
Kürt kadın mücadelesinin ana özelliği olan devrimci öncülerle mücadelesini sürdürme geleneği, belki Zeynep Kınacı isminde biraz daha farklı bir seyir alıyor. Keza Zeynep Kınacı, Kürt kadın mücadelesinde birçok tarihi, güncel ve siyasal olgunun ciddi gerilim yarattığı bir süreçte kendi düşünüş ve kararlılığıyla bir tarihi kulvarı deneyen, ender devrimci kadınlardan biri olarak, gerek kadın mücadelesinde gerekse Kürt Özgürlük Hareketi’nde bir tarihsel köprü işlevinde anılır.
Zeynep Kınacı’nın Kürtler için iki misyonu birden ifade ettiğini söyleyebiliriz. İlki kadın mücadelesine kendi düşünüş tarzıyla kattığı özgün irade girişimidir. İkincisi ise Kürt Özgürlük Hareketi’ne kazandırdığı yeni direnişçi tutumdur.
Kürt Kadın Hareketinin her aşamasında bu öncü kadınların tarihsel ve siyasal sorumlulukları, her defasında yeni açılımlar katmıştır harekete. Hem toplumsal alanın ağır eşitsizlik koşulları, hem de siyasal gelişmelerin silikleştirdiği bir gelenekten gelip değişim misyonunu başarıyla taşımak, sanırım Kürt kadının bu öncü dinamiklerine bağlanabilir. Kürt kadının mücadelesi sınıf, cinsiyet, siyaset, tarih, kültür ve irade mücadelesidir. Keza Kürt kadını dünyadaki düşünsel değerler açısından en yoksul kadınlar sınıfından kalkıp, 21. asrın karmaşık siyasi dengeler coğrafyasının tam kalbine özgürlük bilinci yerleştiren en güçlü hareketlerden biri olarak konumlanmış bulunmakta. Bunun temelindeki harç; yaşama inanmanın, örgütlü dayanışmada kararlı olmanın ve siyasal ve ideolojik özgürlüğe inanmanın bir sonucu olabilir. Zaten Kürt kadın mücadelesinin öncülerinin temel profili ideolojik inanç, siyasal kararlılık ve kendi yolundan vazgeçmeme arzusu olarak özetlenir.
Baştan beri bir değerler bileşkesi olan Kürt kadınlar, mücadelelerinin sınırlarını ve sorunlarını dünyanın ortak kaderi olarak algılayıp, ana referanslarını daima dünya kadın mücadelesinin ilkeleriyle birleştirerek, bütün kadınlar adına mücadele gücünü olduklarını, her eylem ve kazanımlarıyla evrensel mücadele sistematiğine aday olduklarını, defalarca açıklamışlardır. Kürt Kadın Mücadelesi bir devam ve birbirini izleyerek ve birbirinden birikim, sahiplenme ve ilerleme hedefi koyan bir mücadele sistemidir. Kürt toplumu gibi birçok bilgi ve bilinç kodları sarsılan ve gelecek sistematiği yerle bir edilen bir toplumda hem kadın olarak özgürlük mücadelesine aday olmak, hem de içinde bulunan çağın stratejilerine karşı ciddi donanım yakalayıp içte ve dışta kadın özgürlük mücadelesi vermek, asla kolay tarif edilemez. Keza Kürt kadınları için evin eşiklerinden başlayıp, zindanlara, dağlara, sürgüne, isyana, soykırımlar tarihiyle yerle bir edilen bir toplumun enkazından devr alınan çok ağır bir geçmiş miras söz konusu.
Türkiye'nin bugün vardığı siyasal ve düşünsel kırılmalar ve kadınların durumu, aslında Kürt Kadın Hareketi’nin ne denli zor ve zahmetli bir işe el attığının ve hangi tehlike sarmalından dirildiğinin en güzel örneğidir. Topyekün bir varoluş mücadelesine başlayan Kürt kadınların bugün hem devrimci kimlikleri -ki günümüz itibariyle bu en büyük özgünlüktür- hem fikirsel dünyaları hem de yarattıkları örgütlülük ağı aslında tarihsel olarak birçok atılımın kadın mücadelesi sayesinde değişim yaşadığının net ifadesi. Eğitim, ifade, irade ve insanca muamelenin büyük oranda sıfırlandığı Kürdistan’da, Kürt Özgürlük Hareketi’nin yarattığı sarsıntı ve beraberinde Kürt kadınlarının durmaksızın özgürlüklerini sahiplenmeleri, aslında iki mücadele alanında yürüdüklerinin işaretidir. Bu yanıyla Kürt Kadın Mücadelesinin her tarihi figürü hem Kürt tarihinin bir unutulmazı, hem de evrensel tarihin modern dönüştürücülerindendir.
İşte tam da bu çerçevede Zeynep Kınacı, hem ulusal değerlerin hem de evrensel bilinç bağlamında; geçmişten günümüze ulaşan kadın sorunun Kürt mücadelesinde, bir şekil ve misyon kazanmasında ciddi dizayn dinamiği olarak benimsenmeli. Zeynep Kınacı’nın, kadın mücadelesine kazandırdığı doğrultu birçok yerde kadınların örgütlü mücadele ortamında yeniden kabul görmesinde kesinlikle perçinleyici rol oynamış ve örgütlü kadın çalışmasına kesinlikle bir esin ve dayanma perspektifi olmuştur. Bir nevi Kürt kadının ideolojik ve düşünsel sahasına yeni bir nefes ve kendine güven damarı olarak eklemlenmiştir.
Kürt Kadın Mücadelesi bugünkü durum itibariyle Türkiye’de tek özgür ve örgütlü kadın hareketidir. Barındırdığı yaşam deneyimleri, ideolojik olgunlukları ve siyasal direngenlikleriyle geleceğin Kürt kadınının yaşamı hakkında da ciddi ipuçları Zeynep Kınacı ve mücadelesinin satır aralarında saklı.
BEHİCE DEMİR