tarafından herhangi bir girişimde bulunulması durumunda kendi cephemizden üzerimize düşeni yerine getireceğiz' maddesinin, sivil halka, özellikle de Alevilere karşı yapılmmadığını, bunu asla sözkonusu olamayacağını söyledi: "Gayet açık bir şekilde, rejim güçlerine yönelik girişimler, deniliyor.”
Bazı grupların anlaşmadan hemen sonra harekete geçtiğini; birçok yerde kendilerini bir çatışma ortamına çekmek için mevzilerine taciz ateşi açıldığını belirten, Karargah Komutanı Selahaddin Kurd, şöyle devam etti: "Anlaşmadan hemen sonra Basufanê, direniştin ötürü sembol haline gelen Qestel Cindo tepesindeki mevzilerine taciz ateşi açıldı. Rejim güçleri uçaklarla kontrol noktalarımızı vurmaya çalıştı. Bütün bunlar anlaşmayı bozmak, provoke etmek içindi. Bundan sonuç alınamayınca Alevilere karşı bir anlaşma yapmışız gibisinden propagandalar başladı.”

Suriye rejimi bizi tanımıyor

Devrim ve devrimin savunması için büyük bedeller ödendiğini; Demokratik Özerklik temelli kanton modeli ile birlikte Suriye'nin birliğini de gözettiklerini kaydeden Selahaddin Kurd, bu makul ve çözüm perspektifli adımların ardından Suriye rejiminden beklentilerinin olduğunu ifade etti. "Suriye rejiminden halkımız tarafından atılan bu adımı tanımasını bekliyorduk. Çünkü bu Suriye’ye barış, birlik ve demokrasi getirecek olan bir modeldir" diyen Kurd, ancak rejimin buna karşı bir yandan sessiz kalırken öte yandan da Hasekê ve Qamişlo'da açıkça saldırıya geçtiğini anımsattı. Ayrıca özellikle denetimlerindeki Halep’teki Şêx Meqsûd Mahallesi'ne durmadan hava saldırıları düzenlendiğini, havan ve toplarla vurduğunu aktaran Kurd, son anlaşmada bu gelişmelerin etkisinin olduğunu kabul etti.
Efrîn Sahası Karargah Komutanı Selahaddin Kurd, baştan beri şöyle bir ilkelerinin varlığına işaret etti: "Halkımızın iradesini tanıyan hangi güç olursa olsun onun ile görüşmeler yapıp bazı konularda ittifak yapabiliriz. Rejim içine girdiği saldırganlıkla aslında irademizi tanımadığı gibi yok etmeye çalıştı. Anlaşma yaptığımız grup ise irademizi açıkça tanıdığını ilan etti.”

Alevi, Êzidî ve Suryani taburları

Alevi olan Mabeta nahiyesinden yüzlerce gencin YPG içinde yer aldığını; Êzidî gençlerinden oluşan üç tane taburlarının olduğunu anlatan Karargah Komutanı Kurd, şunları vurguladı: "YPG tüm inançların gücüdür. Bütün inançlardan ve mezheplerden insanların içinde yer aldığı bir güçtür. YPG’yi Alevilere karşı ittifak yaptı diye karalamaya çalışanların Mabetalı yüzlerce Alevi yiğit gencimizin YPG içinde canla başla yer alarak tüm cephelerde direndiklerinden haberleri yok galiba. Ayrıca Efrîn/Halep bölgesinde sadece Êzidî Kürt gençlerimizden oluşan 3 tane taburumuz var. Yine Cezîrê alanında Asuri, Süryani ve Arap halkının yiğit gençlerinden oluşan taburlarımız var. Bunların hepsi bilinmesine rağmen hala YPG’yi bir mezhep gücü olarak göstermeye çalışmanın karalama çabası olduğunun halklar tarafından bilinmesi gerekirdi.”

Alevilerin inanması üzdü

Şimdiye kadarki direnişleri, ödedikleri bedeller ve her şeyleri bu kadar açık bir şekilde ortadayken özel savaş amaçlı yapılan propagandalara inanan kesimlerin; özellikle de Kürdistan ve yurtdışındaki Alevilerin inanmasının kendilerini üzdüğünü belirten Selahaddin Kurd, şunları kaydederek, teminat verdi: “Her şeyimiz çok açık ve nettir. Şimdiye kadar yaptığımız her şeyi halkımızla paylaştık. Adeta haftalık, aylık raporlarımızı halkımıza, halklara sunarak kendimizi tanıtmaya çalıştık. Kaldı ki esas aldığımız öğreti, felsefe ve dayandığımız mirasın gereği olarak bunu yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz. Ancak buna rağmen hala halkımızda 'acaba doğru olabilir mi' gibi bir çekince, bizi üzdü. Üzülmekle birlikte 'hala kendimizi, esas aldığımız felsefeyi, çizgiyi daha tam tanıtamadık' diye kendimize dönüyoruz. Ancak şunu çok ve net bir şekilde söylüyorum: Halkımız bu konuda rahat olsun. YPG hiçbir zaman bir mezhep, bir parti, sadece bir inancın gücü olmayacak. Tüm inanç, grup, topluluk, kültür, halkların gücü olmaya devam edecek.”



SEYİT EVRAN/EFRÎN