Silvan ilçesinde, çatışmalarının yoğun bir şekilde yaşandığı 1991 yılında dünyaya gözlerini açan Faruk Kaçman, henüz 2 yaşındayken devletin baskısı nedeniyle ailesiyle birlikte Mersin’in Tarsus ilçesine yerleşir. Bin bir zorluk altında ilkokul ve liseyi burada okuyan Kaçman, 10’uncu sınıftan itibaren Kürt tarihine merak salar. Okuduğu tarih kitaplarında Kürde biçilen kaderi değiştirmek gerektiğinin farkına varan Kaçman, Kürt siyasal hareketi içerisinde yerini alır. 

O günden sonra insanlara ve hayata bakış açısı değişen Kaçman, başta ailesi olmak üzere çevresindeki herkesi çalışmalara katmaya çalışır. 


Gözaltına alınır

Kaçman’ın gece gündüz demeden insanları ikna etmek ve harekete katmak için aralıksız çalışması devletin de dikkatini çeker ve 2011 yılında evleri basılarak gözaltına alınır. “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla Mersin Cezaevi’ne konulan Kaçman, yaklaşık 6 ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilir. Cezaevinden çıktıktan sonra çalışmalarına yeniden devam eden Kaçman, ablasına şunları söyler: “Cezam kesinleşirse ben PKK saflarına katılım yapacağım, zindan artık bana dar gelir, ben mücadelemi PKK saflarında yürütmek istiyorum.” 



Dediğini yaptı

Cezası kesinleşince 14 Temmuz 2014 yılında katılım yapar. AKP’nin Kürdistan’da başlattığı savaşa karşı direnmek için YPS saflarına geçen Kaçman, öz yönetim direnişinin verildiği Sur ilçesinde, 19 Şubat günü Dört Ayaklı Minare’nin yanında şehit düşer.
Kaçman yaşamını yitirdikten 21 gün sonra, memleketi olan Silvan’da son yolculuğuna uğurlandı. 




Onurlu son

Kardeşinin Kürt mücadelesi ile tanıştıktan sonra gün geçtikçe değiştiğini ifade eden ablası Hediye Kaçman, “Kendisini parti çalışmalarına daha fazla katıyordu. Yaşamının sadece onurlu bir mücadele ile son bulması gerektiğini hep söylerdi bana” dedi. 

Tarihimizle yüzleştirdi

Kardeşi Tarık Kaçman ise yaşamını mücadeleye adayan ağabeyinden bahsederken her davranışı ile kendisine örnek olduğunu belirtti. Kardeş Kaçman, “Ağabeyim Faruk çok çalışır, asla para biriktirmezdi. Kazandığı parayı kesinlikle kendisi için harcamazdı. Kendisine çok cüzi bir miktar ayırır onun da bir kısmını partiye bağış yapardı” dedi. 

Aile olarak siyasi bilince tam olarak vakıf olamadıklarını söyleyen kardeş Kaçman, ağabeyinin ise sürekli olarak kendilerine okuduğu kitaplardan, Kürt tarihinden ve mücadelesinden sıkça bahsettiğini söyledi. Kaçman, “Faruk beni yanına oturtup yazılanları okuturdu. Ve bana Kürtlerin uğradığı zulümlerden bahsederdi. Köyden neden buraya geldiğimizi, devletin yaptıklarını anlatırdı. Babamı köydeyken askerlerin gecenin bir yarısı sokağa çıkarıp sorguya çektiğinden bahsederdi. Hep o günleri anlatırdı bana. Bu anlattıkları bizi partiye daha çok bağladı. Ve biz de tüm bunlardan sonra artık daha da eminiz ki o doğru yolu seçti. Ağabeyim 90’lı yıllarda koparıldığımız Diyarbakır topraklarında ölümsüzleşti” şeklinde konuştu.