
Serê Satê alanı dışında karakol ve üs bölgeleri hariç hiçbir alanda askere rastlanmıyor. Askerlerin bu tepeyi tutması ise bir çatışmanın kazanımı değil, HPG gerillalarının bu alandan çekilmesi sonrası oldu. TSK’nin paralı askerleri ise İkiyaka tepesine helikopterlerle indirildi.
Türk ordusu Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Geliyê Doskî bölgesinde Ağustos ayından bu yana tarihinin en büyük operasyonlarından birini düzenliyor.
14 Ağustos’ta startı verilen hava destekli askeri operasyonlar, başta Serê Sate alanı olmak üzere Doskî, Şitazin (Yeşiltaş), Mêrgezer, Şagûlord, Gûlord, Mêrgan, Kepîr, Weregoz, Sat (İkiyaka), Oremar (Dağlıca) ve Binbir alanlarında yoğunlaşan operasyon, Ekim ayından itibaren Çarçella’ya doğru ilerlemek amacıyla Şemdinli’nin Bêzelê (Aktütün) bölgesini de kapsayacak biçimde genişletildi.
Havuz medyası çuvalladı
Yaklaşık iki ay boyunca tüm teknik ve sayı üstünlüğüne rağmen gerilla hakimiyeti kırılamayınca bu kez, “havuz medyası” devreye konularak “Türkiye’nin Kandil’i temizlendi” ve “Örgütün beli kırıldı” başlıklarıyla haberler servis edildi.
Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’nın yönettiği belirtilen bu operasyonlara dair havuz medyası ısmarlama haberlerinde o kadar çuvalladı ki bir gün “119 terörist ele geçirildi” denildi, ertesi gün “cenazelere arazi koşullarından ulaşılamıyor” başlıkları atıldı.
‘Güvenlik bölgesi’ perdesi
Kamuoyundan ‘gizli’ bir savaş yürüten TSK, bölgedeki köylerin sakinlerine ambargo koyarak, alanları “Özel Güvenlik Bölgesi” bahanesi altında, ulaşıma kapattı. Bölgeye giden tek yol, Sinava (Kamışlı) köyü karakoluna bağlı askerler ve tanklar ile aylardır ulaşıma kapalı tutulurken, bölgeye giren herkesin kimlik bilgileri kaydedildi, “giriş” ve “çıkış” imzası attırıldı. Araçlarda kapsamlı aramalar yapan askerlerin yüzlerini kar maskeleri ile kapatması dikkat çekerken, yolun etrafında ağır silahlar, tanklar ve çivili bariyerler yer alıyor.
DİHA savaş bölgesine girdi
TSK’nin servis ettiği “çarpıtılmış” bilgiler dışında kamuoyuna bölge ile ilgili doğru haberleri yansıtmaya çalışan DİHA, askeri abluka altındaki bu bölgeye de girdi. Bölgenin giriş noktasındaki Kamışlı Karakolu’ndan Rahmo Tepesi’ndeki Rahmo Karakolu’na kadarki sadece 12 kilometrelik yol güzergahında tıpkı önceden olduğu gibi askeri araçlar geçiş yapabiliyor. Operasyondan önce de ormanlardan çıplak bölge olan yoldan askeri araçlar geçebiliyorken, araçlara havadan helikopterlerin “güvenlik” sağlaması ise bölgede havuz medyası tarafından servis ettirildiği gibi TSK hakimiyetinin olmadığının açık bir göstergesi niteliğinde.
35 km’lik alanın her noktası
Ormanlık ve dağlık alanların başladığı Rahmo Karakolu çevresinden itibaren ise söz konusu alanlar, gece ve gündüz savaş uçakları, Kobra tipi helikopterlerle bombardımana tutulurken, bölgedeki bilhassa Kamışlı Karakolu olmak üzere Dağlıca, Yeşiltaş, Ortatepe ve Rahmo karakol ve taburları ile bağlı üs bölgelerinden de sivil yerleşim alanları dahil bölgenin her karış toprağı bombardımana tutuldu, ormanlar yakıldı. Rahmo Karakolu’nun aşağısındaki yoldan Oremar’a kadarki 35 kilometrelik yol güzergahı boyunca ise ormanlık alanların tamamı bombardıman sonucu yakılmış durumda. Yine, yolun birçok noktasında ise patlama izleri ve sonradan kapatılmış çukurlar yer alıyor.
