
Türk devletinin savaş politikalarına, Medya Savunma Alanları’na yönelik gerçekleştirdiği saldırı ve Zergelê Katliamına misilleme olarak HPG gerillası Murat Bütün (Andok Eriş), 2 Ağustos günü Agirî’nin Giyadin (Ağrı-Diyadin) İlçesine bağlı Karabulak Karakolu’na yönelik fedai eylemi gerçekleştirdi.
Murat Bütün’ün patlayıcı yüklü araç ile düzenlediği eylem esnasında bahçede 30 civarında asker bulunuyordu. Eylem sonucunda karakol binası, 6 kule ve mevzilerin tümü imha edilirken, 2 zırhlı araç ve 1 otobüs de tümden imha edildi.
Eylemi öncesinde kameralara konuşan Murat Bütün şunları söyledi: “İsmim Andok Êrîş. 1991 yılında Van’ın Erciş İlçesine bağlı Sûrê Sûra’da doğdum. Türk eğitim sisteminde 8. sınıfa kadar okudum. Ardından geçimimi sağlayabilmek için Türkiye metropollerinde çalışmaya gittim. Ailem yurtseverdir. Biz 6 kardeşiz ve şu anda da bir kız kardeşim gerilladır. 2009 yılında gerillaya katılmak istedim, lakin yolda gözaltına alındım ve daha sonra da bırakıldım. Şehirde yaptığım farklı çalışmalardan ötürü 2009’da bir kez daha gözaltına alındım ve bu sefer zindana atıldım. 4,5 seneye yakın bir süre zindanda kaldım. Daha erken katılmak istiyordum o zamanlar 17-18 yaşlarındaydım. Zindandayken de kararlılığımı korudum. Zindanda harcanan ter ve emek kararlılığımı daha fazla güçlendirdi.”
‘Hayallerimi gerçekleştirdim’
Türk devletinin zindanlarda insanları korkutmak ve mücadeleden uzak düşürmek için çok çabaladığını söyleyen Bütün şöyle devam ediyor: “Fakat Önderlik ve PKK eğitimi bu politikayı zindanda boşa çıkardı. 2014 yılında cezaevinde çıktığımda dağa çıkma kararım daha da güçlenmişti. 14 Kasım 2014’te gerilla saflarına katıldım. Gerçekten de 6-7 senelik Kürdistan gerillasına katılım hasretim her ne kadar zindandan dolayı ertelenmiş de olsa yani ne zaman olursa olsun, yaş ne olursa olsun, sebep ne olursa olsun PKK’ye katılım kutsal bir şeydir. Zaten yeniden doğuştur. Kürdistan şartlarından dolayı insanın bir insan olarak anasından doğarak geliyor bu dünyaya ama Türk sömürgeciliği Kürt çocuklarının bir insan gibi büyümesine izin vermiyor.
Devlet kültür, dil ve kimliğimize izin vermiyor. Hiç bir özgür yaşam imkanı bırakmadılar. Yani bir Kürdün önüne iki yol konulmuştu ya aslını inkar edecek, Türklük politikalarını kabul edecek ya da sömürgeciliğe, zulme karşı her türlü imha ve inkar politikasına karşı duracak, baş kaldıracak. Böylece Kürt halkının öcünü o düşmandan alacaktır. Kuşkusuz en şerefli ve onurlu yoldur mücadele yolu. Bu yol başı göklere yüksekten bir yoldur…
Artık sürecin bu tarihselliği ve hassasiyetiyle Önder Apo ve PKK ile Kürt halka başarıya ulaşmasının şafağına varmıştır. Rojava Devrimi gerçekleşti. Her ne kadar büyük bedeller, şehadetler yaşamış da olsak orada bir devrim gerçekleşmiştir. Apocu sistem bütün dünya için bütün insanlık için parlayan bir yıldız gibi emsal oldu. Ortadoğu’da yaşanan kaosta Rojava’daki sistem yerine oturmuş ve bu sistem de demokratik özerkliktir. Bütün insanlığa bu kaostan çıkışın yolunu göstermektedir ve ürünlerini de görmekteyiz…”
Önder Apo’nun militanlarıyız
Gerillaların, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan mesele olunca canını vermekten çekinmediğinin birçok kez ispatlandığını da vurgulayan Bütün, bunu Türk devletinin de çok iyi bildiğini sözlerine ekledi. Önder Apo’nun özgürlüğü için gerillanın canını vermeye hazır olduğunu söyleyen HPG gerillası Murat Bütün, “AKP ve Türk devletinin politikaları bize başka hiç bir yol bırakmamaktadır. Önderliğimize tecrit uygulamakta. Artık bizim de eskisi gibi tahammüllümüz kalmamıştır. Tüm Kürdistan gerillaları ve Apocu fedailer gibi ben de Önder Apo’nun özgürlüğü ve onun şahsında Kürt halkının özgürlüğü için canımı vermeye hazırım. Bu konuda değil bir kere yüzlerce kez gönül rahatlığıyla Önder Apo için bu halk için canımızı feda edebiliriz. Bizler Önder Apo’nun militanlarıyız. Bu sadece bugünlük bir şey değil, PKK’de binlerce defa ispatlanmış bir durumdur. Mazlumlar, Kemaller, Hayriler, Bêrîtanlar, Zîlanlar, Nûdalar bunu ispatladı. Yeni keşfedilen bir durum değil bu. Ama biz o kahraman şehitlerin izinden Önder Apo’nun felsefe ve ideolojisiyle PKK çizgisinde onların takipçileri olup onlara layık olmak istiyoruz. Bu bizim için bir şereftir, namustur.
