
6 çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu olarak 1988 yılında dünyaya gelen Sözeri’nin çocukluk yılları hemen her Kürt gibi zor koşullar ve devlet baskısı altındaki aile içerisinde geçti. Türkçe ile de ilkokul sıralarında tanışmaya başlayan Sözeri, ailenin maddi imkansızlıklarından ötürü liseyi ikinci sınıfta bırakarak ailenin diğer üyeleriyle birlikte mevsimlik tarım işçiliği yapmaya başladı. Sözeri, siyasal çalışmalar içerisinde yer almaktan da geri durmayarak, BDP Kahta İlçe Örgütü’nün gençlik çalışmalarında aktif olarak yer aldı. Sözeri, halkının mücadelesine karşı sergilediği duyarlılıkla, 4 ay önce Rojava direnişine katıldı.
'Anısına sahip çıkacağız'
Baba Zabit Sözeri, cesaretli ve gözü kara biri olarak tanımladığı oğlunun kafasına koyduğunu muhakkak gerçekleştirdiğini söyledi. Baba Sözeri, “Bizler aile olarak sürekli bu mücadelenin içinde olduk bu mücadeleyi yürütenlere saygı duyduk ve sahiplendik. Ahmet bizim için çok değerliydi. Sürekli onun verdiği mücadelenin yanında olacağız. Ahmet sürekli kırsala gidip kendi halkı için mücadele vereceğini söyleyen biriydi” dedi.
Oğlunun YPG’ye katıldığını televizyonlardan öğrendiğini söyleyen Sözeri, “Keşke benden izin alıp gitseydi, yine yolu açık olsun, gitsin derdim. O kendini halkına adadı ve halkı için yaşamını yitirdi. Onun yeri cennettir. Onun mücadelesi bizi onurlandırdı. Ansına sahip çıkmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız'' diye konuştu.
Anne Sözeri: Ben de giderdim
Anne Ayten Sözeri ise gurur duyduğu oğlunun Rojava’da başta kadınlar ve genç kadınlar olmak üzere Kürt halkına yapılanlara tahammül edemediği için, onlarla birlikte mücadele vermek üzere YPG’ye katıldığını ifade etti.
YPG’ye katılmadan bir süre önce oğlunun kendisine “Anne ben düğüne gidiyorum. Bu düğün de benim düğünümdür” dediğini fakat şaka yaptığını sandığını belirten anne, sonrasında oğlunun YPG’ye katıldığını televizyonda görerek öğrendiğini söyledi.
Oğlu Ahmet’in kendi halkının dili ve kimliği için YPG’yi katılmayı tercih ettiğini ve verdiği mücadeleyi sonuna kadar savunacağını ifade eden anne, “Benim gücüm olsa bende gider halkım için mücadele ederdim. Bunu şu an yapacak gücüm yok ama ben en çok gençlerin bu mücadeleye sahip çıkmalarını istiyorum” dedi.
Binlerce kişi uğurlasın istiyorum
Kuzeni Devrim Sözeri de sohbet ettiklerinde Ahmet Sözeri'nin, “Ben birgün gideceğim. Sıradan insanlar gibi camide cenaze namazım kılınsın ve kaldırılsın istemiyorum. İnşallah bir gün bana da kısmet olur ve binlerce kişi beni son yolculuğuma uğurlar” dediğini anlattı. Bugün her şeyin yaşamını yitiren Ahmet’in istediği gibi olduğunu söyleyen Devrim Sözeri, “Ahmet yanlış bir şey yapmadı, kendi halkı için canını verdi. Ahmet’in yürüdüğü yol, bizim yolumuz. Ona yakışır bir şekilde ve onun yolunu sürdürmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
MUSTAFA YÜKSEL/DİHA/ADIYAMAN