
ERKAN GÜLBAHÇE / SAARBRÜCKEN
Almanya’nın Berlin kentinde bir grup tiyatrocu, Rojava Devrimi’ni sahneye taşıdı. “Ich lege meine Heimat nach Rojava” (Yurdumu Rojava’ya Taşıyorum) isimli bir oyun hazırlayan grup, birçok yerde gösterimlere hazırlanıyor.
Rojava Devrimi, artık bir dünya meselesi. Enternasyonalist mücadelenin kalbi Rojava’yla atıyor. Berlin’deki tiyatro sanatçıları da sanatlarını bu devrime adadılar; 2 yıllık emekle Rojava’yı anlatan bir oyun ortaya çıkardılar. Sanatçılara, son 6 aylarını tamamen verdikleri oyun için “Kulturstiftung des Bundes” ve Trier Belediyesi de destek verdi.
Galası 24 Mart’ta Trier’deki Trier Galeri’de gerçekleştirilen oyunun yazarı Matthias Naumann, bu tiyatroyu Rojava Devrimi’ni birebir yaşamış, orada mücadele vermiş insanların anlatımlarından yola çıkarak hazırladıklarını belirtiyor. İki saat süren ve 5 oyuncunun sahnelediği oyun, adeta Kürt destanlarından, ‘çiroklarından’ ve sanatından esinleniyor.
Enternasyonalistler...
Oyunun ana teması, Rojava Devrimi’ne katılan gençlerin anlatımları. Avrupa’dan gidip savaşa katılan, doktorluk yapan, Rojava’nın inşasında yer alan insanların... Enternasyonellerin Rojava’nın kurtarılmasında yer aldıkları kadar Rojava’nın yapılanmasında da rol aldıkları işleniyor.
Oyunda Rojava, herkesin eşitçe, ortaklaşa yaşadığı, kendini ifade ettiği, her bireyin ve topluluğun haklarının verildiği, demokrasinin geliştiği, gerçekleştirilen kooperatif anlayışıyla günbegün geliştiği bir ülke olarak anlatılıyor ve bu sistemin Demokratik Konfederalizm olduğu vurgulanıyor.
YPG/YPJ’ye kim katılmak istiyor?
Tiyatro oyuncuları sık sık seyirciyle diyaloga girerek adeta seyirciyi oyunun bir parçası haline getiriyor. Oyunun bir anında seyircilere dönerek, “YPG ve YPJ’ye kim katılmak istiyor” diye soruluyor ve devam ediliyor: “Herkes bu devrime gıptayla bakıyor. Bunu gerçekleştiren ise YPG. Buyrun, katılanları görelim!” Seyirci bu anda, adeta bir şok yaşıyor. Savaşın ne kadar zor olduğu, “Play Station” oyunlarına benzemediği, filmlerdeki gibi olmadığı, ölüm, sakat kalma ve daha birçok acıyı içeren bir şey olduğu belirtilerek zorluklarından bahsediliyor.
‘Oturan destekçi’ye eleştiri
Tiyatro, eleştiriler barındırıyor. Mesela inceden inceye, Avrupa’da yaşayan insanların sosyal medyada birkaç politik şey paylaşarak ve yılda birkaç etkinliğe katılarak Rojava Devrimi’ne karşı sorumluluklarını yerine getirdiklerini sandığı anlatılıyor. “Haydi, katılanları görelim!” çıkışı da bu eleştirinin doruğa çıktığı an...
Almanca Kürtçe parçalar
Oyun, daha önce çekilmiş müzik videoları dinletilerek müzikal anlamda güçlendiriliyor. “Opernchor” korosu, “Unsere Heimat ist heute vor Madrid” (Bizim yurdumuz bugün Madrid’in önünde) ve “Avazek te ji Rojava” parçalarını Almanca okurken, Koma Dengê Mezopotamya grubu ise Almanca İspanya İç Savaşı‘nda bestelenen “Enternasyonal Tugaylar” parçalarını seslendiriyor.
Karakterler devrim gerçeğinden

“Yurdumu Rojava’ya Taşıyorum” oyununu yazan ve gösterime hazırlayan Matthias Naumann ve yönetmen Johannes Wenzel ile kısa bir görüşme yaptık.
Johannes Wenzel, 10 yıldır pek çok tiyatro oyununu yönetmiş; son üç yılda ise kurduğu grupla politik oyunlar hazırlamış.
Wenzel ile Naumann, Frankfurt Goethe Üniversitesi’nde birlikte tiyatro ve medya üzerine okumuşlar ve o dönemde daha çok belediye tiyatrolarına oyunlar yazmışlar.
Nereden çıktı bu oyun?
