
Baba Cemal Çeçan ise oğlunun yaşanan zulme karşı "Cudi beni bekliyor" diyerek yüzünü dağlara çevirdiğini söyledi. Birliğine giderken HPG'liler tarafından Diyarbakır Lice Karayolu'nda alıkonulan asker Reşat Çeçan'ın kardeşi YPG'li Osman Çeçan (Cudi), Rojava'da çeteciler ile YPG arasında yaşanan bir çatışmada yaklaşık 9 ay önce yaşamını yitirmişti. Ailesinin Mardin Şenyurt Sınır Kapısı'ndan aldığı Çeçan'ın cenazesi, Suruç'ta toprağa verildi. Bir oğulları saflarda iken diğer çocuklarının tanıdıkları bir hareket tarafından alıkonulmasının travmasını yaşayan anne Emine ile baba Cemal Çeçan, şimdi de çocuklarını yitirmenin üzüntüsünü yaşarken, Türk Başbakan Recep T. Erdoğan'a "Annelerin duygularını istismar etme. Barış Öcalan'ın sunduğu bir fırsattır, iyi değerlendir" çağrısında bulundu.
Çocuklar zulme karşı çıkıyor
Anne Emine Çeçan, "Osman'ım çok efendi ve akıllı bir insandı" diyerek başlıyor oğlunu anlatmaya. Oğlunun Kürt olmanın zorluğunu daha ilkokul yıllarında yaşamaya başladığını aktaran Çeçan, yine okulda devamlı baskı ve hakaretlere maruz kalmasından dolayı okulu bıraktığını belirtti. Oğlunun okulu bırakmasının ardından çalışmaya başladığını ancak Kürt halkının yaşadıklarından duyduğu üzüntüyü devamlı dile getirdiğini söyleyen anne Çeçan, "Hükümetin uygulamış olduğu zulümden dolayı yönünü dağlara çevirdi. Özgürlüğün yolunu dağlarda aradı" diye konuştu.
AKP Hükümeti ve Başbakan Recep T. Erdoğan'ın, Diyarbakır'da PKK'ye katılan çocuklarını isteyen annelerin duygularını istismar ettiğini de belirten Çeçan, şunları söyledi: "Şimdi hükümet bazı anneleri Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin önüne çıkartmış ve çocuklarının zorla dağa kaçırıldıklarını söyletiyor. Kimse kimseyi zorla dağa kaçırmaz. O çocuklar benim oğlum gibi yolunu seçmiş gitmişler. Bu çocuklar zulüm ve zorbalıktan kaçmışlar. Bir yandan karakol ve kalekol, bir yandan askeri sevkıyatlar yaparak barış sürecine mi destek veriyor, yoksa savaş hazırlıkları mı yapıyor?"
Düşmana inat
Çeçan, "Osman'ımı uğurlarken onun ellerine kına yaktım. Çünkü o içimde kalmış bir hasretti. Onun gönlü ve gözü arkada kalmasın dedim. Düşmana inat, onları sevindirmemek için hem oğlumun hem de kendi elime kına yaktım" dedi.
Oğlunun küçük yaşlardan itibaren hep haksızlığa karşı dik durduğunu ifade eden baba Çeçan da "Bu yaşanan zulümlere karşı daima bir arayış içerisindeydi. Bir gün yanıma gelerek bu zulümlere karşı savaşmak için 'Baba Cudi beni bekliyor' diyerek yönünü dağlara çevirdi. Kürt mücadelesinde yer alarak kanını kendi halkı için döktü. Oğlum oraya gittiğinde çıkar için gitmedi. Kendi halkına karşı olan sorumluluğunu yerine getirdi" ifadelerini kullandı.
Amed'de oturma eylemi yapan annelere ilişkin de kısa bir değerlendirme yapan baba Çeçan, "O çocukları kimse zorla bir yere gönderemez. Bizim tek isteğimiz barıştır. Bu barış Sayın Abdullah Öcalan'ın bize sunduğu bir fırsattır. Şu ana kadar hükümet barış için tek bir adım atmış değil. Bilakis karakollar, kalekollar yapmakta. Türkiye için tarihi bir fırsat olan bu sürecin iyi değerlendirilmesi gerekiyor. En azından yeni gençlerin ölmemesi adına olumlu bir adım atılmalı" diye konuştu.
MEHMET SIDDIK DAMAR /DİHA/URFA