Araştırmacılar, çeşitli veriler ışığında hazırlanan listede, ülkelerin askeri harcamaları, toplum güvenliği ve ülke içinde ve uluslararası yaşanan çatışmaların yanı sıra aralarında, suç oranı, polis gücü, hapisteki insan sayısı, silahlara erişim, siyasi terör, yer değiştirmek zorunda kalan insanların sayısı, hükümetin işlevselliği, yolsuzluk, basın özgürlüğü ve işsizliğin de bulunduğu birçok faktörü incelemiş.
Listenin 128’inci sırasında yer alan Türkiye’de, şiddetin ulusal maliyeti 52 milyar 520 milyon Dolar olarak belirlenmiş. İnsan hakları kategorisinde 10 üzerinden 3.8 alan Türkiye, siyasi kültürde 5, askeri harcamalarda 1.4, siyasi istikrarda 2.5, vatandaşların savaş isteğinde 4 ve basın özgürlüğünde 100 üzerinden 45.9 puan almış.
Ayrıca iki gün önce de ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin açıkladığı "Dünyada 2013 İnsan Hakları Raporu"nun Türkiye bölümünde hükümetin ifade özgürlüğü ve toplu gösteri özgürlüklerine yaptığı müdahalelere dikkat çekildi. Ceza kanunu ve terörle mücadele yasalarının ifade özgürlüğünü kısıtladığı vurgusu yapıldı. Rapora göre, Türkiye’de suçların cezasız kalması da sorun oluşturuyor. Raporda güvenlik güçlerinin ihlallerinin ve devletin diğer kademelerindeki yolsuzluğun soruşturulduğu ancak çoğunlukla dava aşamasına gelmediği ve mahkumiyet kararlarına nadir rastlandığı belirtildi.
***
Hangisinden başlasanız elinizde kalır bir durum. İnsan hakları mı? Türkiye’de insan hakları ihlalleri konusunda yapılan araştırma ve incelemelerde ortaya çıkan sonuçlar da yukarıdaki raporu destekler niteliktedir.
Yazılı ve görsel meydanın denetim altına alınmış olması muhalif köşe yazarlarının işten atılması Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğü alanında da somut olarak geriye gidildiğini göstermektedir.
Siyasi kültür mü? Bir toplumun demokrasiyi sindirebilmesi, istikrarlı bir şekilde uygulayabilmesi için en önemli faktörlerden biri olan siyasi kültürün; hoşgörü, güven, ortak hareket, siyasi katılım gibi temel taşlarına toplum olarak ne kadar sahip olduğumuzu söyleyebiliriz? Toplum dinamiklerinden koparılmış, farklı olan ötekileştirilmiş ve sindirilmeye çalışılmıştır.
Araştırmaya göre siyasi istikrarda da 2.5 notla sınıfta kalmışız. Siyası istikrar bir ülkede hemen her alanı etkileyen önemdedir. Siyasi istikrara sahip olmayan bir ülke, gelişemez, sunni çatışmalarla, bir takım kısır döngülerle, bir ileri, iki geri, çıkmazıyla boğuşur durur.
***
Evet, rakamların kıskacında sıkışmış kalmış bir ülke: Burası Türkiye.
Her konuda fikrimizi söylemeye bayılır, ama başka fikirlere tıkarız kulağımızı... Bizi eleştiren gazetecileri akademisyenleri işlerinden eder, hain ilan ederiz.
Devleti kutsal ilan eder, sonra da devleti soyarız: Sakın eleştirmeye kalmayın her türlü devlet baskısıyla karşılaşırsınız. Daha da acısı kraldan çok kralcı kesilen vatanperver münevverlerin (!) hışmına uğrarsınız. "Burası Türkiye." Kendi zenginliğinden bihaber mirasyediler ülkesi...
Şairin dediği gibi: "Tam da artık bu memlekette hiçbir şey şaşırtmaz beni sanırken,her seferinde yeniden şaşırmak yorgunuyum."
Zayıflarla dolu bir karne
Uluslararası bir sivil toplum kuruluşu olan "Ekonomi ve Barış Enstitüsü” geçenlerde yaptığı bir araştırmanın sonuçlarını açıkladı. 162 ülkeyi kapsayan ve basın özgürlüğü, askeri harcamalar, demokratik ortam ve suç oranı gibi kriterleri de kapsayan ‘Küresel Barış Endeksi’ne göre Türkiye 162 ülke arasında ancak 128. sırada yer bulabilmiş.