
"Sen benim nişanlımsın, başkasına bakamazsın" diyerek vuran Mehmet Sukaya, nişanlandıkları ilk andan itibaren şiddet uygulamaya başladı. Daha sonra Almanya'ya getirilen Yüsra Sukaya, sistematik olarak şiddet gördü" denildi.
'Cinayet önceden planlı'
Ayrıca, 2 yıl önce eşi tarafından bıçaklanan Yüsra Sukaya'nın polise başvurduğu, bunun üzerine Mehmet Sukaya'nın 3 gün gözaltında kaldığı, ancak ailesi ve çevresi tarafından ifadesinin geri aldırıldığı belirtildi. Açıklamada şunlara yer verildi:"Mehmet Sukaya'ya evden uzaklaştırma cezası verildi. Ancak bu sefer de ailenin baskısı sonucu bu uygulamada ortadan kaldırıldı. Sürekli şiddete maruz kalan Yüsra eşi Mehmet Sukaya tarafından toplumdan hiçbir yere gitmemesi ve konuşmaması için adeta izole edildi. Yüsra Sukaya, en son 8 Mart etkinlikleri kapsamında 9 Mart'ta Paris'te yapılan miting için otobüs bileti aldı. 8 Mart günü ise katledildi. Uçak biletlerini 7 Mart Perşembe günü alan Mehmet Sukaya cinayeti 8 Mart günü gerçekleştirdi. Bu durum cinayetin önceden planlandığını gösteriyor."
Aile ve çevre baskı uyguladı
Açıklamada ayrıca, 3 çocuk annesi olan Yüsra Sukaya'nın eşi Mehmet tarafından boğularak katledildiği belirtilerek, her şiddet gördüğünde yardım istediği, ama yine her defasında aile ve çevresinin baskısıyla bundan caydırıldığı, 'Ne yaşanırsa yaşansın ama ayıbımız içerde kalsın' anlayışıyla kadına baskı uygulayan geleneksel toplum zihniyetinin sonucu Yüsranın vahşice katledildiği ifade edildi.
"Yüsra Sukaya da kendi hayatına yön vermek isteyen onlarca kadın gibi yine en yakınlarından biri olan eşi tarafından öldürüldü" denilen açıklama şöyle devam etti: "Eşi Mehmet Sukaya camilerde vaaz veren bir melle. İslam dininin en önemli ilkelerinden biri şöyle der 'Allahın verdiği canı bir tek allah alabilir' diye. Bizler kadın kurumları olarak soruyoruz. Peki allahın verdiği canı neden bir erkek gözünü kırpmadan almak ister? Açıktır ki bu durum, egemen erkek gericiliğinin hiçbir ölçü tanımayan vahşet halidir."
Çağrı yapıldı
Kadın katliamlarının kanayan yara olmaya devam ettiği ifade edilen açıklamada, bir 8 Mart'ın daha katliamlarla geride bırakıldığına vurgu yapıldı. Kadınların erkek egemen sistemi kabul etmedikleri için katledildiklerinin de ifade edildiği açıklama, kadınların her türlü kırımı reddettikleri belirtilerek, "Kadınlar kendilerine uygulanan her türlü şiddete karşı biraz sesini yükselttiklerinde bunun bedelini tıpkı Yüsra Sukaya da olduğu gibi ağır ödemektedirler" denildi.
Açıklamada son olarak, "Bizler Yüsra Sukaya şahsında kadına uygulanan her türlü kadın kırımını lanetliyoruz. Tüm topluma çağrımızdır. Kadına her türlü insanlık dışı uygulamayı reva gören erkek egemen kültüre hep birlikte karşı duralım. Bu egemen kültüre karşı koymadığımız müddetçe kaybettiğimiz kendi insanlığımız olacaktır. Çünkü yanıbaşımızda katledilen her kadın katledilen biz olmaktayız. Başta kadınlar olmak üzere tüm toplumu Yüsra Sukaya'nın katledilmesine tepki vermeye, protesto etmeye, sesini yükseltmeye çağırıyoruz."
HABER MERKEZİ