
Kitap, ahlak ve siyaset tarafından toplumsal düzene zararlı görülen ve bu amaçla kuşatma altına alınan zevkin kendi başına ne tür bir tarih olduğunu bilmek isteyenler için toplu bir kaynak niteliğinde...
Yazar, tarih boyunca zevk duyumunun neden sakıncalı görüldüğü, bir yandan sakıncalı görülürken diğer yandan bu denli arzulanıyor oluşunun nedenleri nelerdir sorularının cevabını okuyucu ile birlikte arıyor. Kitabı okuyup bitirdiğinizde göreceksiniz ki zevk anlayışının kendisi de toplumsal gelişime paralel oldukça hareketli ve her döneme göre değişkenlik arzeden bir yapıya sahip. Her toplumsal yapı, her felsefik akım, her dinsel inanç kendi bakış açısına göre bir zevk anlayışını inşa edip hakim kılmaya çalışmış.
Erkeğin keyfiliğinin tarihi
Diğer çarpıcı yanı da nasıl tarih yapımına daha doğrusu tarih yazımına, örgütlenmeye, siyasete, hukuka, felsefeye, devlete, ekonomiye ve daha bir çok şeye erkek karar vermiş ve kendi ihtiyacına göre şekil vermişse; zevkin de yapılanmasına kabulü veya reddine erkek karar vermiş oluyor. Kadın olsa olsa zevk aracı derecesindedir. Bu manada zevkin tarihi bir yerde erkeğin keyfiliğinin tarihi olarak da karşımıza çıkıyor.
Yazar çalışmasıyla Antik Yunan’dan başlayarak Roma, Hıristiyanlık, ve Aydınlanma temel başlıkları adı altında zevk anlayışı ve uygulamasının geçirdiği evrime ışık tutarken, günümüz zevk anlayışının sorgulaması ve yeni bir düşüncenin açığa çıkmasına hizmet etmeyi hedefliyor. Kitap, Akgül’ün okuyucuya ulaşmış ilk çalışması değil. Akgül’ün “Felsefenin Doğuşu ve Yayılışı” adlı bir çalışması daha bulunmaktadır. 1973 yılında Mêrdîn’in Nisêbîn ilçesinde doğdu. Kesintisiz olarak 20 yılını Türkiye’nin çeşitli cezaevlerinde geçirdi. Halen Adıyaman Cezaevi’nde bulunan Akgül, müebbet cezasına çarptırıldı.
TURABİ KİŞİN / Kandıra 1 No’lu Cezaevi