Kürt halkına karşı gerçekleştirilen uluslararası komplonun 20. yıl dönümünde Basel-Strasbourg kolunda seçilmişler, inanç ve kurum temsilcileri yer alıyor. Duygularını bizimle paylaşan yürüyüşçüler, ”Zaman, direniş zamanı. Herkes elinden geleni yapmalı” çağrısında bulundu.
ALİ ONGAN
Basel-Strasbourg uzun yürüyüşçüleri, eylemlerinin 5. gününde. Yoğun yağmur ve fırtınaya rağmen gün boyunca büyük bir coşku ve inatla yürüyüşlerine devam edenler arasında siyasetçiler, farklı inançlardan isimler, sanatçılar da yer alıyor. Gazetemize konuşan uzun yürüyüşçüler ”Zaman, direniş zamanı. Herkes elinden geleni yapmalı” mesajı verdi.
Elimizden geleni yapacağız
Uzun yürüyüş öncesi Basel’de yapılan mitinge katılan İsviçre Yeşiller Partisi Federal Parlamento Milletvekili Sibel Aslan, Leyla Güven’in Öcalan’a uygulanan tecride karşı başlatmış olduğu açlık grevinin oldukça önemli olduğuna değinerek, Güven’in durumunun artık endişe edici düzeye ulaştığını söyledi. Yaşananları parti olarak yakından takip ettikleri belirtten Aslan, ”Başlatılan uzun yürüyüş hak talepli barışçıl bir eylem. Elimizden gelen ne varsa yapacağız. Talepler dikkate alınmalıdır” dedi.
Yeni bir direniş hattı örüldü
HDP Şırnak eski Milletvekili Leyla Birlik, Güven’in yeni bir direniş hattı oluşturduğunu ifade etti. Birlik, ”Nasıl ki dün Dörtlerin ateşiyle Kürt halkı kendi küllerinden doğdu, Mehmet Tunçların direnişiyle Kürdün baş eğilmezliğini gördük. Bugün de Leyla’nın çağrısıyla yeni bir direniş hatı oluşuyor. Bu sese kulak vermeliyiz” dedi. Birlik, Öcalan üzerindeki tecridin kırılması için herkesin geç olmadan üzerine düşen görevleri yerine getirmesi gerektiğini dile getirdi.
Leyla bir kıvılcım yaktı
Büyük bir coşkuyla yürüdüklerini belirten HDP Van eski Milletvekili Tuğba Hezer ise ”Sevgili Leyla’nın başlattığı kıvılcım Kürdistan ve Avrupa’nın her köşesinde yankılanıyor. Uluslararası komployu Sayın Öcalan zindandaki duruşu ve Kürdistanlıların bu duruş etrafında kenetlenerek sahip çıkması, komployu boşa çıkaracaktır” diye konuştu.
Ağır bir süreçten geçiliyor
Yürüyüşte yer alan HDP Amed eski Milletvekili Nursel Aydoğan, ağır bir süreçten geçilirken Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kalkması için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini dile getirdi. Aydoğan, ”Kürt halkı 40 yıldır çok ağır bedeller vererek yürüyüşüne devam ediyor. Bundan sonra da devam edecektir” dedi.
Dayanışmacı değil öznesiyim
Öcalan’a uygulanan tecride karşı Leyla Güven öncülüğünde başlayan direnişin, Türkiye’nin demokratikleşmesi için de önemli olduğunu dile getiren yazar Mahir Sayın, devam eden mücadelenin faşizme karşı bir adım olduğunu dile getirdi. Uzun yürüyüşün, bir mücadelenin parçası olduğunu kaydeden Sayın, ”Bu yürüyüşte sadece dayanışma için değil aynı zamanda kendim için, halklarımız için de yer alıyorum. Dayanışmacı değil öznesi olarak kendimi görüyorum” dedi.
Hesapları bırakıp direnişi yükseltelim
Tarihi gelişmelerin arifesinde yürüyüşte olduklarını ifade eden SYKP Avrupa koordinasyonundan Tuncay Yılmaz, Kürtlerin dört parça Kürdistan’daki direnişi ve kazanımlarının ezilen halkları kuşatan faşizmin tehdidi altında olduğunu bile getirdi. Leyla Güven’in öncülüğü üstlendiği direnişin sesini yükseltmek için tüm hesapları bir kenara bırakarak, ses vermek gerektiğini dile getiren Yılmaz, “Zaman direnişle faşizmi parçalama zamanıdır” dedi.
Halkımız Leylalara sahip çıkmalı
Yürüyüşte yer alan CİK (Civaka Îslamiya Kurdistan) temsilcisi Mele Salih, 14 Temmuz Amed Zindan direnişine değinerek, ””Kırk yıl önce Diyarbakır’da bir avuç insan açlık grevi başlatarak, bedenlerini toprağa vererek bir çağrı yapmışlardı. Biz Kürt’üz, bizi tanıyın ve halkımızın haklarını verin demişlerdi. Bugün de Leyla ve arkadaşları ‘Başkan Apo ve Kürtlere uyguladığınız zulümde vaz geçin, biz halkız, bizi tanıyın’ diyor. Biz haklıyız, biz onurlu bir halkız, biz adalet için, eşitlik için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi. ”Halkımız Leylalara sahip çıkmalıdır” diyen Mele Salih, ”Ömrüm yeterse barış için hiç durmadan yürürüm” diye ekledi.
Alevilere direnme gücünü Öcalan verdi
Uzun yürüyüşte yer alan isimlerden FEDA İsviçre Temsilcisi Songül Çelik ise Alevilerin yüzyıldır kırıma uğradıklarını dile getirerek, ”Son kırk yıldır Sayın Öcalan ve arakadaşlarının başlattığı mücadele ile Aleviler kendilerini örgütleyerek bu soykırım zihniyetine karşı bir duruş sergilediler. Bu süre içinde görüldükü inançların, halkların ve kültürlerin ortak mücadelesi, soykırım zihniyetine dur diyebiliyor. Sayın Öcalan üzerinden tüm toplum ve inançlara dayatılan tecriti kırmak için buradayız. Bunu kırmak ve süreci başarılı bir şekilde karşılamak için Leylaların çağrılarına yanıt olmalıyız” diye konuştu.