
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde çevre örgütleri tarafından düzenlenen panelde yaptığı konuşmada Davutoğlu için “geçici başbakan” diyen ve hiçbir şeyden anlamadığını belirten Demirtaş, “Anlatıyoruz anlamıyorlar. Geçici Başbakan hiçbir şey anlamıyor. Bu sadece kişisel düşüncem değil. Kim kendisiyle görüşme yaptıysa ‘bu adam hiçbirşey anlamıyor, sadece konuşuyor’ diyor. Çünku burnu havada” dedi.
Ya hatırlamıyor ya da yalancı
Kobanê için Başbakan Davutoğlu’nu telefonla aradığını belirten Demirtaş, şunları söyledi: “Çok dostça öneriler yaptım kendisine. Kobanê-Suruç döneminde her gün halkımız gazlanıp bombalanıyordu. Yaptıkları hatalardan dönmeleri için kendilerine somut öneriler yaptık. Bize sözler verdi. Her türlü siyasi riski göze alarak teşekkür ettik hükümete. Teşekkür etmez olaydık. 3-5 gün içerisinde çıkıp bizi katil olmakla suçladılar. Şimdi Sayın Davutoğlu ya söylediklerimizi dinlemiyorsun ya unutuyorsun hatırlamıyorsun ya da buz gibi yalancısın yalancı. 1 Ekim görüşmemizde Kobanê’ye her türlü yardımı yağacağınızın sözünü vermediniz mi? Hatırlamıyor musunuz, yalan mı konuşalım. Yanınızda da danışmanınız ve yardımcınız Yalçın Akdoğan vardı. Bunlar şahitleriydi. ‘Her türlü yardımı yapacağız’ dediler. ‘Haklarımızın birbirini anlaması için sizin Kobanê’ye yapacağınız yardımın çok anlamı var’ dedik.
Biz istedik hükümet yapsın
Amerika yapar, Ruslar yapar, başka ülkeler yapar ve Kobanê çaresiz değil ama biz istiyoruz ki Türkiye yapsın, bu ülke yapsın. Çünkü 20 milyon Kürt var. IŞİD’e karşı Kobanê’ye açık destek verirseniz, bu politika Türkiye’ye kazandırır. Kendisi de bunun sözünü verdi. Her şeyin sözünü verdi. Buradan saymayayım. Aklınıza ne gelirse her şey konusunda söz verdi. Bizler arkadaşımızı görevlendirdik, onlar da hükümetten arkadaşlarını görevlendirdi. Hemen 2 Ekim’de birlikte çalışmaya başlayacak ve Kobanê’ye yardımlar gidecekti. Bir gün, iki gün, beş gün geçti bunlardan ses yok. İŞİD habire ilerliyor, katliam yapıyor, ses yok. 6 Ekim gecesine geldik değerli kardeşlerim. İŞİD artık sınır kapısına dayanmış, 50 metre ilerlese Türkiye ile Kobanê’nin bağlantısı kesilecek. O akşam Başbakanı aradım. 10 dakika, 11 dakika konuştuk. 1 Ekim görüşmemizi hatırlattım, ‘size teşekkür ettim’ dedim. O zaman dedim ki insanlar artık sokağa çıkmaya başladı. Tepkiler o kadar büyüdü ki, her yerde insanlar sokağa çıkıyor.
Açıklamadan önce telefonda konuştuk
Başbakan ile görüştüğümüz saatte biz açıklama yapmamıştık. Kobanê ile ilgili çağrı yapmamıştık. 11 dakika konuştuk. ‘Bu telefon görüşmemiz saklı kalsın’ dedi, ‘tamam’ dedim. İkna etmeye çalıştım. ‘Bari bu gece yardımı gönderin. Kobanê’nin kurtulması için Türkiye’nin yapacağı yardım manevi açıdan çok önemlidir. İnsanlar artık öfke patlaması noktasına geldiler, sizden rica ediyorum, bu yardımı yapın’ dedim. Bana telefonda son derece ciddiyetsiz bir şekilde ‘bakarız’ dedi. Şimdi çıkmış diyor ki ‘Ben Başbakanlığa davet ettim, 1 Ekim’de o çıktı katliam çağrısı yaptı’ diyor. Bu insana nasıl güveneceksiniz. Sonra ortaya çıktı ki kendisi Akçakele’den her gün IŞİD’i besledi, El Nusra’yı besledi. Şimdi ondan YPG’yi en büyük düşman olarak görüyorlar. Biz Türkiye’nin gelişimini düşündük, onlar IŞİD’i destekledi.”
DİHA/KOCAELİ