SELMA AKKAYA/PARİS


Avrupa’daki zehirli yumurta krizi İspanya’ya da sıçradı. Bask Bölgesindeki bir şirkette böcek ilacı “Fipronil“ ile zehirlenmiş 20 bin yumurta tespit edildi. Sağlık Bakanlığı, yumurtaların imha edileceği ve önlemlerin artacağını duyurdu. 

Hollanda’da Ağustos başında çiftlik hayvanlarında kullanılması yasaklan Fipronil adlı böcek ilacı yumurtalarda tespit edilmiş, zehirli yumurtaların Fransa’ya satılmış olma olasılığı gündeme gelmişti. Ardından Fipronil kalıntılarının endüstriyel yöntemlerle hazırlanan sandviç, salata ve değişik besin ürünlerinde de görüldüğü uyarısı üzerine Almanya yumurta ve mayonez kullanılan 6 endüstriyel üretim salatanın toplatıldığını açıklamıştı. Aldi mağaza zincirindeki tüm yumurta bazlı ürünler ve yumurtaların imha edildiğini açıklayan Almanya’nın ardından zehirli yumurta krizi Fransa, Slovakya, Danimarka da dahil olmak üzere 18 ülkeyi içine aldı. 


18 ülkeye yayıldı

Belçika, Hollanda, Almanya, Fransa, İngiltere, Danimarka şimdi de İspanya’ya sıçrayan kriz ilk olarak Belçika’nın Anvers kentindeki Ravel adlı şirketle başlamıştı. Fipronilinin Dega-16 adlı dezenfektan maddeye karıştırdığı bildirilmiş, bunun özellikle Hollanda’daki tavuk çiftliklerinde kullanıldığı, burada üretilen yumurtaların ise Almanya’ya da satıldığı ifade edilmişti. Almanya’daki kanatlı hayvan üreten bazı şirketlerde Fipronil içeren yumurtalara rastlanmıştı. Almanya’dan sonra her gün yeni bir ülke krizin parçası olmaya başladı. 

Fipronil, hayvanlardaki pire, bit ve keneleri yok etmesi için kullanılan böcek ilaçlarındaki bir madde. Bu nedenle insanların tüketeceği hayvanlarda kullanımı yasak. Dünya Sağlık Örgütü’nün “orta derecede tehlikeli“ olarak tanımladığı Fipronil maddesi, insan sağlığında böbrek, karaciğer ve tiroit bezlerinde geri dönüşümü olmayan zararlara yol açabiliyor. 


Nereden bilebilirlerdi?

1900’lü yıllarda, Amerika’da gıda üreticilerinin kar uğruna insan sağlığını nasıl hiçe saydıklarını; yazar Upton Sinclair „Chicago Mezbahaları“ adlı romanında şöyle anlatıyor: „Nereden bilebilirlerdi köşe başından aldıkları sütün sulandırıldığını? Nereden bilebilirlerdi aldıkları çayın, şekerin ve kahvenin hileli olduğunu? Aldıkları konserve bezelyenin bir takım bakır tuzları ile boyandığını, kahvaltılık reçellerin anilin boyası ile renklendirildiğini?… 

Söz gelimi bu çeşit jambon ya da domuz ezmesi, makinenin kesemeyeceği kadar küçük sığır eti parçalarının kıyması beyaz görünmesin diye bazı kimyasal maddelerle, içine deriden domuz etine kadar türlü etler konularak hazırlanıyordu. Bu karışım iyice ezildikten sonra içine bol miktarda baharat atılıyordu. Tat versin diye tabii… Zira beslenen hasta hayvanlar daha çabuk yağlanıyordu. Herhangi bir kıtanın dükkânlarında kalmış eski yağlar bu insanlar tarafından satın alınır, bir yığın kimyasal işlemden geçirildikten sonra taze yağ diye satışa çıkarılırdı.“


Tavuklara ne oldu?

Bu satırlar 1900 yıllarda yazıldı. 2017 yılında yüz yıl sonra durum daha da vahim bir hal aldı. Son iki haftadır Avrupa’yı saran Fipronilli yumurta krizi Hollanda, Belçika, Fransa, Almanya, İngiltere, Danimarka ve şimdi de İspanya sırayla ülkeleri içine alarak büyüyor. Ülkeler raflardan indirilen yumurtaların sayısını açıklarken, o yumurtaların çıktığı tavukların hangi market raflarında hangi ürüne dönüştüğüne dair rakamlar gizleniyor. Gıda tekelleri daha fazla kar elde etmek için insan sağlığını hiçe sayarken ülkelerin sağlık kurumları yapılan denetimlerde elde ettikleri bilgileri sır olarak saklıyor!