Uluslararası Para Fonu IMF ve Avrupa Birliği başta olmak üzere dünyanın merakla beklediği Yunanistan’daki referandumda yüzde 61,3 ‘hayır’, yüzde 38.7 ise ‘evet’ oyu çıktı. Referanduma katılım oranı yüzde 62.5 oldu. Bu sonuçtan sonra, önceki gün halk başta başkent Atina olmak üzere, ülkenin genelinde kutlamalarda bulundu. 

Yunan halkı, IMF Avrupa Merkez Bankası ve AB Komisyonu’ndan oluşan Troyka’nın, kendisine kurtuluş reçetesi olarak sunduğu kemer sıkma politikasına ‘hayır’ dedi. Referandumun sonucunun uzun vadede taşları yerinden oynatacağa benziyor. 

Zira, iktidardaki Syriza Partisi’nin başını çektiği ‘OXİ- Hayır’ cephesi, henüz ilk sonuçların açıklanmasından itibaren sokaklarda zafer kutlamaları yaparken, Yunanistan’ın borçlarını ödemede izleyeceği yol haritası, ülkenin Euro Bölgesi’nden çıkıp çıkmayacağı, gündemdeki can alıcı sorulardan sadece bir kaçı. Ancak referandumun daha ilk sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, Yunan halkının küresel ölçekte sermayeye yön veren kurumların şantajına boyun eğmediği yönünde önemli bir algı oluştu.   


‘Müzakere masasına döneceğiz’

25 Haziran’da IMF, Avrupa Merkez Bankası ve AB Komisyonu’nun kemer sıkma politikalarını “onur kırıcı“ olarak niteleyen iktidardaki Syriza Partisi, kararı halkı kendisinin vermesi için ‘hayır’ çağrısında bulunarak referanduma gitmişti. Seçim öncesi anketler ‘hayır’ ve ‘evet’ oylarını yakın göstermesine rağmen referandumdan ezici bir çoğunlukla ‘hayır’ oyunun çıkmasından sonra Yunanistan Başbakanı Aleksis Tsipras televizyondan halka hitap etti. Tsipras, Yunan halkını “cesur” davranışından dolayı kutlarken, kreditör kuruluşlarla ile yeni müzakerelere hazır oldukları mesajını verdi.

Tsipras “Yunan halkı cesur davrandı. Bugün demokrasinin zaferini kutluyoruz. Fakat yarın hep birlikte, krizden çıkmak için ulusça yürüttüğümüz çabaya devam edeceğiz. Yunan halkı Avrupa dayanışması ve demokrasisine oy verdi. Yarından itibaren Yunanistan müzakere masasına dönecektir. Temel önceliğimiz, ülkenin mali istikrarını yeniden tesis etmektir”

Tsipras, “Seçmenlerin bize verdiği yetki, Avrupa’ya karşı bir yetki değil. Bu, bizi kemer sıkma kısır döngüsünden kurtaracak, sürdürülebilir bir çözüm bulmaya yönelik bir yetkidir” dedi.


Dikkat çeken istifalar 

Referandum sonucu kadar, dikkat çeken bir husus da ‘hayır’ cephesinin önemli simalarından Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varufakis’in istifasıydı. 

Kreditör kurumlar ve AB’nin diğer icracı kurumları ile Syriza Hükümeti’nin iktidara gelmesinden sonra yaptığı yoğun diplomasiyle dikkatleri üzerine çeken Varufakis, önce twitter hesabında, ardından da kendi bloğunda istifa ettiğini duyurdu. ‘Hayır’ cephesinde şok etkisi yaratan istifayı, Varufakis, “kreditörlerin kendisini istemediğini, Yunanistan’ın tekrar müzakere masasına oturabilmesi” şeklinde gerekçelendirdi. Sık sık kreditörlerle çatışmaya giren Varufakis, referandum öncesi “Kreditörler bize terör uyguluyor” demişti. Açık sözlülüğü, görüşmelerde daha çok ülkesinin çıkarlarını ön plana alması Varufakis’in bütün şimşekleri üzerine çekmesinin nedeni olarak gösteriliyor.   

