
M.ZAHİT EKİNCİ / HAMBURG
Direniş ve barikatların şehri Hamburg’ta önceki gün başlayan uzun yürüyüş bugün üçüncü gününde. Yürüyüşte yer alanlar arasında PKK’nin sembol isimlerinden Mehmet Hayri Durmuş’un kız kardeşi Ayten Durmuş da var.
Durmuş, 35 yıldan beri Kürt Özgürlük Mücadelesine büyük emek vermiş bir Kürt kadını. 12 Eylül Faşizminin zindandaki zulmün yakın tanıklarından. Yürüyüşe katılımın beklediği gibi yoğun olmamasına canı sıkılsa da "Çocuklarımıza özgür bir gelecek için, ölümlerin durması için ve tabii ki, Kürt Halk Önderi Öcalan için buradayız" diyor.
Zaza Hayri, söylediği Dimilkî (Zazaki) şarkılarla yol arkadaşlarına moral veriyor.
Bu arada adının Anja olduğunu öğrendiğimiz yaşlı bir Alman kadın elin kalbinin üzerine götürerek "Kalbim sizinle" diyor. Oldukça yaşlı kadına Kürtleri tanıyıp, tanımadığını soruyoruz. İkinci Dünya Savaşı sırasında çok sayıda yakınını yitirdiğini söylüyor, Kürtleri ise basından izlediğini, mücadelelerine saygı duyduğunu ifade ediyor.

Sevahir Bayındır da, yürüşçüler arasında. BDP Şırnak Milletvekilliği sırasında polis saldırısında kalçasından yaralandı. Yurtdışında uzun süre tedavi gördü. Şu anda da vücudunda platin bulunuyor. Yürürken zorlansa da ömrü yettiğinde mücadele içinde yer alacağını söylüyor.

Türkan Gümüş bir anne… Hamburg Alan Meclisi Eşbaşkanı. Yürürken kendisine yetişmekte zorlanıyoruz. "Önderliğimiz esaret altındayken bizden kimse sessiz kalmamazı beklemesin" diyor.

Urfalı Abdullah Değer, 7 çocuk babası. Hamburg’un 50 kilometre ötesindeki Stade’den yürüyüşe gelmiş. Soğuklar, sıcaklar, hastalıklar eyleme katılmasına hiç bir zaman engel olmuyor. "Vicdan ve namus sahibi olan her Kürdistanlı Önder Öcalan’ı sahiplenmeli" ifadesini kullanıyor. Evinde oturup da eyleme gelmeyenlere de öfkeli.
'Varlığı, felsefesi bize güç veriyor'

Yürüyüşte Kürt dostu 4 Alman da var. Fotoğraflarının çekilmesini istemiyorlar. Adının Roza olduğunu söylelen Roza, yürüyüşe bebek arabasında kundaktaki çocuğu ile gelmiş. Rojava devreminden etkilenmiş, bu devrimin mimarının Öcalan olduğunu belirtiyor Roza.
Anja Flach, Alman yazar ve insan hakları aktivisti. Öcalan’ı özgürleştirmenin bir sorumluluk olduğunu belirterek anlatmaya başlıyor:"Aslında ben Lüksemburg’taki uzun yürüyüşe katılmak istiyordum. Ama Schwerin kentinde panelim olduğu için yetişemedim. Öcalan’ın kitaplarının okuyan biri olarak, şunu söyleyebilirim. O, sadece Kürt halkının değil, tüm insanlığın lideri. Varlığı ve felsefesiyle bize güç veriyor. Onun özgülüğünü talep etmemiz gerekiyor."

Osman Hüseyin de Rojava’nın Qamişlo kentinden. İlerlemiş yaşına rağmen "Yürümek özgürlüktür" düşüncesine inananlardan. "Biz Öcalan ile varolduk ama ona karşı sorumluluğumuzu yerine getiremiyoruz" şeklinde, bir nevi yürüye katılım 50 kişi ile sınırlı kalmasına isyan ediyor, sorguluyor.