"Tüm dünyada kadınlar özgür oluncaya kadar yürüyoruz", "Kobanê'de direnen kadınla örgütlenelim yaşamı özgürleştirelim" şiarıyla her dilden, dinden, ırktan, kültürden kadının katıldığı DKY için sabahın erken saatlerinde rengarenk kıyafetleriyle ilçeye akın eden kadınlar, kenti adeta kadın rengine bürüdü. Panelin gerçekleştirileceği Mitanni Kültür Merkezi önünde toplanan kadınlar, çalınan ezgilerle halaya durdu. 


Kobanê direnişi damga vurdu 

Kobanê direnişinin damga vurduğu yürüyüşte, kadınlar tek bir ağızdan DAİŞ çetelerini kınadı. Gelen misafirlere kadın renklerini simgeleyen kefiyeler dağıtılırken, kültür merkezi bahçesine ise "Direnen kadın yüzü" adlı resim sergisi açıldı. Yanı sıra Sakine Cansız için bir anı defteri de oluşturuldu. Buluşmaya katılan dünyanın farklı ülkelerinden kadınlar Cansız'a dair duygu ve düşüncelerini oluşturulan bu defterde kaleme aldı. 

Ayrıca Kobanê'yle dayanışma amacıyla Ermeni, Kürt ve Arap kültürünü simgeleyen bir kermes kuruldu. 

Her sokağı kadın rengine bürünen ilçenin, yürüyüş güzergahları Kürtçe, Türkçe, Süryanice ve Arapça dillerinde, "Heta Jin Azad Bibin Emê Bimeşin", "Kadınlar Özgür Oluncaya Kadar Yürüyeceğiz", "Kobanê'de Direnen Kadınla Örgütlenelim Yaşamı Özgürleştirelim" yazılı pankartları ile donatıldı. İlçe genelinde bulunan billboardlar da DKY afişleriyle süslendi. 

Karşılamanın ardından Mitanni Kültür Merkezi'nde aynı anda farklı iki salonda "Demokratik Konfederalizm ve Kadın Öncülüğü'nde Rojava Devrimi", " Ekoloji ve Doğanın Sömürüsü" konulu panel oturumuna geçildi.


'Zihniyet değişimini esas aldık'

Moderatörlüğünü KJA Yürütmesi'nden Seve Demir'in panelde konuşmacı olarak KJA Yürütmesi'nden Melike Karagöz ile Cizre Kantonu Adalet Divanı üyesi Hîva Erebo yer aldı. Açılış konuşmasını yapan Seve Demir, kadın özgürlük mücadelesinin gün geçtikçe daha da büyüdüğünü belirterek, tüm dünya kadınların 8 Mart gününü kutladı. 

Açılış konuşmasının ardından sözü Cizîrê Kantonu Adalet Divanı üyesi Hiva Erebo konuştu. Kadın yürüyüşünün Rojava kadınlarına adanmasının büyük bir onur olduğunu ifade eden Erebo, Ortadoğu'da devam eden kaos içerisinde demokratik özerkliğin inşa edildiği Rojava'da kadınların yaptığı çıkışa değindi. 

İnkar edilen toplum ve kadının yeniden Rojava modeliyle dirildiğini ifade eden Erebo, YPJ'nin de dünyanın nadir örgütlenme tarzlarında biri olduğunu, YPJ'nin toplumda yarattığı zihniyet değişimi nedeniyle tüm dünyanın dikkatini üzerine çektiğini belirtti. Demokratik özerkliğin inşasında kadının üstlendiği role, siyasette temsiliyetine, komünal yaşam tarzına ve kadın kurumlaşmalarına ilişkin de bilgiler veren Erebo, kadınların artık korkmadan özgürlük arayışlarını sürdürdüklerini, kendilerini, toplumu ve değerlerini savunabilecek bir mertebeye ulaştıklarını kaydetti. 


Toplumsallığa en yakın sistem

Erebo'nun ardından konuşan Melike Karagöz, Demokratik Konferalizm üzerinde durdu. Demokratik Konfederalizmin toplumsallığa en yakın sistem olduğunu belirten Karagöz, toplumların özgünlükleri esas alan, toplum ve canlıların yaşam haklarını savunan bir yaşam tarzı olması dolayısıyla kadına da en yakın yaşam tarzı olduğunu ifade etti.


'Ekoloji ve Doğanın Sömürüsü' de konuşuldu

Kültür Merkezi'nin bir diğer bölümünde ise "Ekoloji ve Doğanın Sömürüsü" konuşuldu. "Doğa ve Kadın" ilişkisi, "Eril zihniyet ve faşizm", "Doğa ve Tahribatı", "Nükleer Santrallerin Tehdidi", "Sağlıklı yaşam nasıl olur", Mezopotamya topraklarında hayata geçirilen barajların tehlikelerine ve barajların yapımının nedenleri üzerine sunumlar yapıldı. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Beyza Üstün'ün yaptığı bu panelin konuşmacıları, Mezopotamya Ekoloji Hareketi'nden Zeynep Akıncı ile Alman ekolojistler Trude Menrath ile Ulrike Brown'du.  Program; Jineoloji, Kadın Emeği ve Kadına Yönelik Şiddet' konulu forum ve panellerle devam etti. Programın Opera Sanatçısı Mizgin Tahir'in sunumlarıyla devam etmesi bekleniyor. 


 HABER MERKEZİ