
Cizre’de Türk devlet güçlerinin saldırısında yaralanan ve bir evin bodrumunda hastaneye kaldırılmayı bekleyenlerden dün de haber alınamadı.
Türk işgal güçlerinin saldırısında yaralanan ve Cudi Mahallesi’nde bir binanın bodrum katında etrafı kuşatılanlardan 4 gündür haber alınamıyor. Yaralılar, en son İçişleri Bakanlığı yetkilileri ile sürdürülen görüşmeler sırasında HDP milletvekilleriyle görüşmüştü. İçinde yaralıların bazılarının annelerin de bulunduğu 10 kadın ise beyaz bayrak açarak yaralıların bulunduğu binaya yürümüş ve bahçesine kadar yaklaşabilmişlerdi. Kadınlar arasında bulunan Ayşe Güven, binanın ikinci ve üçüncü katının yıkıldığını gördüklerini belirtmiş ve şu ifadeleri kullanmıştı : “Sokak diye bir şey kalmamıştı. Birbirimizin elini tutarak binanın yanına gittik. Binanın 2’nci ve 3’üncü katı tamamen yıkılmıştı. Binanın etrafına diğer yıkılmış binalar çökmüş. Hiç kimse oradan çıkamaz. Binanın etrafı da tanklarla kuşatılmış. Biz binanın halini görünce korktuk. Sokak korkutucuydu. Sokak diye bir şey kalmamıştı. Binaya yakın birçok evde yangın vardı. Az kalmıştı biz binaya girecektik. Binanın etrafına kepçeyle toprak koymuşlardı. Biz bağırdık, seslendik belki çocuklarımız sesimizi duyar diye, ama bir ses gelmedi.”
Vahşet bodrumu olarak kamuoyunun gündemine oturan bodrumda ne su ne de pansuman malzemesi bulunuyor. Cizre’de dün yağmur yağınca günlerdir bekleyen “Belki de bir damla su onlara düşer” diyerek dua etti.
‘Su heval su su’
Yaralılardan DBP PM Üyesi Mehmet Yavuzel, 29 Ocak’ta HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız’a gönderdiği mesajda, feryadını şu ifadelerle anlatmıştı: “Öldüreceğim kendimi, artık su haykırışları duymak istemiyorum. Artık kimse aramasın beni öldüreceğim kendimi. Su diyorum heval su. Su heval ya su su…”
YPS açıklama yaptı
YPS Genel Koordinasyonu da dün yazılı bir açıklama yaptı. Açıklama şöyle:
* Cizre’de Cudi Mahallesi’nde 23 no’lu evin etrafında veya yakın mesafesinde herhangi bir gücümüz yoktur. Orada herhangi bir çatışma söz konusu değildir.
Tek taraflı ateş altında
* AKP devlet güçleri sivil yaralıların bulunduğu evi 10 günden beri tek taraflı olarak ateş altına almaktadır.
Türk medyasının haberleri yalan
* Söz konusu evle ilgili yapılan haberler tümüyle yalana dayalı üretilmiş mizansenlerdir. Memo’yu, Rozan’ı kurtarın, vs talimatların üstten verildiği haberleri gerçek dışıdır. Gerçekleştirmiş olduğu katliamına gerekçe uydurmak için üretilmiş yalanlardır.
30 Ocak’ta katledilmiş olabilirler
* AKP devlet güçlerinin 30 Ocak günü bu eve dönük operasyon yaparak burayı ele geçirdiği anlaşılmıştır. Büyük ihtimal içerideki sivil insanlarımız kurşuna dizilmişlerdir. Aksi takdirde evde bulunanlarla ilgili bilgi verilmesi gerekirdi. Söz konusu evin etrafında hiçbir çatışmanın yaşanmadığını, AKP devleti güçlerinin tek taraflı saldırılar yaptığını açıkça belirtiyoruz. Bu konuda tarafsız heyetlerin yapacağı tüm inceleme ve soruşturmaya açık olduğumuzu kamuoyuna ifade ediyoruz. Yapılacak araştırma ve soruşturmalara gerçeğin açığa çıkması için her türlü olanağı sunacağımızın bilinmesini belirtiyoruz.
Sırp savaşçı yalanı gibi
* AKP devleti genelde olduğu gibi bu konuyla ilgili en üst ağızdan büyük bir manüplasyon yaparak toplumu yanlış bilgilendirmekte ve gerçekle ilgili olmayan açıklamalar ve haberler üretmektedir. Bunun son örneği de saflarımızda Sırp suikastçıların olduğu yalanını yaymaktır.
