ABDEM, Köln Üniversitesi’nde, “Soykırım, Adalet ve Yüzleşme: 1915’ten Şengal’e soykırımlara hayır” başlığıyla iki günlük bir konferans düzenledi. Değişik halklardan çok sayıda akademisyen, yazar ve siyasetçinin katıldığı 7 oturumluk konferansta, Ermeni, Asuri-Süryani ve Kürtlere yönelik soykırımlar ve adalet arayışları tartışıldı.
Konferansın açılışı, sanatçı Leman Stehn’in seslendirdiği Sarı Gelin şarkısıyla yapıldı. Açılış konuşmasını ise Avukat Mahmut Şakar yaptı. Türkiye’nin soykırımlar tarihine değinen Av. Şakar, “Türkiye kendi tarihiyle yüzleşmeden barış ve demokrasi adına hiçbir şey olmaz. Kalıcı bir barış ancak tüm kimliklerin ve farklılıkların kabul göreceği bir başlangıçla olur. Yaşatılan zulümlerle yüzleşmek insani ve ahlaki bir sorun olmakla beraber birlikte yaşamanın da olmazsa olmaz koşuludur” dedi.

Tarih ve Hakikat

Açılış konuşması ardından konferansın “Tarih ve Hakikat” başlıklı ilk oturumuna geçildi. Moderatörlüğünü Dicle Akar’ın yaptığı oturumda Ara Sarafian ve Gabriele Yonan, Ermeni ve Asuri-Süryani soykırımlarına ilişkin sunum yaptı. Sarafian, soykırımların üstünün örtülmeye çalışıldığını belirterek, “Geçmişle yüzleşilmeden gelecek de inşa edilemez” dedi. Yonan ise Süryani katliamlarının Türkiye tarihinde özellikle gizlendiğini kaydederek, “Türkiye’nin soykırımcı cihadının en büyük destekçisi de Alman devletiydi” diye konuştu.
Ayfer Ber’in modere ettiği ikinci oturumda ise Mehmet Bayrak “Dêrsim, Maraş, Sivas ve Alevi Kültürel Soykırımı“, Aslan Kızılhan, “Êzîdî Soykırımı” başlıklı sunumlar yaptı. Rojda Yıldırım’ın yönettiği üçüncü oturumda, “Kadın ve Soykırım” başlığında, Ronak Şivanî ve Gülçiçek Günel’in sunumları yer aldı. Metin Ayçiçek’in yönettiği dördüncü oturumun gündemi ise, “Soykırım, Milliyetçilik ve Ulus Devlet”ti. Bu oturumda, Prof. Dr. Mihran Dabağ, Faik Özgür Erol ve Selim Ferat birer konuşma yaptı.

Rojava kardeşliğini anlattı

Konferansın Yaşar Ertaş’ın yönetiminde yapılan beşinci oturumunda Efrîn Kantonu Başbakanı Hêvî Mistefa, Rojava’da halkların birliğini anlattı. Suriye’deki bazı kesimlerin halkları birbirine düşman etmeye çalıştığına dikkat çeken Mistefa, “Biz ise üçüncü yolu tercih ettik ve tüm halklar bir araya gelerek bölgelerimizi koruduk, kurumlarımızı oluşturduk, demokratik özerkliğimizi ilan ettik. Bu adımımız, tüm halkların kardeşliğini ve barışını öngörüyor” dedi.
Konferansın ikinci gününün ilk oturumu, Virginie Düsen’in moderatörlüğünde, “Yüzleşme ve Dünya Deneyimleri” başlığıyla düzenlendi. Oturumda, Prof. Dr. G.M. Weitekamp, gazeteci yazar Ragıp Zarakolu, Özgür Sevgi Gürel, Star Abdullah ve Christine Martineau birer sunum yaptı.

Güney Afrika modeli uygulanmalı

Güney Amerika ve dünyanın başka yerlerindeki soykırım süreçlerini inceleyen ve hakikatlerin araştırılması süreçlerine dahil olan Prof. Dr. Weitekamp sunumunda, Güney Afrika’daki Hakikatleri Araştırma Komisyonu’nun çalışmalarını anlattı. Weitekamp, “Bu tür modellerin dünyanın birçok yerinde uygulanması gerekiyor” dedi.
Zarakolu ise Ermeni Soykırımı eksenli konuşmasında, “Türkiye Ermeni Soykırımı’nı örtbas edemez” dedi.
Fransız avukat Martineau da Kamboçya’daki hakikatleri araştırma deneyimini konu ettiği sunumunda, “35 yıl sonra bile olsa yeni kuşaklara tarihi aktarmak çok önemli” diye kaydetti.
Özgür Sevgi Gürel ise katliamların yargılanmasının yeni katliamların yaşanmaması için de gerekli olduğunu vurguladı.

‘Tarihimiz katliamlarla dolu’

Konferansa Güney Kürdistan’dan katılan Kurdistan Without Genocide temsilcisi Star Abdullah ise Kürtlerin tarihindeki soykırımları anlattığı sunumunda şunları kaydetti: “Güney Kürdistan’da 1963 yılında Kerkük, 80 yılında Fehli, 83’te Barzan, 84, 87 ve 88’de Halepçe, Enfal gibi katliamlar oldu. Kimyasal silahlarla onbinlerce Kürt katledildi. Köyler, kasabalar bombalandı. Tarifi imkansız acılar yaşandı. Bizim tarihimiz, böyle katliamlarla doludur.”

Konferansın Ayşegül Yumli Yeter’in yönettiği son oturumunda, “Yüzleşmenin neresindeyiz?” ve “Neler yapabiliriz?” soruları ekseninde tartışma yürütüldü.


EVÎN AKSOY/KÖLN