Varufakis’in açıklaması devamla şöyle:”Referandum sonucunun alınmasından hemen sonra, Euro grubundaki bazılarının ve bazı ortaklarının, toplantılara benim katılmamam yönünde tercih belirttiklerini öğrendim. Başbakan, bir anlaşma sağlayabilmesi için bu fikrin kendisine yarar getirebileceğini düşündü. Bu nedenle bugün Maliye Bakanlığını bırakıyorum” dedi.

Fransız Haber Ajansı AFP, Varufakis’in, Ocak ayında Maliye Bakanı olmasından bu yana, düzene boyun eğmeyen tutumuyla Euro Grubu’nda büyük sarsıntılara yol açtığını belirtiyor.


Dayatmacı değil, demokratik bir Avrupa

İstifasıyla bir bakıma yeni müzakerlerin önünü açmaya çalışan Varufakis, tıpkı genç Başbakan Tsipras’ın “Dayatmacı Avrupa değil Demokratik bir Avrupa’ya evet” şeklinde okuyor referandum sonucu. Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varufakis referandum sonucunun “Demokratik bir Avrupa’ya koca bir evet” anlamına geldiğini söyledi. 

Varufakis, Yunan halkının ‘OXİ-Hayır’ demesinin, kreditörler karşısında ülkesinin elini güçlendireceğini sözlerine ekledi. Yunanistan’ın bu referandum ile elinin güçlendiği yönündeki görüşlere diğer Yunan yetkililer de katılıyor. 

İngiliz Guardian Gazetesi de Varufakis için farklı bir yorumda bulundu. Gazete, Başbakan Tsipras ve dün istifa eden Maliye Bakanı Varoufakis’in referandumu akıllarından ziyade kalpleriyle yönettiğini yazdı. Guardian, tüm suçun şahin edalarında olan alacaklılarda ve başta Almanya Başbakanı Angela Merkel gibi siyasi liderlerinde olduğunu yazdı. 


Samaras da istifa etti 

Referandumda ‘evet’ cephesinde yer alanlar ise Troyka’nın hazırladığı reçeteyi reddetmenin, Yunanistan’ı Euro Bölgesi’nden çıkartabilecek bir sonucu doğuracağını belirtmişti. 

‘Evet’ cephesinin öncüsü eski Başbakan Antonis Samaras, Yeni Demokrasi Partisi liderliğinden istifa etti. 


Sonuçtan memnun olmayanlar 

Beklendiği gibi Avrupalı yetkililer bu sonuçtan memnun kalmadı. İleri günlerde kreditör kurumların yeniden durumu değerlendirmesi, Fransa ve Almanya gibi AB’de aslan payı bulunan ülkelerin başbakanlarının konuyu yeniden ele alması bekleniyor. Bugün yapılacak olan Euro Bölgesi liderleri zirvesinin en önemli konusu Yunanistan olacak. 

Öte yandan Avrupalı yetkililerden de ortaya çıkan sonuca tepkiler geldi. 

Euro Grubu Başkanı Hollanda Maliye Bakanı Jeroen Dijsselbloem referandum sonucunun “Yunanistan’ın geleceği için çok üzücü” olduğunu söylerken, Almanya Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel, Yunanistan’la “görüşmelerin yeniden başlayacağını düşünmenin çok zor olduğu” ifadelerini kullandı. 

Gabriel, Tagesspiegel gazetesine demecinde “Tsipras ve hükümetinin ülkeyi terk edilmişlik ve umutsuzluğa sürüklemekte olduğunu” savundu. 


AB tartışma konusu 


Yunanistan uzun süreden beri borçlarla boğuşan, iflasın eşiğinde “battı batacak” denilen bir ülke. Yunanistan’ın tümüyle çökmesinin etki gücü, sadece bu ülke ile sınırlı olmayacak. 

