1 Kasım darbesiyle tek başına iktidara gelerek, savaş hükümetine ‘meşruiyet’ kılıfını da iliştiren AKP, şiddeti daha da boyutlandıracağının mesajını Silvan ve Gever’e saldırarak verdi.

AKP’nin hezimete uğradığı Gever’de özel harekat timleri çok sayıda zırhlı araçla Cumhuriyet Mahallesi’ne operasyon düzenleyerek, 20 yaşındaki Doğan Doğma ve 18 yaşındaki Çetin Dara’yı katletti. 

12 Ağustos’taki özyönetim ilanı sonrası devlet güçlerinin neredeyse her gün saldırı gerçekleştirdiği ilçede özel harekat timleri dün sabah saatlerinde operasyon başlattı. Cumhuriyet Mahallesi’nde düzenlenen operasyonda, zırhlı kepçe ve panzerlerle barikatları yıkarak mahallelere girmeye çalışan devlet güçleri, Geverlilerin direnişiyle karşılaştı. 

Hedef alınarak vuruldular

Özel harekatçılar tarafından barikatlara doğru el bombaları ve bomba atarlar atılırken, zırhlı araçlardan mahalle içlerine hedef alınarak, ateş açılması üzerine 20 yaşındaki Doğan Doğma göğsünden, 18 yaşındaki Çetin Dara ise kalbinden polis kurşunuyla vuruldu. Battaniyelerle sivil araçlara taşınan gençler, kaldırıldıkları Yüksekova Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

Sadece slogan atıyorlardı

Görgü tanıkları, zırhlı araçlar barikatları kaldırmaya çalışırken, 100 metre ilerde bulunan grubun slogan attığını ve katledilen 2 gencin de bu grup içinde bulunduğunu anlattı. “Gençler sivil ve silahsızdı. Sadece slogan atıyorduk” diyen görgü tanığı, açılan ilk ateşte Doğma’nın omuzundan ve bacağından yaralandığını, battaniye ile taşıdıkları sırada polislerin üzerlerine tekrar ateş açtığını anlattı. 


Hastane önünde tehdit

Cenazeler devlet hastanesi morgunda tutulurken, devlet güçleri de hastaneyi abluka altına aldı. Morgda otopsi işlemleri devam ederken, kar maskeli özel timlerin, gençlerin cenazesini almak isteyen kitleye “Sizin de sıranız gelecek!” tehditleri savurduğu görüldü.


Katillerin yanına kalmayacak

Hastane önünde bekleyen Doğma’nın yengesi Saadet Doğma, “Biz AKP’nin polisini Gever’den yok etmeden durmayacağız. Bundan sonra herkes bu direnişte aktif yer alacak. Bu o katillerin yanında kalmasın. Bir bir öldürüyor, hep beraber direneceğiz” diye yanıt verdi. 


Ölüm nedeni belirlenemedi

Ağır yaralı ve bilinçleri kapalı bir şekilde kaldırıldıkları Yüksekova Devlet Hastanesi’nde yaşamlarını yitiren 2 genç için savcılığın yaptığı ön otopsi işlemlerinde, Kobra’nın açtığı ateşle katledilen gençler için, “Kesin ölüm nedeni belirlenemedi” ifadelerinin yer alması dikkat çekti.


Zırhlı araçları kovaladılar

Geverliler ise 2 gencin öldürülmesi ardından direnişe geçti. Zırhlı araçlar geri çekilmek zorunda kalırken, yurttaşlar da zırhlı araçları taşlarla çarşı merkezine kadar kovaladı. Saldırının ardından çarşı merkezinde kitlesel yürüyüş gerçekleştiren halk, ardından da katliamın yaşandığı Cumhuriyet Mahallesi’nde nöbet eylemi başlattı. 


İhanetçi damgası yazılmayacak

Katledilen gençlerden Doğan Doğma’nın geçtiğimiz 28 Nisan’da, sosyal medya hesabı Twitter’dan paylaştığı, “Kimliksiz bir ölüm düşse de payımıza, ihanetçi damgası yazılmayacak alnımıza…” mesajı ise yürekleri burktu. 

Katledilen Çetin Dara’nın ise 3 ay önce evlendiği öğrenildi.


Silvan’da 6. yasak

Öz yönetim ilanı ardından aylardır devlet terörüne direnen ve sandıkta da AKP’ye ders veren Amed’in Silvan ilçesinden de katliam haberi geldi. İlçede 6. kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Tekel, Mescit ve Konak mahallelerini kapsayan sokağa çıkma yasağı, zırhlı araçlardan ve camilerden sabah 05.00 civarında yapılan anonslarla duyuruldu. 

