Kürt parti temsilcileri ulusal birlik ve Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırılarının durdurulması talebiyle Lozan-Cenevre arasında yapılan yürüyüşte, Kürtlerin ancak birlik ile geleceklerini özgürleştirebilecekleri vurgusunda bulundu.
HÜLYA EMEÇ / CENEVRE
Kürt sanatçı, aydın ve siyasetçileri Kürt halkının ulusal birlik talebine yanıt bulmak için Lozan’dan Cenevre’ye yürüdü. Kürdistan’ın dört parçasını buluşturan yürüyüşçüler Kürt partilerine “Bir yüzyıl daha kaybetmemek için birlik olmak zorundayız” mesajı verdi.
Lozan-Cenevre Kürt ulusal birlik yürüyüşü önceki gün Lozan Antlaşması’nın imzalandığı Place de Riponne meydanında başladı. Kürdistan’ın dört parçasından 100’ü aşkın şahsiyet soğuk havaya rağmen 3 saat boyunca sloganlar eşliğinde yürüyerek eylemin ilk etabını Renens’te tamamladı.
Siyasetçiler birliğin yolunu tartıştı
Ulusal birlik yürüyüşüne katılan parti temsilcileri Renens gösteri salonunda düzenlenen panelde “ulusal birlik” konusunu masaya yatırdı. Moderatörlüğünü Doğu Kürdistanlı gazeteci Cemal Zariya’nın yaptığı panele Kürdistan İslam Partisi Başkanı Hikmet Serbilind, Avrupa Goran Hareketi Temsilcisi Hasan Muhammet, YNK Avrupa Temsilcisi Azad Abdulahraşit, PYD Temsilcisi Zozan Derik ve Tevgara Azadi Hareketi temsilcisi Nadia Mizüri konuşmacı olarak katıldı.
Tarihi fırsatı kaçırmayalım
Yüzlerce kişinin izlediği panelde ilk olarak Kürdistan İslam Partisi Başkanı Hikmet Serbilind konuştu. Artık Kürt birlikteliğinin oluştuğunun altını çizen Serbilind, bu duruma Kürt siyasi güçlerin engel olduğuna vurgu taptı. “Kürtleri kardeşlik deyimleri ile kandırdılar” diyen Serbilind, “Bu gün Avrupa’da Kürt lobisi ve gücü olsaydı bizler daha güçlü olacaktık. Eğer bizler birlik yolunda ilerlersek ve özgür düşünebilirsek kendi kaderimizi tayin ederiz. Özgür düşünmeden özgür bir Kürdistan yaratamayız. Her halkın bir devleti ve halkları vardır. Neden bizim de bir ulusal birlikteliğimiz yok?” diye sordu.
Kürtlerin şuan Ortadoğu’da büyük bir aktör olduğunu söyleyen Serbilind, “Eğer bizler kendi gücümüze sahip çıkmazsak tarihi fırsatı kaçırırız. Kürt düşmanları hiçbir zaman Kürt meselesine doğru yaklaşmamış, imha ve inkarı denemiştir. Büyük bir umut taşıyoruz. Gençler, kadınlar artık ulusal birlikten yanadır. Artık parti temsilcileri buna dönük adım atmalıdır. Kürt halkının talepleri net ve ulusallıktan yanadır” dedi.
‘Kendi geleceğimizi özgürleştirelim’
Avrupa Goran Hareketi Temsilcisi Hasan Muhammet “Bizlerin kendi geleceğimizi yaratmamız gerekiyoruz. Kürt halkı her tarafta ayaktadır. Bu çok önemli bir fırsattır. Rojava’da ve Güney de bir kazanımımız vardır. Bu da Kürtlerin ödediği bedelle elde edilmiştir. Bunu yaparken de ya da statü elde etmek için binlerce bedel ödenmiştir” şeklinde konuştu. Kürt şair ve yazarlara çağrıda bulunan Muhammet, “Hiç kimse kendi çıkarlarına Kürt mücadelesini kurban etmemelidir. Kürt halkı korkularını ya da kişisel çıkarlarını bir tarafa bırakmalıdır. Özgür bir Kürdistan için mücadele etmemiz gerekiyor. Kürt kadınları vahşi bir düşmana karşı aktif bir mücadele yürütüyor ve geleceği özgürleştiriyor. Biz de kendi geleceğimizi özgürleştirelim” diye konuştu.
Güney Kürdistan rol üstlenmeli
YNK Avrupa Temsilcisi Azad Abdulahraşit da ulusal birliğin önemine değinerek, “Kürt ulusal birliğini özgürlük ve aydınlık mücadelesi olarak görüyorum. Birlik ve mücadelemizi savunmamız gerekiyor. Bu yürüyüş ulusal birlik kongresi ile devam etmelidir. Şuan sadece bununla yetinmememiz gerekiyor” dedi. Özellikle Güney Kürdistan hükümetine çok büyük bir misyon düştüğünün altını çizen Abdulahraşit, “Çok şey yapabilir. Özellikle 4 parça Kürdistan’ın birliği için bir rol üstlenebilir. Büyük dava için bu rolü üstlenmesi gerekiyor ve yapmalıdır. Bütün dünya halkları hak ve hukuk sahibidir ama bizler parçalara ayrıldığımız için bir bütünlük yaşayamadık” ifadesini kullandı.
