Mêrdîn'in Nisêbîn ilçesinde bir yıla yakındır süren saldırılar süresince ilçede kalarak yaşananları aktaran JINHA editörü Zehra Doğan, habercilik faaliyetleri nedeniyle önceki gün tutuklanarak Mardin E Tipi Cezaevi'ne konuldu. Saldırılar sırasında ilçede bulunan HDP Mêrdîn Milletvekili Ali Atalan ve Nisêbîn Belediye Eşbaşkanı Sara Kaya, Doğan'ın gazeteciliğine tanık olduklarını ifade etti. 

Zehra Doğan ile son yasağın başlangıcından itibaren yan yana olduklarını ifade eden Kaya, Doğan'ın Nisêbîn'de yaşananları tüm dünyaya duyurduğunu, gazetecilik görevini yapmak için ilçede bulunduğunu aktardı. Doğan'ın hem ilçede yaşanan durumu ve kadınların özgün olarak yaşadıklarını aktardığını dile getiren Kaya, "Zehra sadece haber yapmakla da yetinmiyordu. İlçede yaşanan saldırı ve katliamları çizerek kamuoyuna aktarıyordu. Kelimeler kalmamıştı zaten yaşananları aktaracak. 100'üncü günde yaşananları resmetmişti. Cizîr'den Nisêbîn'e yaşananları çizimleriyle kitaplaştırmak gibi bir amacı vardı. Ancak kentten çıktığı gün gözaltına alınarak tutuklandı" dedi. 


'Gerçekleri anlatmaya devam'

Doğan'ın Nisêbîn'de yaşanan saldırılara tanıklık ettiği için tutuklandığına işaret eden Kaya, "Çıktığı zaman böyle bir şey olabileceğini tahmin ediyorduk, daha önceden Meltem Oktay ve Bilal Güldem de gazetecilik nedeniyle tutuklandılar. Giderken de 'Vazgeçmeyeceğim, gerçekleri anlatmaya devam edeceğim' dedi. Zehra, diğer gazeteciler ilçeden çıkartıldıktan sonra burada yaşananları dünya kamuoyuna duyuran tek isimdi" diye konuştu. 


'Zehra serbest bırakılsın'

Doğan'ın cesur bir kadın ve gazeteci olduğunu da vurgulayan Kaya, "Çok cesur bir kadındı, Şengal'den Nisêbîn'e kadar bütün olaylara tanıklık etmişti. Biz de onun tanıklığından memnun kaldık" diye ifade etti. Kaya Doğan'ın derhal serbest bırakılmasını isteyerek, "Zehra gazetecidir, ressamdır. Bu şekilde elde bir delil olmadan tutuklanması hukuksuzdur" dedi. 


'O sorumluluğunu yerine getirdi'

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mêrdîn Milletvekili Ali Atalan da, saldırılar sırasında Doğan'ın kamuoyuna yönelik sorumluluğunu yerine getirdiğini ve hakikati duyurduğunu söyledi. Doğan'ın gazetecilik mesleğini yerine getirdiğini kaydeden Atalan, "Nisêbîn'de yaşanan saldırılar, katliam ve yakıp yıkmaları dünyaya duyurdu. Gazeteci Doğan bu nedenle tutuklandı. Gerçeği ve hakikatin bilinmesi istemeyenler, katliam politikalarının gerçek yüzünün dünya kamuoyu tarafından bilinmesini istemeyenler, Zehra ve arkadaşlarını tutuklamaktadır. Ancak bilmelidirler ki yüzlerce Zehra, tutuklama ve baskılara rağmen gazetecilik faaliyetini sürdürüyor" dedi.


'Savaş gerçeğini yansıttığı için tutuklandı'

Kürdistan, Türkiye ve uluslararası basın örgütlerine ve kamuoyuna gazeteci Zehra Doğan'a sahip çıkılması çağrısında bulunan Atalan, "Zehra'nın serbest bırakılması için hemen harekete geçilmelidir. Basın özgürlüğünün giderek kısıtlandığı, gerçeklerin karartıldığı bir süreci yaşıyoruz. Zehra'nın tutuklanmasının sebebi de savaşın gerçek yüzünün kamuoyuna yansıtılmasıdır" diye konuştu.


 DİHA/MÊRDÎN





Özgür basın emekçileri: 'Yanında olacağız'


Zehra Doğan'ın tutuklanmasına tepki gösteren kadın gazeteciler, onun aylar süren yasak altında, bombardıman ve ateş içinde Nisêbîn'de neler olup bittiğini bilmek isteyenlerin gözü kulağı olduğunu söyledi. 

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Örgütlenme Sekreteri Arzu Demir, Zehra Doğan'ın haberleri ile 'Nusaybin'in dünyaya açılan kapısı" olduğunu ifade etti. 


Baskı dönemlerinin ilk hedefi

AKP/Saray iktidarının gazetecilik yapma koşullarını ortadan kaldırdığı bugünlerde Doğan'ın mesleğine sahip çıktığını söyleyen Arzu Demir, "Biz dışarıda kalan gazeteciler olarak, gerçeğin peşinden gitmeye, baskı gören, tutuklanan, tehdit edilen meslektaşlarımızla dayanışmaya devam edeceğiz" dedi. Her baskı döneminin hedefinde ilkin gazeteciler olduğuna dikkat çeken Demir, önceki gün Dersim'de gözaltına alınan ETHA muhabiri Ezgi Özer için de endişe ettiğini dile getirdi. 


‘Serbest bırakılsın!’

Gazeteci Burcu Karakaş, özellikle çatışma bölgelerinde çalışan gazeteciler üzerinde çok büyük bir baskının olduğunu belirterek şunları söyledi: "Zehra, Nusaybin'de yaşananları kalemi döndükçe aktaran arkadaşımız. Özellikle son dönemde çatışma bölgelerinde mesleğini icra etmeye çalışan arkadaşlarımızın üzerinde çok büyük bir baskı söz konusu. Bu baskılar sebebiyle çeşitli soruşturmalara, tehditlere ve hatta bazen Zehra örneğinde olduğu gibi tutuklamalara maruz kalıyorlar. Kendisinin bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz. İşinin başına dönmesini umut ediyoruz. Gazeteciler üzerindeki baskı kabul edilemez."


'Gazeteciliğini sonuna kadar savunacağım'

Gazeteci Kumru Başer de Doğan'ın canını ve özgürlüğünü tehlikeye atan bir gazeteci olduğunu belirterek, yaptığı haberlerin intikamı alınarak, hukuk dışı bir cezalandırmaya tabi tutulduğunu söyledi. Başer, "Birçok meslektaşı gibi ben de Zehra Doğan'ın gazeteciliğini sonuna kadar savunacak ve yanında olacağım" diyerek, tepkisini dile getirdi.


'Gazetecilerin tutuklanması darbedir'

Özgür Gündem Gazetesi Editörü Günay Aksoy da gerçekleri yazan, savaş bölgesinde muhabirlik yapan gazetecilerin haber yapma haklarının ellerinden alınmasının aslında bir darbe olduğunu ifade etti ve Doğan'ın bir an önce çalışma alanına dönmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'de gazeteciliğin suç sayıldığına dikkat çeken Aksoy, 'Gazeteci arkadaşlarımızın bırakılması için mücadele edeceğiz" dedi. 


 JINHA/İSTANBUL