Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) ve Avrupa Barış Meclisi’nin Alten Feuerwahache’da organize ettiği panelin moderatörlüğünü ise gazeteci Günay Aslan yaptı. Avukat Moosa, „Öcalan’ın yakalanma şekli, savunma süresi ve vatan haini suçlamaları Mandela ile aynıdır“ dedi. Essa Moosa, müzakereler sırasında, halkın ve örgütün güçlü olmasının Mandela’nın elini güçlendirdiğini hatırlattı.
Panelde ayrıca, Afrika Ulusal Kongresi (ANC) ve Nelson Mandela’nın Güney Afrika’nın değişim ve dönüşüm sürecine katkısı, ırkçılıktan demokrasiye geçiş sürecinin sorunları, geçmişle yüzleşme arayışları, Mandela ve Öcalan arasındaki benzerlikler ve farklılıklar tartışıldı.
Kürt sorununu 15 yıldan bu yana takip ettiğini belirten Moosa, Kürdistan’da  „Öcalan’a Özgürlük“ adına başlatılan imza kampanyasında 3,5 milyon imza toplandığını, kendilerinin de Güney Afrika’da, toplayacakları imzalarla bu kampanyaya destek vermek istediklerini belirtti.
Gazeteci Ferda Çetin ise son günlerde ortaya çıkan PKK ile devlet görüşmesinin ses kaydının çok tartışıldığını belirterek, „Savaşın taraflarının diyalog içinde olması çok doğaldır. Sömürgecilik dışarıdan gelmiş. Kürtler, Kürdistan’da eskiden beri yaşıyor. Sonradan gelen hüküm ediyor ve iktidar oluyor. Toplumun birbiri ile çelişkisi yok. Bu anlamda Güney Afrika ve Kürdistan aynıdır. Kendi haklarını ve varlıklarını silahlı mücadeleyle kazanmıştır“ dedi.
Çetin ayrıca, Güney Afrika ve PKK mücadelesindeki benzerliklere dikkat çekerek „Mandela’ya da ‘silahları bırak, diyaloglara devam edelim’ demişlerdi. Ama Mandela bunu reddetti. Türk devleti bütün akademisyenleri, yazarları ve bir çok kesimiyle PKK’ye ‘önce silah bırakın, sonra müzakere’ diyor. Yani sorunları çözme yerine, soruna yüzeysel yaklaşılıyor. Tıkanmanın sebebi de budur“ diye konuştu. Panel, soruların cevaplanması ile son buldu. 


EVİN AKSOY/KÖLN