Oyunun yazarı Naumann, fikrin nereden çıktığını şu cümlelerle anlatıyor: “Solcuyum, özgürlük mücadelesi veren halklara her zaman sempatim var. Kürt halkının mücadelesine de sempati besledim. Rojava Devrimi’yle birlikte ise bir şeyler yapmam gerektiğine karar verdim. Devrimin demokratik, özgürlükçü ve paylaşımcı yapısı beni etkiledi. Arkadaşlarla konuştuk ve böyle bir tiyatronun Rojava Devrimi’ne katkı sunacağına karar verdik.”
Karakterler gerçekten var
Yönetmen Johannes Wenzel ise oyunun gerçekleri anlattığına dikkat çekiyor: “Hikayelerin tamamı yaşanmış olaylar. Burada konuşturulan karakterler tamamen gerçek. Yani kimi DAİŞ’e karşı savaşmış, kimi sağlık hizmetleri vermiş, kimi savaşçılar için yemek hazırlamış veya Rojava’nın inşasında bizzat yer almış.”
‘Nasıl oluyor da göze alıyorlar?’
Wenzel, oyunda esas olarak enternasyonalistler Rojava Devrimi’nde nasıl yer aldığını anlatmak istediklerini kaydediyor. “Farklı bir halk için nasıl oluyor da savaşı göze alıyorlar, bunu anlatmaya çalışıyoruz” diyor ve devam ediyor: “Bu soruyu hep kendime soruyorum. Ben enternasyonalizm adına bunu yapar mıydım? Belki silahı elime almazdım ama geri kalan her şeyi yapardım. Onun için oyunda seyirciye dönüp ‘Kim YPG/YPJ’ye katılmak istiyor’ diye soruyoruz. Bununla bir anlık empatinin kurulmasını ve bu insanların aldığı kararın ne kadar zor ve önemli olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Bu motivasyonu nereden aldıklarını anlamaya çalışıyoruz.”
Kararları anlaşılsın diye
Matthias Naumann ise “Bizim Yurdumuz Madrid’in Önünde” marşının İspanya İç Savaşı’nda İspanya’ya savaşa giden Almanların bestelediği bir marş olduğunu anımsatarak, “Yurdumu Rojava’ya Taşıyorum” oyununun biraz da İspanya’daki enternasyonalist tugaylardan esinlenilerek hazırlanan bir oyun olduğunu kaydediyor. Naumann, şunları anlatıyor: “Bu oyunu hazırlamamızın nedeni, idealler uğruna bu kadar kolay ölüme ya da orayı inşaya giden insanların aldığı karardır. Bizim hazırladığımız oyunun aldıkları bu kararların daha iyi anlaşılmasına ve alınan kararlara saygı gösterilmesine hizmet ettiğine inanıyorum. Ben kendimi politik olarak kararı alanlarla birlikte görüyorum.”
İspanya ile farklar: Solcular, sosyal demokrat oldu!
Yönetmen, İspanya İç Savaşı’yla kurdukları hafıza bağının bir “esinlenme” olarak anlaşılması gerektiğini, çünkü arada önemli farklar da olduğunu ekliyor: “İspanya İç Savaşı‘na 10 binin üzerinde enternasyonalist katıldı. Rojava’ya belli bir gidiş var ama gerek coğrafi, gerekse politik nedenlerden dolayı beklendiği gibi güçlü bir katılım yok. Nedenleri farklı yani. Öyle görünüyor ki dünyadaki sol hareketlerin büyük bir bölümü sosyal demokratlığa geçti. Bireysel olarak veya çok küçük gruplar halinde gidiliyor. Bunun yanında mesela Almanya Marksist Leninist Partisi, bizzat insanları organize ederek Kobanê’de bir hastane inşa etti. Bu, iyi bir enternasyonalist dayanışma örneğiydi.”
Gösterimler ne zaman?
24 Mart’ta galasını gerçekleştiren “Yurdumu Rojava’ya Taşıyorum” oyunu, Trier kentinde bulunan “Triergalerie”de görülebilir. Hatta hemen yarın, 20:00’da bir gösterim var!
Ardından ise aynı yerde ve saatte, 1, 27, 28 ve 29 Nisan’da sahnelecek.
Grup, oyunu teklif gelen her yere taşımak niyetinde. Ayrıntılı bilgi, “https://goo.gl/0vDOuk” internet adresinden edinilebilir.
Kadroda kimler var?
Yapım: Johannes Wenzel
Yazar: Matthias Naumann
Sahne ve Kostüm: Katrin Wittig
Video: Rosa Wernecke
Dramaturji/Tiyatro Bilgisi: Marc-Bernhard Gleissner
İlahiler: Christine Groß
Opera Yönetimi: Angela Händel
Dengê Mezopotamya Yönetimi: Hasan Hüseyin Talaz
Oyuncular: Gina Haller, Juliane Lang, Philipp Lind, Matthias Renger, Maria Walser