Zchaepe, güvenini kaybettiği gerekçesiyle avukatlarının azledilmesini istemişti. Ancak dün, davanın görüldüğü Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi, sanığın avukatlarına güvenini kaybetmesini gerektirecek bir neden görmedi ve bu talebi reddetti. Daha sonra salondaki tanıkların dinlenmesine geçildi. Bugüne kadar konuşmayan Beate Zschaepe'nin avukatlarını azletme isteği Alman kamuoyunda sanığın konuşabileceği spekülasyonlarına yol açmış, NSU'nun karanlık bağlantıları ve eylemlerine ilişkin yeni ipuçlarının ortaya çıkabileceği beklentisini doğurmuştu.

İstihbarat skandalı
Almanya'da, 2000-2007 yıllarında 8'i Türkiyeli 10 kişiyi öldüren, çok sayıda soygun gerçekleştiren NSU örgütünün varlığı ve cinayetlerdeki rolü ancak 2011 yılı sonunda ortaya çıkarılabilmişti. NSU üyelerinden Uwe Böhnhard ve Uwe Mundlos, 2011 Kasım ayında bir banka soygununun ardından saklandıkları karavanda ölü bulunmuş, iki kişinin intihar ettikleri öne sürülmüştü. Baş sanık Beate Zschaepe ise Münih'te 16 aydır devam eden davada susma hakkını kullanıyor. NSU'yu kuran Neo-nazilerin yıllarca yer altında faaliyet göstermelerine rağmen Alman istihbaratı ve polisi tarafından tespit edilememiş olması, 2011 yılında Almanya'da büyük bir skandala yol açmış, NSU üyelerinin geçmişte bazı istihbarat muhbirleriyle ilişki kurmuş olmaları skandalın boyutlarını daha da genişletmişti. Almanya iç istihbarat teşkilatında aşırı sağcı gruplara ve kullanılan muhbirlere ilişkin bazı belgelerin 2011 yılı sonunda imha edilmesi ve bunun kamuoyuna sızması kuşkulara yol açmıştı.

MÜNİH