Bundan 18 yıl önce Dersim’de Zilan (Zeynep Kınacı) Dersim merkezine fedai bir eylem yapmıştır. Kürt Halk Önderi’ne yönelik komploya fedaice bir direnişle karşılık verilmiştir. Kürt Halk Önderine yönelik her saldırı fedaice karşılık görür kararlılığı herkese gösterilmiştir. Kürt halkının özgürlük mücadelesinin fedaice yürümesinin en temel kaynaklarından biri de Zilan duruşu ve direnişidir. Kürt kadınının 14 Temmuz ruhunu daha da derinleştirmesi, kapsamlılaştırması ve toplumsallaştırması olmuştur. Kürdistan devriminin tarzı olan 14 Temmuz ruhunun yenilmezliğine mührünü basmıştır.

Bugün Kürt kadınının özgürlük mücadelesini çok çarpıcı etkili gücünde Zilan direnişi ve ruhunun rolü çok büyüktür. Zilan, kadın özgürlük çizgisi ve mücadelesinde yeni bir dönem başlatmıştır. Kürt Halk Önderi, Zilan’ı özgürlük mücadelesinin başkomutanı olarak tanımlamıştır; hepimiz onun emrindeki militanlarız, demiştir. O günden şimdiye kadar Kürt Halk Önderi kadın özgürlük çizgisini geliştirmede, kadını örgütlü özgürlük gücü haline getirmede büyük çaba göstermiştir. Kürt kadınları da Zilan fedai eyleminden sonra tümüyle fedaileşmiş, kadın özgürlüğünün mutlaka gerçekleştirileceği irade ve güce kavuşmuştur. Bu açıdan Zilan eyleminin dönemsel ve tarihsel sonuçlarının daha kapsamlı bir biçimde değerlendirilmesine ihtiyaç vardır.
Zilan eyleminin Dersim’de gerçekleştirilmesi de tesadüfi değildir. Dersim’de devletin 1938 ve sonrası gerçekleştirdiği soykırıma tepkinin Dersim’de ortaya çıkardığı fedai direniş ruhu da bu eylemde kendini ortaya koymuştur. Zilan’ın bir Alevi Kürt kadını olması, bu fedailikteki temel değerlerin kaynaklarının önemli bir bölümünü de göstermektedir. Zulme karşı büyük isyan duygusu 30 Haziran eylemini ortaya çıkarmıştır. Dersim topraklarını soluyup da fedai olmamak mümkün değildir. Dersim’de dürüst, onurlu, Dersim tarihini bilen, halkına saygılı herkes fedai olur. Dersim’in havası suyu fedai yetiştirir. Kuşkusuz 14 Temmuz ruhuyla Dersim’in soykırıma karşı öfkesi birleşip 30 Haziran direnişçiliğini ortaya çıkarmıştır.
30 Haziran Şeyh Sait’in idam edildiği ve Kürt Halk Önderi’nin idam kararının verildiği 29 Haziran’dan bir gün sonrasıdır. Dolayısıyla Zilan’ın eylemi aynı zamanda Kürdistan’daki soykırımcı zihniyete karşı da bir eylem karakterindedir.
Hayri Durmuş, 14 Temmuz Ölüm Orucunda ölüme giderken “Mezarıma borçludur diye yazın” derken, Zilan da “Canımdan başka bir şeyim olsaydı da verseydim” diyerek Kürdistan devriminin fedai ruhunun ne olduğunu vurgulamıştır. Bu ruh yenilmezliğin ruhudur. Böyle bir fedai ruhu olan bir hareket, bir halk yenilgiye uğratılamaz.
Kürt halkının düşmanları, Kürtleri soykırıma uğratmak isteyenler ne kadar çaba gösterirlerse göstersinler, saldırırsa saldırsınlar her saldırıda 14 Temmuz ruhu ve onun kadında somutlaşması olan Zilan ruhu mutlaka ayağa kalkar ve saldırıları püskürtür. 14 Temmuz ruhunu ve onun 30 Haziran pratikleşmesini anlamamak daha baştan yenilmektir. Bu nedenle Türk devleti başta olmak üzere tüm Kürt düşmanları daha şimdiden yenilmiştir. Nitekim her tasfiye oldu denildiğinde Kürt Özgürlük Hareketi daha güçlü bir biçimde tarih sahnesine çıkmaktadır.
Kadın özgürlük çizgisiyle mayalanmış Kürt Özgürlük Hareketi’ni yenilgiye uğratmak mümkün değildir. Kürt Özgürlük Hareketi Zilan ruhuyla yenilmezlik iksirini içmiştir. Bu açıdan Önder Apo Zilan’a çok değer vermiş, onu kendi komutanı ilan etmiştir. Öyle ki Cumhurbaşkanlığı seçiminde Zilan’ın anısına bağlılığın gereği bir seçenek de kadın ve Alevi de olabilir demiştir. Belki iyi bir hazırlık ve tartışma olmadığı için böyle bir aday tespitine zaman kalmamıştır, ancak Kürt Halk Önderi’nin bir kadın ve Alevi de cumhurbaşkanı adayı olabilir demesi, Zilan kişiliğine ve onun Kürdistan devrimindeki yerine vurgu yapmak içindir. Bu gerçekliğin de herkes tarafından bilinmesi gerekmektedir.
Kürt halkı ve tüm demokrasi güçleri tabii ki yaratılan değerlerdeki ruhu, karakteri ve kültürü iyi bilmelidir. Direnişçi köklerini bildikçe, ona dayandıkça özgür ve demokratik yaşama kavuşurlar. Köksüzler ve inkarcılar hiçbir başarı elde edemezler. Bu açıdan Kürt özgürlük mücadelesinde kadının yeri her zaman bilinecektir. Bu bilinmeden özgür ve demokratik yaşama kavuşmak zordur. Kürt kadını Kürdistan’da en onurlu yeri hak etmiştir. Kadın özgürlüğünü bu nedenle anlamak, değer vermek, kadını sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel yaşamda en onurlu ve önemli yere layık görmek gerekmektedir.
Eşbaşkanlık da Zilan ruhunun verdiği mücadelenin kazanımıdır. Eşbaşkanlığın özgür ve demokratik ruhu esas olarak kadına aittir. Kadın temsili eşbaşkanlığı anlamlı ve değerli kılmaktadır. Erkeği de bu sistem içinde onurlu kılan kadın özgürlük mücadelesinin yarattığı kadın gerçeğidir. Bu açıdan kadının başta yerel yönetimler olmak üzere yaşamın her alanında önde olması gereklidir. Eğer eşbaşkanlardan hangisi bir adım önde denirse, buna kadın cevabı verilebilir. Erkek eşbaşkanları da anlamlı kılan, kadının Eşbaşkan olmasıdır. Çünkü  eşbaşkanlık kurumunun adil, eşit, demokratik ve özgürlükçü ruhunu kadın vermektedir. Eşbaşkanlık modelinin tarihi bir hamle olmasını sağlayan, bu sistemde var olan kadının özgürlük ruhu ve adaleti, hakkaniyet ve komünalitesidir.