
Kazan Vadisi'nde hayatını yitiren Doğu Kürdistanlı HPG'lilerden Leyla Halîmî (Deniz Derya), Hasan Ali Pervizi (Rejav Jilemo), Gulale Yusufi (Dilar Dilbirîn), Geylani Reşidi (Sipan Cûdi) ve Sultan Ali Julide (Zinar Xoy) ile 4 Kasım'da Eruh'ta yaşamını yitiren HPG'li Kemal Muhammedi'nin (Zana Kewê) cenazesi DNA testi sonuçlanmasına rağmen ailelerine teslim edilmiyordu. İran resmi olarak cenazeleri kabul etmediği için Doğu Kürdistanlı gerillalar, Kuzey Kürdistan'ın sınırındaki Yüksekova'ya bağlı Esendere'de toprağa veriliyordu. Ancak "PKK cenaze törenlerinde gövde gösterisi yapıyor" diyen Türk devleti, yeni çıkardığı bir genelgeyle yabancı uyruklu HPG'lilere ait cenazelerin defnedilmesi için Adli Tıp Kurumu’nun bulunduğu ilin mülki idare amirinin yer göstermesi şartını getirdi.
Yönetmelik değişti ama zihniyet aynı
Bu düzenleme Kazan ile Eruh'ta yaşamını yitiren Doğu Kürdistanlı HPG'lilerinin cenazesiyle ilgili 52 günü aşan krizi yaratmıştı. Sorun BDP’lilerin durumu Başbakan Erdoğan’a iletmesi üzerine çözüldü. Adalet Bakanlığı, iki gün içinde Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nde değişiklik yaptı. Yönetmeliğe, “Gerektiği hallerde İçişleri Bakanlığı’nın belirleyeceği yerde ve şartlarda başka bir ilde de gömülebilir” cümlesi eklendi. İçişleri’nin yetkili kılınmasıyla İranlı ailelerinin, çocuklarının mezarını ziyaret edebilecekleri bir yere defin yapılmasının önü açıldı.
Bakanlık Diyadin'i gösterdi
Genelgenin Resmi Gazete'de yayınlanması ile birlikte İçişleri Bakanlığı İranlı ailelere defin için Ağrı’nın Diyadin İlçesi'ni gösterdi. Cenazeler, Malatya’dan alınarak Diyadin’e götürüldü.
Polis zulüm yaptı
Ancak genelgedeki "İçişleri Bakanlığı’nın belirleyeceği şartlar" ifadesi nedeniyle polis, ailelere adeta zulüm yaşattı. Polis 6 gerillanın yanyana gömülmesine izin vermedi. Ancak aileler buna rağmen cenazeleri yanyana gömdü. Bunun üzerine acılı ailelere saldıran polis, "Bunları buradan çıkaracaksınız. Çıkaramazsanız, kepçelerle biz çıkarırız" diye tehditler savurdu. Aileler ile polis arasında yaşanan tartışma ve gerginlik üzerine araya BDP'li milletvekilleri Halil Aksoy ile Demir Çelik girdi. Ancak çabaları sonuç vermedi.
Döve döve mezarlıktan attılar
Aileler evlatlarının cenazelerinin üstünü toprakla kapatmaya çalıştığı sırada, çok sayıda çevik kuvvet ve özel harekatçı polis mezarlığa girdi. Polisler, kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu onlarca kişiyi coplarla döve döve mezarlıktan çıkardı. Bu sırada Milletvekili Aksoy, Ağrı Valisi Ali Yerlikaya'yı arayarak "Buna bir son verin" diyerek, Vali'den duruma müdahale etmesini istedi.
Böyle zalimlik olmaz
Sonuç alınamayınca aileler, polise "Kepçeyle çıkarmanıza izin vermeyiz, biz cenazelerimiz kendimizi çıkarır, yeniden gömeriz" dedi. Ardından 6 gerilla yanyana gömüldükleri yerden çıkarılarak, polisin gösterdiği yerlerde yeniden toprağa verildi. Bu sırada anaların "Böyle zalimlik olmaz" feryatları yükseldi.
8 cenaze İstanbul'a gönderildi
Öte yandan 15 Aralık'ta Bingöl/Yayladere'deki operasyonda hayatını yitirdiği öne sürülen 8 HPG'linin cenazesi ise İstanbul Adli Tıp Kurumu'na götürüldü. Cenazelerin otopsileri Elazığ Fırat Üniversitesi Araştırma Hastanesi'nde yapılmıştı. Cenazelerin, Malatya yerine İstanbul'daki Adli Tıp'a gönderilmesi dikkat çekti.
DİHA/AÐRI-İSTANBUL