Sırbistan bilgi isteyince
Günlerdir Türk medyası tarafından Cizre’de yaralıların durumunun üzerini örtmek ve gündem saptırmak için tek kalemden çıkmışçasına servis edilen “Cizre’de Sırp keskin nişancı yakalandı” haberi iyice zıvanadan çıkıp Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu da “Birçok yabancı keskin nişancı tespit edildi” deyince Sırbistan devreye girdi. Sırbistan’ın Ankara Büyükelçiliği, yakalandığı/tespit edildiği iddia edilen Sırp keskin nişancı ile ilgili resmi bilgi istedi. Bunun üzerine Türk İçişleri Bakanı Efkan Ala, dün kendi medyasını ve Davutoğlu’nu yalanladı. Ala, “Sırp keskin nişancılar olduğu spekülasyondur” dedi.
Günlerdir “Sırp keskin nişancı” manipülasyonu sürdüren AKP medyasının amiral gemisi Star Gazetesi ise sabah saatlerinde yalanda sınır tanımayarak DİHA Muhabiri Beritan İrlan’ın 2014 yılında Hakkari’de gözaltına alınmasına ilişkin görüntüyü “Sırp keskin nişancının gözaltına alındığı anlar” başlığıyla servis etmişti.
Şantaja devam etti
Cizre’de bir binanın bodrum katında yaşananları inkar eden İçişleri Bakanı Ala, basına da “Bizden duyduğunuzu haberleştirin” talimatı verdi. Ala açıklamasında, “Orada terör örgütlerinin mensupları var; orada bir bina yok 80 ile 100 bina arasında bir bölge var. Orada fazla ses çıkarmanın arkasında da bu neden var. Oraları yaşanmaz hale getiren terörist örgütün üst düzey yetkilileri orada onun için bunu durdurmaya çalışıyorlar. Bunu durdurmanın bir yolu var; çukurları doldurup silahları bırakacaklar, bomba düzeneklerini ortadan kaldıracaklar ondan sonra bu problemler ortadan kalkacak. Biz başka bir anlayışın hükümetiyiz, biz insanı mukaddes gören bir anlayış ile siyaset yapıyoruz. Neden teröre karşı durmuyorsunuz?” ifadelerini kullandı.
Sağlıkçılar dün de engellendi
Yaralılara müdahale etmek için Cizre’ye girmeye çalışan, ancak İdil ve Nusaybin’de durdurularak geçişlerine izin verilmeyen TTB ve SES üyesi 14 gönüllü sağlık emekçisinin bekleyişi sürdü. Tüm girişimlere rağmen önceki gün ilçeye gidemeyen ve Midyat’a dönmek zorunda kalan sağlıkçılar, burada açıklama yaparak, yaralılara ulaşıncaya kadar Midyat’ta nöbet tutacaklarını ve girişimlerini sürdüreceklerini belirtti.
Amed ve Siirt’ten gelen TTB ile SES üyesi sağlık emekçileri, yaralılara müdahale etmek için 24 saat boyunca hazır olduklarını da ifade etti. Dün yeniden Nusaybin üzerinden Cizre’ye gitmeye çalışan sağlıkçıların önü TOMA ve zırhlı araçlarla Midyat çıkışında kesildi.
HDP’lilerin grevi sürüyor
HDP’li vekillerin yaptığı tüm görüşmelere rağmen cenazelerin alınamaması, yaralıların ise hastaneye sevk edilmemesi sonrası başlatılan açlık grevi, dönüşümlü olarak sürüyor. Açlık grevini dün Grup Başkanvekili Çağlar Demirel, Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım ve Hakkâri Milletvekili Nihat Akdoğan devraldı.
3’ü MKM sanatçısı
Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) çalışanları, Cizre’deki vahşet bodrumunda bulunan yaralılardan 3’ünün MKM sanatçısı olduğunu açıkladı. Konuyla ilgili basın açıklamasında konuşan MKM’li Nurcan Değirmenci yaralılar arasında bulunan ve halk dansları hocası olan Feride Yılmaz’ın Mem û Zin Kültür Sanat Merkezi’nde Cizreli çocuklara dönük halk dansları atölyesi çalışmaları yürüttüğünü, İslam Balıkesir adlı arkadaşlarının belgesel çalışması için Cizre’de bulunduğunu, Gülistan Üstün’ün ise yine Mem û Zin Kültür-Sanat Merkezi’nin grubu olan Koma Meyaser’in solisti olduğunu söyledi. Değirmenci, sanat camiasına duyarlılık çağrısında bulundu.
ŞIRNAK