Yasakla birlikte sıkıyönetimin uygulandığı ilçede, GSM operatörlere ait şebekeler ve internetler ile elektrikler kesilirken, ilçe genelinde helikopter hareketliliği yaşandı. 3 mahalleyi tam karşıdan gören Gaza Topê Mevkii’ne askeri zırhlı paletli tanklar yerleştirilirken, mahallelere Azizoğlu ve Eski Bitlis caddeleri üzerinden panzer, kobra, akrep ve zırhlı kepçelerle saldırı yapıldı. 


Bir genç katledildi 


Sokağa çıkma yasağından önce Feridun Mahallesi’ne zırhlı araçlarla giren polisler, 22 yaşındaki Müslüm Tayar’ı katletti.

Evine giderken Diyarbakır Caddesi üzerinde zırhlı ateşten açılan ateş sonucu yaralanan Tayar, mahalle sakinleri tarafından önce Silvan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Oradan sevkedildiği Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Ön otopsi raporuna göre Tayar, bacağına 2, karnına 2, göğsüne de 1 olmak üzere 5 kurşunla yaşamını yitirdi. Diyarbakır Valiliği ise Tayyar’ın “Örgüt üyesi olmak”tan arandığını ve “etkisiz hale getirildiğini” açıkladı.


AKP’ye oy verenler utanın!

Tayar’ın cenazesini almak isteyen ailesi polis tarafından engellense de HDP, DBP ve MEYA-DER’lilerin tepkisi üzerine, cenaze Silvan’a götürülerek son yolculuğuna uğurlandı. 

Feridun Mezarlığı’nda düzenlenen törene katılan kitle, hep bir ağızdan “Şehîd namirin”, “Katil AKP, katil Erdoğan” sloganlarını attı. Cenaze konvoyu mezarlığa ulaştığında bir kadın tepkisini, 

“AKP iktidar oldu. Şimdi tek tek tüm Kürtleri katledecek. AKP’ye oy verenler utanın” sözleriyle dile getirdi. 

Tayar’ın naaşı “intikam” sloganları eşliğinde toprağa verilirken, defin işlemi ardından konuşan baba Fatih Tayar, “Oğlum sadece benim şehidim değildir. Tüm Kürt halkın şehididir. Hepimiz aynı toprağın insanıyız. Benim başım diktir. Uğurlar olsun oğluma” diye konuştu. 

3 ayda 7 sivil

Silvan’da 17 Ağustos, 24 Ağustos, 13 Eylül, 2 Ekim, 18 Ekim ve 3 Kasım tarihlerinde olmak üzere 6 kez sokağa çıkma yasağı uygulandı. 3 ayda Serhat Binen (25), Bilal Meygil (16), Vedat Akcanım (17), Hayriye Hüdaverdi (75), Hasan Yılmaz (9),  Ferhat Gensur (16) ve son olarak 22 yaşındaki Müslüm Tayar olmak üzere 7 sivil katledildi. 


DİHA/HABER MERKEZİ




Ünal kurtarılamadı


Mardin’in Kızıltepe ilçesinde, Ankara Katliamı’nın protesto edildiği 18 Ekim akşamı polisin gerçek mermilerle düzenlediği saldırıda yaralanan Ahmet Ünal, önceki gün yaşam savaşını kaybetti. Ünal, Kızıltepe’de toprağa verildi. 
Kızıltepe Devlet Hastanesi’nde yapılan ilk müdahalenin ardından Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen Ünal önceki gün yaşamını yitirdi. Ünal’ın cenazesi DBP, HDP yöneticileri ve kurum temsilcilerinin de aralarında bulunduğu onlarca araçtan oluşan konvoyla Kızıltepe’ye getirildi. İlçe girişinde kitlesel olarak karşılanan Ünal, Mezopotamya Mahallesi Mezarlığı’nda sonsuzluğa uğurlandı. Saygı duruşunun ardından konuşan MEYA-DER Kızıltepe Şube Eş Başkanı Halil Toğuç, Kürt halkının katledilerek yok edilemeyeceğini ifade ederek, “Bir Ahmet gider bin Ahmet gelir. Çünkü Kürt halkı kendisini ezene karşı boyun eğmediği gibi kendi mücadelesinden de vazgeçmemiştir” dedi. HDP Mardin İl Eşbaşkanı Musa Alkan da, saldırı ve katliamlara karşı mücadelelerinin devam edeceğini dile getirerek, “Hiçbir zaman onların bayraklarını düşürmeyeceğiz” şeklinde konuştu. Cenaze töreni “Şehit namirin” sloganı ile sona erdi. 


MARDİN