Özellikle 2000’li yıllarda yıldızı parlayan Avrupa Birliği’nin de kurumsal olarak sorgulanmasını birlikte getirecek. 

‘Demokrasinin Kalesi’ olarak kendisini şimdiye kadar takdim eden AB, Yunanistan’ın Euro Bölgesi’nde çıkmasıyla birlikte yeni sıkıntılarla başbaşa kalacak. Nitekim, İngiliz gazeteleri, referandum sonucunun AB’ye büyük zarar verdiğini belirtiyor. 

İngiliz The Times Gazetesi, “Yunanlar kumar oynadı” şeklinde referandumu okusa da AB’nin ciddi şekilde zarar gördüğünü yazdı. Referandum sonucunu ‘Budalaca ve düzmece’ bulan The Times şu ifadeleri haberinde kullandı: “Ortak bir para kuruyla bir ekonomik ve siyasi bir uyum olarak sunulan Euro projesi ciddi manada zarar gördü. Ortak bir para kuruyla Avrupa ekonomisini entegre edeceğine ve kolektif bir güç yaratacağına inanan idealistler, bu referandumla umutlarını aşağıya çekerken bu idealin zorluklarını kabul ettiler. Syriza siyasetçilerinin hiç esnek davranmayarak beceriksiz olduklarını ispatlamalarına rağmen tüm suç Yunanistan’ın değil. Suç ekonomik çıkmazda olan ülkelerle baş etmek için yeterli bir mekanizmaya sahip olmayan şimdiki kur sisteminde ve bir şeyler yanlış gittiğinde sağlam bir çıkış planı düzenleyemeyen Brüksel arabulucularında.” 

Benzer ifade bir başka İngiliz Gazetesi Daily Telegraph Gazetesi’nde de yer aldı. Gazete, “Yunanlar ‘hayır’ı oyladığı için Avrupa çalkantıda’ başlığıyla okurlarına haberi verdi.

İngiliz Mirror Gazetesi de referandum sonucunun Başbakan Alexis Tsipras’ın elini güçlendireceğini belirtiyor ve bu sonucun Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Yunanistan’a dair sataşmaya benzer politikalarına ağır darbe vurduğunu ifade ediyor.

Dünyada sol güçler açısından Yunanistan’daki referandum seçimi bir zafer olarak görülüyor olabilir ama Avrupa’nın değişik ülkelerinde AB karşıtı aşırı sağ partiler ve örgütlere de bu referandum önemli bir koz verdi. İspanya, Portekiz, İtalya gibi halen belli bir mali krizle karşı karşıya bulunan ülkeler de düşünüldüğünde en mantıklı yöntem, Syriza yöneticilerinin de dediği gibi “Dayatmacı değil, demokratik bir Avrupa” seçeneği akla geliyor. 

İflasın eşiğindeki Yunanistan’da ATM’lerden günde en fazla 60 Euro çekilebiliyor. Yunanistan’ın ‘son kurtarma’ paketinin süresi salı günü sona ermiş, Atina, Uluslararası Para Fonu IMF’ye 1.6 milyarlık ödemesini yapamamıştı. Böylece Yunanistan, IMF’ye borcunu ödeyemeyip temerrüde düşen ilk kalkınmış ülke olmuştu.

Uluslararası Para Fonu ve Avrupa Merkez Bankası’yla birlikte Yunanistan’ın üç kreditöründen biri olan Avrupa Komisyonu, Atina’dan vergileri artırmasını ve sosyal güvenlik harcamalarını kısmasını istemişti. Yunanistan’ın toplam borcu, 320 milyar Euro, bu da milli gelirinin yüzde 177’sine denk geliyor. Ülkenin Avrupa’dan aldığı kurtarma paketi de 240 milyar Euro.


 HABER MERKEZİ