
AKP, seçime katılımı düşürüp HDP'nin oylarını azaltmak için korsan bir şekilde ilçe seçim kurulları eliyle sandıkları birleştiriyor, taşıyor.
HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu adına açıklama yapan Eşbaşkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Batman, Cizre ve Silopi seçim kurullarının YSK'nin kararına rağmen sandıkları taşıma kararı aldığını bildirdi.
Sandık taşımaya ilişkin YSK kararlarının kesin; her birey ve her kurum için bağlayıcı olduğuna vurgu yapan Meral Danış Beştaş, ilgili seçim kurullarının YSK'nin konuyla ilgili kararlarını ve Anayasa'yı bölgede askıya alarak suç işlediğini söyledi.
B ve C planları gereği
Danış Beştaş, "Bizler biliyoruz ki Şırnak'taki birkaç memurdan oluşan seçim kurulları, yargı kararını hiçe sayacak yeni bir işlem yapmaya cüret etmekte ise bunun arka planında B ve C planları olan siyasi bir merkez saklanmaktadır. Yoksa bu seçim kurullarındaki tüm üyeler YSK'nin kararlarını anlayacak kadar Türkçe ve en azından bu yargı kararının hükmünü ve yaptırımını anlayacak kadar hukuk bilgisine sahiptir" dedi.
'Sandıklar halktan kaçırılıyor'
Sorunun "güvenlik" sorunu olmadığına işaret eden HDP Eşbaşkan Yardımcısı, şunlar kaydetti: "Siyasi iktidar bölgenin birçok merkezinde sandıkları halktan kaçırmaktadır. Seçme ve seçilme hakkı siyasi hakların temelidir. Saray ve emrindeki AKP, HDP'nin, bırakın baraj altında kalmasını, önce baskı ve katliamı esas alan terör politikalarıyla seçimlerden çekilmesi için her türlü yolu denemektedir. Sandık taşıma kararlarıyla Kürtlerin seçme hakkı elinden alınmaya çalışılmaktadır."
Cumhurbaşkanı'nı dinliyorlar
HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, sandıkların taşınması yönünde alınan kararların, HDP'yi seçim yarışının dışına itmeye dönük bir provokasyon olduğunu ifade etti. Bilgen, şunları söyledi: "Diğer yandan da AKP açısından muhtemelen ortaya çıkacak hayal kırıklığında belli bölgelerdeki sandıklardaki seçim sonuçlarını iptal için bilinçli bir riskli alan oluşturma girişimidir. YSK'nin kararının bağlayıcılığı ortada olmasına rağmen bu yaşanan hukuksuzluğun sorumlusu siyasi irade ve Cumhurbaşkanı'nın cesaretlendiren söylemidir."