50’li yılların sonunda İstanbul Üniversitesi yakınındaki kıraathanede etrafı kollaçan eden gözlerle Kürdistan haritasına bakıp öğrenci arkadaşlarımla konuştuğumda, genç ve tecrübesiz duygularım daha Dersim yenilgisi altındaydı. Acaba bir gün bu haritanın sahibi olacak mıyızı düşünürken, umut uzaktı. Devlet şiddeti, yokluk, yoksulluk bizi esir almıştı. 70’li yılların sonunda burada Newroz kutlarken, ülkede yasaktı, umut hala Kaf Dağı’ndaydı. Kendisini Kürt gören hemen hemen yoktu. Sonra ne oldu, nasıl oldu, bir Öcalan çıktı, ama pîr û pak çıktı. Kürtlerin kimyasını allak bullak etti. O güne kadar kendinden utanan övünçle „Aha ben de Kürdüm!“ dedi.
Şimdi onun çocukları, yukardaki üç harf etrafında örgütlenenler (ortadaki harf yasak) Kürt davasını enerjik omuzlarına almışlar. Ben şunu iyi bilirim, işçi sınıfı olmayan, çarpık kapitalist ilişkiler ve sömürgeci koşullarda yaşayan halkımın okuyan kesimine büyük görev düşüyor. Çünkü öğrenciler halkımızın akıllı kesimleridir. Ve onlar, Kürt halkına vicdan veren, bilinç veren, insan olmayı verip ayağa kaldıran İmralı’da esir tutulan ve aylardır insanlık dışı işkence olan izolasyonda yaşamaya mahkum edilen Öcalan’a karşı sorumluluklarının bilincinde olduklarını gösteriyorlar. Bochum Üniversitesi’nde yaptıkları 17.YXK kongre tartışmalarında (sevgili Hüseyin gönderdi) Öcalan’a sahip çıkmanın kendisine sahip çıkmadan önde bir anlamı olduğunun farkındalar. Burjuva demokratik ülkelerde yaşayıp yüksek öğrenim gören birinde vicdan gelişmişse, Öcalan’a sahip çıkmanın temel insanlık görevi olarak görülmesi gerektiği inancı vardır.
YXK’liler bizi mahçup etmeyen onurlu duruşlarıyla genç enerjilerini mazlum ve mağdur halkımızın hizmetine sunuyorlar. Türk savaş konzeptine karşı eylem içinde olmak, aslında Avrupa’da yaşayan her Kürt öğrencinin birincil görevi olmalıdır. Kadın erkek her yüksek öğrenim görenin dünyadaki olaylara bilinçli bakması yeterdir. Mısırlı öğrenciler nasıl facebook, twitter, diğer sosyal siteler üzerinden kitleselleştilerse, Kürt gençleri de YXK’nin çevresinde örgütlenerek ve mevcut iletişim araçlarını kullanarak halkının temel demokratik haklarını savunmak için güç birliği yapmalıdır. YXK, tüm Kürt öğrencilere açık olmalı, onları kapsama çabasına girmelidir. Görüş farklılıkları var diye Kürt gençlerinin ayrı düğünlerde oynama lüksü olamaz. Kongrede Avrupa çapında bir YXK konferansı planlandığı ve Gymnasium da okuyan Kürt öğrencilere açılmayı düşünmeleri yerinde bir tutumdur.
YXK, bu sorumlulukla hareket edeceğini, genişleme ve öğrencileri kapsama işine önem vereceğini, bu nedenle diğer Avrupa ülkelerindeki öğrencilere ulaşmayı planlamasına değer veriyoruz. Kongre çalışmalarına bu genişleme projesini almaları ileri bir görüştür. Ayrıca kadın öğrencilerin katılımına önem verdikleri, YXK-JİN çalışmasına girdikleri anlaşılıyor. Bugün eğer Kürtçe yaşıyorsa, bunu Kürt anasının vefalı duruşundan aldık. Askere giden gençler asimile olup, otosansür yapıp Kürtçe konuşmazken, kadınlar şunu derdi; Bizim dilimiz kutsaldır. Atalarımızın bize mirasıdır. Kadın erkek eşitliği, toplumun demokratikleşmesi çabaları içinde oldukları anlaşılıyor.
YXK, özellikle Alman arkadaşlarına bir üniversiteliye yaraşır düzeylilikte Kürt sorununu anlatılmalıdır. Üniversitelerde Kürt sorunu üzerine paneller, seminerler yapılmalıdır. Kürtlerin eksik kaldıkları en önemli noktalardan biri sorunu dışımızdakilere anlatamamaktır. Kürt gençlerinin canını ortaya koyarak dağlarımızda NATO’nun ikinci büyük ordusuna karşı ulusal demokratik mücadelesini bayraklaştırırken, bu başarıyı yaşadığımız toplumun örgütlü kurumlarına anlatamıyorsak eksikliktir. YXK, gerek kimlik kampanyasında, gerekse ‘TAT-ORT KURDİSTAN’ çalışmasında başarılı oldu. Hüseyin Çelebi’ye sahip çıkmak, onu literatur alanında anmak değerli bir çalışmadır. Ayrıca bir halkın ruhu görülen anadili öğrenme ve kullanma projeleri olduğu görülüyor. YXK önüne yeni perspektifler koymuş. Başlamak iyi, ama inatla çalışma ve sonuna götürme çabası olmalıdır. Biz, geleceğimiz olan gençlerimizi izlemekte kararlıyız. Onlar halkımızın en değerli evlatlarıdır.
YXK, Avrupa’daki „Üniversite Öğrenci Meclisleri“ seçimlerine iyi hazırlanarak bütün üniversitelerdeki meclislere girmeyi planlıyor. Üniversitelerdeki dostlara ulaşma, bu çerçevede yakın olan profesör, eğitim kürsüleri, ve eğitmenlerle daha yoğun ilişki kurmayı planlıyor. Ayrıca „Basın Komisyonu“, „Enformasyon Komisyonu“, „Eğitim Komisyonu“, „Kürt kurumlarıyla diyalog komisyonu“ ve daha birçok komisyon üzerinden daha etkin bir döneme gireceği anlaşılıyor. Her Kürdistanlı öğrenci YXK içinde örgütlenmelidir. Bölük pörçük yapılanmaların fayda vermediği bir realitedir. Bizden gençlerimize üstün başarı dilemek kalıyor. Kürt kurumlarıyla çalışma konusunda kendilerine ihtiyacımız olduğunu bir misal ile vermek istiyorum. YXK, bu yıl Dersim Kürt soykırımı konusunda Köln ve Münster’de iki toplantı düzenledi. Bu toplantılara davet edildim. Orada gençlerimizin çabasını bizzat görünce, onlara inancım delikanlılaştı diyebilirim. Dersim-Gesellschaft für Wiederaufbau derneğine ve diğer Kürt kurumlarına dil ve lobi yapmada yardım edeceklerine güvenimiz tamdır.