Meclis çalışmalarının Cuma günü askıya alınmasından dolayı CHP, MHP ve AKP grup toplantılarını gerçekleştirmezken, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Meclis Grubu, dün Eşbaşkan Selahattin Demirtaş başkanlığında toplandı. Demirtaş, "Şimdiye kadar 7 kenttin 20 ilçesinde onlarca mahallede toplam 56 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 350 gün toplam yasak uygulandı. Bizler bu toplantıyı gerçekleştirirken Sur'da 63, Cizre'de 51. gününde yasak devam ediyor. Neredeyse bir coğrafyanın tamamını kapsayacak şekilde dönüşümlü de olsa 20 ayrı ilçede insanlarımız evinin penceresinden bakamaz hale getirilmiş durumda. Pencereye, balkona çıkamama durumu yaşanıyor. Banyolar sığınak haline getirilmiş. Her an bir yerde bir mermi ya da patlayıcı madde evin içine girebilir. Aylardır bunları dünyaya anlatmaya çalışan bir gerçekliği yaşıyoruz" diye konuştu. 

Evlerinde katledilen sivillerin havuz medyası tarafından ha bire "terörist" ilan edildiğini ifade eden Demirtaş, "Cenazenizle uğraşıyorlar, cenazenizi alamıyorsunuz, cenazeler çürüyor ama defnetmeye izin vermiyor" dedi. Demirtaş, bu konudaki sözlerini şöyle sürdürdü: "Cizre'de 11 gündür yaşanan bir dram, bu süre içerisinde yaşanılanların en ağırıdır. Cizre'de bir bodrum katında 31 insan, 6 cenaze ve 28 insanın da can vere vere geldiği durum hükümetin 'yalan' dediği gerçek durumdur. İnsanlara su bile verilmedi."

Demirtaş, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız'ı hedef gösteren açıklamasına tepki gösterdi. Demirtaş, Bakan Bozdağ'a "Tahir Elçi'yi hedef gösterdiniz, 40 gün sonra infaz ettirdiniz. Şimdi Faysal Sarıyıldız'ı hedef gösteriyor. Bakan ama adalet sıfır. Bütün savcılardan sorumlu bakan mahkemeleri etkileyecek bir iş yapıyor utanmadan bir milletvekili 'terörist' ilan ediyor" sözleriyle yanıt verdi.

Demirtaş, şunları söyledi: "Hükümetin savaş politikası çökmüştür. Cizre ve Sur'da bir başarı yok, tam bir hezimet vardır. Bunu saklamaya çalışıyor, bunu yapmak için de her türlü şeyi yapıyorlar. Bu yasaklar başladığı günden bugüne hükümet açısında çok daha kötü bir noktaya gelinmiştir. Her geçen gün bu durum daha vahim hale gelmiştir. Başbakan yalan söylüyor, sahadaki durum öyle değil. Bir zafer yok ortada. Zafer dedikleri binlerce insanı öldürmek midir? Cizre ve Sur'u yakıp yıktın hani zafer? Milyonlarca insanı duygu düzeyinde artık kopardın. Çürümüş cenazeler, işkenceler binlerce tutuklama bunların yarattığı koğuş. Diyarbakır Surlarına Türk bayrağı asmak mıdır zafer? Buysa sizin zaferiniz yanılıyorsunuz. Bunların hepsi yenilgi psikolojisidir." 


 ANKARA