Mazlumların, Egîdlerin, Zîlanların takipçisi olmak benim için en büyük şeref ve onurdur. Biz bu konuda korkusuzuz tereddütsüzüz ve netiz. Yani bunu da göstereceğiz. Bizim bu eylemden amacımız ise Önder Apo’nun özgürlüğünün sağlanmasıdır. Zaten Önder Apo düşünce ve fikirlerinde özgür biridir. Ama onu zindandan çıkarmak ve faşist Türk devletinin sömürgeciliğinin sonunu da getirmek bizim ilk amacımızdır. Biz bunu amaçlamaktayız. Yani bu eylem Önder Apo üzerindeki tecridin son bulması için Türk devletinin saldırılarına bir cevap olacaktır. Bundan dolayı bu eylem onlara karşı geliştirilmektedir. Bundan dolayı da başta Türk devleti olmak üzere uluslararası sömürgeci devletlere ne kadar da isteseler önderliğimizi bizden uzaklaştıramayacaklarını göstermektir” dedi.
Kürt gençleri sessiz kalmamalı
Türk devletinin artık Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın esaret durumunu devam ettiremeyeceğini de söyleyen Bütün şunları belirtti: “Buna izin vermeyeceğiz. Bizden bir kişi de kalsa buna geçit vermeyecektir. İyi bilsinler ki tahammülümüz de kalmamıştır. Eylem bundan ötürüdür. Tüm Apocu militanlar buna göre hareket etmeye hazırdır. Devlet bize başka yol bırakmadı. Bu faşist politikalarıyla bu eylemi bize farz kılmış durumdalar. Böyle bir süreçte böyle bir eylemde yer aldığım için başım diktir ve bundan dolayı da örgütümüze de teşekkürlerimi bir borç bilirim. Kutsal bir şeydir, şereflicedir. Biz de bu şeref ve onur yolunda sonuna kadar yürüyeceğiz. Kürt halkı için, halkımız için bir kaç şey söylemek isterim. Nasıl ki tarihte neolitik evrimde Kürtler, Kürdistan’da Kürt kadınının öncülüğüyle tarihin ilk devrimini gerçekleştirmişse ve böylece tüm insanlığa yol açabilmişse, yeni bir yaşam yaratmışsa bugün yine Kürt halkı yine Kürdistan topraklarında yine özgür kadının sayesinde bu sefer Önder Apo ve PKK öncülüğünde bu tarihsel rolü oynamaktadır. Önder Apo insanlık için bu rol ve misyonu omuzlamıştır.
Özellikle önderlik üzerindeki tecride karşı düşman yönelimlerine karşı suskun kalmak ve tepki göstermemek kabullenmek anlamına geliyor. Bundan sonra sessiz kalmak Kürt gençleri için ihanettir. Bütün Kürt gençlerinin PKK saflarına katılmasını, Kürdistan gerillası olmalarını istiyoruz. Halk ve Önderlik için çalışmalarını istiyoruz. Çünkü bu hepimiz için bir borçtur. Öncelikle şehitler ve Önderliğe olan bir borçtur. Çünkü biz onlara borçluyuz. Önder Apo ve şehitler kendileri için yaşamadılar. Kendileri için özel bir yaşantı sürmediler. Yaşamlarını bir halk ve bu halkın özgürlüğü için harcadılar. Bugün de Önder Apo tecrit altındadır. Tecrit gittikçe ağırlaştırılıyor. Her gün şehit veriyoruz. Her gün Kürt halkının kanını akıtıyorlar. Buna karşın Kürt gençlerinin özellikle vicdanlı davranmaları gerekir. Yani bunu kabul etmemeleri gerekir. İnanıyoruz ki ne olursa olsun Kürdistan Özgürlük Mücadelesi başarıya ulaşacak. Başarı yani Önder Apo’nun bilim ve felsefesi bunu kesinleştiriyor. Ya zafer ya zafer diyoruz.”
ANF/BEHDİNAN