Şakran 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde kalan açlık grevindeki bir grup siyasi tutuklu aileleri aracılığıyla gönderdikleri mesajda “Özgürlük yürüyüşümüzü tereddütsüz sürdüreceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın” dedi.
İzmir’in Aliağa ilçesinde bulunan Şakran 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nin A-3 koğuşunda kalan açlık grevindeki siyasi tutsaklar Mehmet Yavuz, Necdet Kaya, Cengiz Doğan ve Abdulbari Yıldırım, eylemlerine ilişkin aileleri aracılığıyla kamuoyuna mesaj gönderdi.
Açlık grevindeki tutuklular, 4 Nisan tarihli mesajlarında şunları söyledi: “Biz Önder Apo’nun öğrencileri ve fedaileri olarak mutluyuz, huzurluyuz ve moralliyiz. Çünkü özgürlüğe adım adım yaklaşıyoruz. Bizleri bu kutsal özgürlük yürüyüşünden hiç kimse alıkoyamaz. İçerisinden bulunduğumuz kutsal direnişin sonuçlanması Önderliğimizin gür, heybetli sesi ve okşayıcı sözleriyle mümkündür. Bu sesi duymadıkça özgürlük yürüyüşümüzü tereddütsüz sürdüreceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın. 26 Aralık 2018’de açlık grevine başlayan Mehmet Durak, Nihat Ekmez, Ramazan Atabey, Yakup Güneş ve Tanju Yıldırım kilo kayıpları dışında moral ve coşkularıyla yüksektir. Tüm ailelere ve onurlu halkımıza bu kutsal özgürlük yürüyüşümüze ses vermesini istiyoruz.”
Isparta’da da soruşturma
Isparta E Tipi Kapalı Cezaevi yönetimi, açlık grevine giren tutsaklar hakkında disiplin soruşturması başlattı. Kurula savunma gönderen tutsaklardan Cengiz Akkaya, 150 gündür açlık grevinde olan Leyla Güven’in talebini sahiplendiklerini belirtti.
Isparta E Tipi Kapalı Cezaevi, açlık grevinde olan tutsaklar hakkında disiplin soruşturması başlattı. Aynı cezaevinde tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Yöneticisi Cengiz Akkaya’dan disiplin soruşturmasına karşı savunma yazması istendi. Akkaya, Disiplin Kurulu Başkanlığı’na yazdığı savunmasında, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven’in eyleminin hayati bir noktaya ulaşmasına rağmen, taleplerinin hala karşılanmadığını hatırlatarak, “Ben HDP’nin bir yöneticisiyim ve Sayın Milletvekilimiz Güven’in taleplerine sahip çıkmak demokratik, meşru taleplerini sahiplenmek amacıyla böyle bir eyleme başlamış durumdayım” dedi. Akkaya, savunmasında Güven’in talebini haklı bulduğunu vurgulayarak, “Böyle bir eyleme destek vermeyi; insani vicdani, ahlaki bir görev olarak bilirim. Dolayısıyla soruşturma konusu olacak bir suçum söz konusu olmadığını düşünüyor ve hakkımda başlatmış olduğunuz bu soruşturulmanın durdurulmasını istiyorum” ifadelerine yer verdi.
AMED
Rize’de durumları ağırlaştı
Rize Kalkandere L Tipi Kapalı Cezaevi’nde açlık grevinde olan tutsakların durumlarının ağırlaşmaya başladığını söyleyen tutsak yakınlarından Nure Terlak, “Kimseden insaf beklemeyelim” dedi.
60’tan fazla tutsağın grevde olduğu Rize Kalkandere L Tipi Kapalı Cezaevi’nde bazı tutsakların kan kusmaya ve görme kaybı yaşamaya başladıkları kaydedildi. Oğlu Velat Terlak’ın 1 Mart’tan bu yana grevde olduğunu ifade eden Nure Terlak, “Bize bundan önce grevde olup olmadığını söylemiyordu. Bütün tutsaklar girdikten sonra bize ‘ben de 1 Mart’ta girdim’ dedi. Ben bir tutsak annesi olarak buradan bütün Kürt annelerine sesleniyorum. Biz ayağa kalkmadığımız sürece bizden başka çocuklarımız için kim ne yapabilir?” dedi.
“Çocuklarımız için elimizden ne geliyorsa yapalım” çağrısında bulunan Terlak, tutsakların durumlarının her gün ağırlaştığını söyledi. Terlak, “Hep birlikte cezaevinin kapısına gidelim ve çocuklarımız için ne gerekiyorsa yapalım. Çocuklarımız o zindanlarda her gün ölüme yaklaşıyorlar. Bütün annelere buradan sesleniyorum; artık ayağa kalkalım. Devletleri ya da başka kimseyi beklemeyelim biz kendimiz bir şey yapalım. Eğer biz ses çıkarsaydık bir şey yapsaydık 6 canımızı da yitirmezdik. Biz artık dayanamıyoruz” diye konuştu. Oğluyla yaptığı son telefon konuşmasında oğlunun sonu ne olursa olsun tecrit kalkmadan grevlerinden vazgeçmeyeceklerini kendilerine ilettiğinin altını çizen Terlak, şöyle konuştu: “Oğlum ‘tecrit kalkmadan grevi sonlandırmayacağız. Bedeli ne olursa olsun bu grevi bırakmayacağız’ diyor. Biz de onların taleplerinin arkasındayız ve onların yanındayız. Cezaevinde bulunan ve aylardır grevde olan bazı tutsakların durumlarının çok kötü olduğunu öğrendik. Oğlum tutsaklardan bazılarının görme kaybı yaşadığını bazılarının da kan kusmaya başladığını söyledi.”