Karadan geçiş yok
Bölgede yoğun bombardımana tabi tutulan yerlerin başında 5 Eylül’de, en az 16 askerin yaşamını yitirdiği Şagûlord mevkisi geliyor. Söz konusu alanda halen zırhlı araçların parçalarının, asker dürbünleri ve eşyalarının olması, askerin hala karadan bu bölgeye giremediğinin en önemli göstergesi. Bölgede yaşayan köylülerden alınan bilgilere göre de askeri konvoylar, yoldan geçemediği için, alandaki karakol ve taburlara helikopterle sevkıyat yapılabiliniyor.
Asker sadece İkiyaka’da TSK’nin, 9 Kasım’da havuz medyasına servis ettiği bilgilerde, operasyonun sona erdiği iddia edilse de, geçen hafta yağan kardan sonra beyaza bürünen Serê Satê (İkiyaka) tepesinde bulunan askerlerin çadırlarda kaldığı öğrenildi. Buraya mühimmat depolandığı, etrafının mayınlandığı ve askerlerin de tepeden inemediği belirtiliyor. Zaten Serê Satê alanı dışında karakol ve üs bölgeleri hariç hiçbir alanda askere rastlanmıyor.
Asker almadı, gerilla çekildi
İkiyaka tepesi, binlerce paralı asker, Kayseri ve Bolu Komando Tugayları ile Van Askeri Kışlası’ndan getirilen asker gücü, onca asker kaybı ve savaş uçaklarının iki ay boyunca bombardımanı sonucu Türk orduunun girebildiği tek yer oldu. Askerlerin bu tepeyi tutması ise, bir çatışmanın kazanımı değil, HPG gerillalarının bu alandan çekilmesi sonrası oldu. TSK’nin paralı askerleri ise İkiyaka tepesine helikopterlerle indirildi.
Anlık poz!
Burada TSK’nin servis ettiği fotoğraflardaki görüntülerin yalnızca Serê Satê tepesine ait olduğu ve sarp kayalıklarda verilen bayrak pozunun anlık olduğu, askerlerin pozdan sonra o alanı terk ettiği de öğrenildi.
Operasyon bitti mi?
TSK operasyonun bittiğini iddia etse de binlerce paralı asker, halen indirildikleri Serê Satê tepesindeki çadırlarda kalıyor. Buzul tepesi akşama doğru sisle kapanırken, “biten bir operasyona” rağmen askerlerin neden halen dondurucu soğukta çadırlarda bırakıldığı merak konusu.
NEDİM TÜRFENT /DİHA/HAKKARİ
TSK’ya ‘Bordo bereli’ takviyesi
Geliyê Doskî operasyonunu yöneten, AKP’nin, Kürdistan’da yürüttüğü savaşın en önemli uygulayıcılarından biri haline gelen ve başında Tümgeneral Zekai Aksakallı’nın bulunduğu Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın (ÖKK) yetkileri genişletiliyor. Daha önce ÖKK’nın personel seçimi, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından yapılırken Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmelikleri’nde yapılan değişiklikle TSK’ye doğrudan Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda (ÖKK) görev yapmak üzere sözleşmeli subay ve astsubay alabilme yetkisi tanındı. Atama Yönetmeliği’ne “Doğrudan Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görev yapmak üzere TSK’ya alınan sözleşmeli subay ve astsubaylardan askeri eğitimlerini başarı ile bitirenlerin atamaları Özel Kuvvetler Komutanlığı‘na yapılır” maddesi eklendi. Buna göre TSK, Kürdistan’daki savaşta kullanılan “Bordo Berelileri” doğrudan istihdam edecek.