Erkek egemen zihniyetin bin yıllarca kadını yok saydığı Rojava'da artık kadınların öncülüğünde yeni bir sistem inşa ediliyor. Tüm dünyada korku yaratan DAİŞ'e karşı zılgıtlarıyla direnerek, tarihe not düşen kadınlar, inşa çalışmalarının devam ettiği bölgede şiddet, erken evlilik, çok eşlilik ve ekonomik sorunlara karşı da çözüm oldu. Devrimin adım adım örüldüğü Rojava'nın birçok kentinde kadınlar, asayiş, halk meclisleri, kooperatifler, kadın vakıfları, kadın komünleri, kadın örgütleri, mahkemeler, halk evleri, kültür sanat evleri, gençlik evleri, kadın bakanlıkları, kadın akademileri gibi kurumlaşmalara gitti. 

DAİŞ'e karşı mücadelede 2013 yılında kuruluşunu ilan eden Yekineyên Parastina Jinê (YPJ-Kadın Savunma Birliği), Minbic ve Reqa operasyonlarında da ön cephelerde yerlerini aldı. 2016 yılı Ağustos'unda Minbic özgürleştirildikten sonra ortaya çıkan fotoğraf kareleri, "özgürlüğe kavuşma anları" olarak tarihe geçti. Rakka operasyonunda da tablo değişmedi ve operasyon kadın savaşçıların öncülüğünde başlatıldı. Operasyonun kadın komutan öncülüğünde sürdürülmesine ise en çok kadınlardan olumlu tepki geldi. 

Mücadeleleriyle tüm dünyanın dikkatini çeken YPJ’nin komutanlarından Nûjîn Dêrik, "Ben yapamam, korkuyorum" diyen kadınların, Kürt kadınının mücadelesini örnek alarak Ortadoğu'nun sistemini değiştirdiğini belirtti. Dêrik, "Reqa'da vurulacak darbe kadının erkek egemen sisteme karşı zaferi olacaktır. Bu sebeplerle tüm gücümüzle buradayız ve ilerliyoruz" dedi. 

Kadın mücadelesi Ortadoğu’yu etkiledi


Ortadoğu'da erkek egemen zihniyetin kadının doğal tüm haklarını elinden aldığını, yaşam alanlarını daralttığını ifade eden Dêrik, Kürt kadınların, Öcalan'ın felsefesiyle kendini tanıdığını, mücadeleyle bazı mevziler kazandığını, Ortadoğu’da ancak öz savunmayla kadın haklarının güvenceye alınabileceğini gösterdiğii kaydetti. 

Kadının kadın kimliği ile devrime katılınca değişimlere imza attığını  vurgulayan Dêrik, "Kadının her alanda söz hakkı olduğunu ispatladık. Kürt kadını 'varım' diyerek dünya kadınlarına örnek oldu" dedi.

‘Ben yapamam’ diyen kadın direndi

Mücadeleleri ile birlikte El Kaide ve DAİŞ'in yenilmez olmadığını anlayan Afganistan kadınlarının da ayağa kalktığına dikkat çeken Dêrik, bu örneğin bile Kürt kadınlarının mücadelesinin dünya kadınlarına nasıl örnek olduğunu göstermeye yettiğini söyledi. Kürt kadınlarının Kobanê direnişi ile bu konuda zirveleştiğini dile getiren Dêrik, şöyle devam etti: "Arîn, Silava, Özgür, Hebun ve diğer yoldaşlarımız bunu kanıtladılar. 'Ben yapamam, korkuyorum' diyen kadın savaştı ve direndi. Bu dünya kadın mücadelesinde patlama yarattı. Kadını bir kullanım eşyası yapan DAİŞ'e karşı direnişleri, dünya kadınlarına model oldu." 

Reqa zaferi erkek sistemine darbedir

Req’'ya kadınların öncülüğünde başlatılan "Fırat'ın Gazabı" operasyonuna da değinen Dêrik, "Biz kadınlar için önemli bir hamle. Zira kadın düşmanı DAİŞ'in başkenti. DAİŞ'e Reqa’da vurulacak darbe, kadının erkek egemen sisteme karşı zaferi olacaktır. DAİŞ kadın elinden ölümü cehennemin yolu olarak görüyor. Bu tespitleri öfkemizi ve mücadele azmimizi büyütüyor. Êzîdî kadınları Reqa pazarlarında sattılar. Onların da intikamını orada alacağız. DAİŞ'i bitireceğiz. Bu sebeplerle tüm gücümüzle buradayız ve ilerliyoruz" diye konuştu. 


ERDOÐAN ALTAN / DİHABER / REQA