Suriye’de bir yıldır devam eden çatışmalardan en çok siviller zarar görüyor. BM verilerine göre binlerce kişi, yaşanan çatışmalarda yaşamını yitirdi. Rejim güçleriyle silahlı muhalifler arasında yaşanan çatışmalar, yüzbinlerce kişiyi yurdundan etti.
Suriye’de aylardır devam eden iktidar kavgası devam ediyor. Başını ABD’nin çektiği grup, Esad rejiminin yıkılmasını isterken, Rusya ve Çin ise Suriye’de olası bir değişim istemiyor. Uluslararası toplumun taraf olduğu bu iktidar kavgasında en çok zarar gören siviller.
Yaklaşık bir yıldır devam eden sokak çatışmalarından dolayı otoritesi sarsılan rejim, tekrar kontrolü sağlamak için silahlı muhaliflerin yoğun bulunduğu kentleri ablukaya aldı. Humus ve Türkiye sınırındaki Idlib kentinde kontrolü sağlayan rejim, operasyonlarını aralıksız sürdürüyor.

Muhalifler ‘silah’ diyor
Türkiye destekli silahlı muhalifler de, devlet güçleri karşısında yenilgiyi kabul edip uluslararası güçlerden yardım istiyor. Birçok ülke tarafından silahlandırılmalarına karşı halen ‘silahlanırız’ tehdidini savuran Ulusal Konsey Başkanı Burhan Galyun, BM ve Arap Birliği’nin Suriye temsilcisi Kofi Annan’la yaptığı görüşmede “askeri müdahale çağrısı” yaptı. Türkiye ve Irak’tan gelen silahları görmezlikten gelen Galyun, ellerindeki silahların Suriye Ordusu’ndan ayrılan askerlerin beraberinde getirdiğini öne sürerek “İsimlerini belirtmek istemediğim bazı ülkeler var, Suriyeli muhaliflere silah sözü olan. Suriye’de çözüm olmazsa o zaman o ülkeler muhaliflere bu anlamda yardımlarını sunacaklar” dedi.
Başını ABD’nin çektiği uluslararası güçlerin, Devlet Başkanı Beşar Esad’ın koltuğunu bırakmasını ve rejimi silahlı muhaliflere teslim etmesi yönündeki çağrıları sürüyor. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Arap Birliği’nin hazırladığı planı desteklediklerini dile getirdi. Clinton, uluslararası toplumun Esad rejimine karşı ‘tek ses’ olmasını istedi.
Clinton’un bu çağrısından sonra BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un da aynı çağrıyı yapması dikkat çekti.

Savaştan kaçtılar

İlk günden itibaren Suriye’ye yönelik askeri bir müdahaleye karşı çıkan Rusya ise, Suriye’deki silahlı muhalif güçler ile hükümete bağlı birliklerin aynı zamanda ateşkese gitmeleri ve bulundukları mevzilerden çekilirken eşit koşullara uymaları gerektiğini söyledi. 
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “Bu iş eşzamanlı olmak zorunda. Hükümet güçlerinin kentlerden ve kasabalardan çekilmesinin istendiği, fakat aynısının silahlı gruplardan beklenmediği bir durum olmamalı... Hükümet güçlerinin tek yanlı geri çekilmesi hiçbir şekilde gerçekçi değildir” dedi.
Bütün açıklamalar iktidarın kimde kalacağına yönelik olurken, uluslararası toplumun Suriye’deki halkın yaşadığı sorunlara ilgisiz olması dikkat çekiyor. Muhaliflerin verdiği bilgileri kendisine referans alan Birleşmiş Milletler, bir yıl içerisinde binlerce sivilin iktidar savaşının kurbanı olduğunu açıklamıştı. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNCHR), Suriye Kızılay’ından aldığı bilgilere göre 230 bin kişi bütün mal varlıklarını geride bırakarak komşu ülkelere sığındı. UNCHR’in Suriye Koordinatörü Panos Mumtzis’e göre bu sayı her geçen gün artıyor. Evlerini terk eden ve kışı çadırlarda geçirmek zorunda kalan Suriyeliler, gittikleri ülkelerde de yaşam mücadelesi veriyor. Bir taraftan soğuklardan korunmaya çalışan Suriyeliler, diğer taraftan kendilerine verilen kısıtlı yardımlarla hayata kalmaya çalışıyor. Yurtlarını terk etmek zorunda kalan Suriyeliler, tarafların iktidar savaşının ortasında kalmamak için göç etti. Zira evlerini terkedemeyen ve savaşın ortasında kalan 1,5 milyon Suriyeli hayatta kalma savaşı veriyor. BM geçtiğimiz günlerde çatışmaların yoğun olduğu bölgelerde 1,5 milyon insanın özellikle gıda sıkıntısı çektiğini duyurmuştu.

ŞAM