Zamanı geldi
Ardından konuşan PYD Temsilcisi Zozan Dêrik ise büyük bir moral ve umutla ulusal birlik yürüşüne katıldığını söyledi. Dêrik sözlerini şöyle devam ettirdi: “Bugün hep beraber hareket etmemiz çok güzel ve moral vericidir. Ama bunun devamı gelmelidir. Rojava’da kadının üstlendiği misyon dünya kadınları için örnek olmuştur. Zamanı gelmiştir. Dört parça Kürdistan’a çok ciddi saldırılar var.
İdeolojisine ya da hangi partiden olduğuna bakılmaksızın Kürtler öldürülüyor. Sadece öldürülmemiz için Kürt olmamız yetiyor. Bunun için Kürt partileri, siyasetçileri, akademisyenleri düşmanınına ‘yeter’ demeli ve birlik için mücadele etmelidir. Hep beraber ‘yeter artık’ demeliyiz. 40 milyon Kürt olarak birleşirsek kimse bize saldıramaz ve sürekli şantaj aracı olmaktan çıkarız. Herkesi tüm savaşan kadınlara destek vermeye çağırıyorum.”
Hiçbir Kürt güvende değil
Son olarak panelde konuşan Tevgara Azadi Hareketi temsilcisi Nadia Mizurî de “Kürtler her parçada benzer sorunlar yaşıyor. Neden hala birlikte bu gidişata dur demiyoruz?” diye sordu.
Herkesin Rojava kadınları gibi aktif mücadele içine girmesi gerektiğini belirten Mizurî, “Kadınlar olarak evde, sokakta devlete karşı savaş açmalıyız. Tüm sorunlarımızı bir yana bırakarak, birlik için mücadele etmeliyiz. Şuan hiçbir Kürt güvende değildir. Güney hükümeti Türk devletine karşı net tavır almalı ve Türk devletini boykot edilmelidir. Güney devletine çağrıda bulunuyorum. Mexmûr kampı abluka atındadır. Herkes buna karşı mücadele etmelidir” şeklinde konuştu.
‘Birlik olmazsa sadece ağıtları duyacağız’
Ulusal Birlik yürüyüşünün önceki günkü etabında katılımcılar yürüyüşün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yaptı. İlk olarak söz alan sanatçı Xelîl Xemgîn, Kürt ulusal birliğinin sağlanması için Kürt partilerine çağrıda bulundu. Xelîl Xemgîn, “Rojava’daki Kürt çocuklarının isyanları, onların ailelerin yaktığı ağıtlar karşısında artık yeterek diyerek ulusal birliği sağlamalıyız. Eğer ki; bu dönemde bile bir olmazsanız, Kürt birliğini yaratamazsanız. Bizler artık şarkı söyleyemiyoruz yaşanan acılar karşısında, böyle giderse şarkı söyleyecek kimse bulamayacağız. Sadece anaların çocuklarını toprağa verirken yaktıkları ağıtları duyacağız” dedi.
Çocukların feryadını anaların çığlığını duyun
Kürt sanatçılarını ve halkını, her köyde her şehirde, her kapıda, yan yana gelerek ittifak kurmaya çağıran Xelîl Xemgîn, “Siyasi partileri birlik sağlamaları için harekete geçirelim.
Düşmanlarımız birbirini öldürse bile, konu Kürt olunca birlik oluyor. Biz neden birlik kurmuyoruz? Sizden ricamızdır; çocukların çığlıklarını, anaların feryatlarını duyun artık.
Artık namus günüdür, o gün bugündür. Eğer birliği sağlamazsak, bir yüzyılı daha kaybedeceğiz. Katledilen çocukların isyanına, feryat yakan anaların acısına tek derman bugün ulusal birlikteliğin sağlanmasıdır” şeklinde konuştu.
Kimse bu görevden kaçamaz
Söz alan Şengal Diaspora Meclisi Eşbaşkanı Fikret İğrek söz aldı. Kürt halkına karşı katliam ve soykırım politikalarının şiddetli bir şekilde devam ettiğini söyleyen İğrek, “Buna karşı durmanın en temel yolu Kürt ulusal birlikteliğinin sağlanmasıdır. Kimse bu görevden kaçamaz” dedi.
İşgale karşı harekete geçin
Lozan-Cenevre Kürt Ulusal Birlik Yürüyüşü’nün 2. etabı, İsviçre’nin Cenevre kentinde başladı. Dünkü yürüyüşün startı Cenevre Place de Neuve’de verildi. “Ji Bo Têkbirina Dagirkeriyê Yekîtiya Netewî Ava Bikin”, “İşgale karşı Rojava’yı savun” pankartları arkasında bir araya gelen yürüyüşçüler, buradan Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre ofisi önünde doğru yürüdü. Yürüyüşte, sık sık “Yaşasın Kürtlerin birliği”, “İşgale karşı Rojava’yı savun” sloganları atıldı. Yürüyüşçüler Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi önünde miting ile eyleme devam eti.
Gazetemiz yayına hazırladığı sırada devam eden mitingde başta BM olmak üzere uluslararası kurumlara Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye’ye dönük işgal saldırılarına karşı harekete geçme çağrısı yaptı.
Sanatçılar birlik ruhuyla söyledi
Ulusal birlik konulu panel ardından yürüyüşe katılan Kawa, Beser Şahin, Şivan Perwer, Şemdin, Peyman, Diyar, Ozan Emekçi, Seyîtxan, Ali Baran’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda sanatçı konser verdi.
Sanatçılar hep bir ağızdan alkışlar eşliğinde Kürt ulusal marşı Ey Reqîb’i seslendirirken ardından birer parça seslendirdi. Gece geç saatlere kadar devam eden konserde, renkli ve çoşkulu anlar yaşandı.