Türkiye hapishanelerinde Adalet Bakanlığı verilerine göre, 24.10.2017 itibariyle 229 bin 790 tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. Toplam sayısı 384 olan hapishanelerin kapasitesi 207 bin 339’dur. Yine Adalet Bakanlığı’nın Haziran 2017 verilerine göre; 2 bin 800 çocuk, 9 bin 708 kadın hükümlü ve tutuklu cezaevlerinde bulunmaktadır. İHD Hapishaneler Komisyonu’nun hazırladığı 22 Haziran 2017 tarihli hasta mahpuslar raporuna göre 357’si ağır, toplam 1025 hasta mahpus bulunmaktadır. Belirtilen veriler gün geçtikçe artmaktadır.
‘Cezaevinde kalamaz’ raporuna rağmen..
Cezaevlerinde tutulan hasta mahpusların durumu her geçen gün ağırlaşırken, 35 yıldır tutuklu olan ve Kürkçüler F Tipi Cezaevi'nde kalan Wernicke-Korsakoff hastası Kemal Özelmalı, artık hiçbir şey hatırlamıyor.
Türkiye hapishanelerinde hasta mahpuslar, hayli zor şartlarda yaşam mücadelesi veriyor. “Cezaevinde kalamaz" raporuna rağmen 30 yıldır tutsak olan Kemal Özelmalı artık hiçbir şey hatırlamıyor. Kürkçüler F Tipi Cezaevi'nde tutulan 54 yaşındaki Özelmalı, 1980 askeri darbe döneminde ilk gözaltına alındığında 7 yıllık bir esaret süreci yaşadı ve sonra tahliye edildi. Özelmalı, 90'lı yıllarda tekrar tutuklandı. Hapishanelerdeki baskı politikalarına karşı 1999 yılında gerçekleştirilen ölüm orucu eylemlerine de katılan Özelmalı, yaklaşık 300 gün sürdürdüğü ölüm orucunun ardından Wernicke-Korsakoff hastalığına yakalandı.
Günlük ihtiyaçlarını karşılayamıyor
Yakalandığı Korsakoff hastalığının ardından hapishanede olduğunun farkında bile olmayan Özelmalı, söylediklerini unutmaya ve çevresindekileri tanımamaya başladı. Sol ayağı yaralanmadan kaynaklı sakat olan Özelmalı'nın ayrıca kol, boyun ve bacaklarında kramp oluşmakta. Bu nedenle denge problemi yaşayan Özelmalı, günlük ihtiyaçlarını diğer siyasi tutsakların yardımı ile sağlayabiliyor. Kürkçüler’den gelen mektupta ise arkadaşlarının çağrısı şöyle: “Kemal Özelmalı ağır hasta olarak 36-37 yıldır cezaevinde. Ara sıra sohbet faaliyetlerinde bir araya gelmekteyiz. Gözlemlediğim kadarıyla yürümekte, konuşmakta dahi zorluk çekmektedir. Zaten birçok cezaevinde ‘kalamaz raporu’ bulunmasına rağmen ağır hasta yatırılmaktadır. ‘Rahşan Ecevit Affı’ndan yararlanması gerekirken 35-36 yıldır içeride tutuluyor. Arkadaşımızın biran önce tahliye edilip, tedavisi yapılması için gerekli tüm kurumlara başvurmamıza rağmen bir sonuç almış değiliz.”
Trajikomik gerekçe: 1’den 10’ kadar saymak
Özelmalı, "Hapishanede kalamaz" olmasına rağmen askere alınmak istenmiş, yapılan muayenenin ardından "Askerliğe elverişli değildir" raporu verilmiş, ancak polis karakoluna imza atmaya gitmediği için tekrar tutuklanmış ve hastalığına rağmen hakkında "Cezaevinde yatmasında hayati tehlikesi yoktur" raporu hazırlanmış. Özelmalı'nın hakkında 2 kez Ankara Adli Tıp Kurumu'na götürülmesine rağmen sağlam raporu verilmiş, sağlam raporu verilmesinin gerekçesi ise, "Nereden geliyorsun?" sorusuna "Adana" cevabı vermesi ve 10'a kadar sayabilmesi gösterilmiş.
Mektup Adresi: Kemal Özelmalı
Kürkçüler F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Adana
30 kişi tek odada kalıyor
Elazığ Adliyesi’nde haber takibi yaptığı sırada gözaltına alınarak 7 Aralık 2016’da tutuklanan ve 22 yıla kadar hapis istemiyle hakkında dava açılan dihaber muhabiri Mehmet Güleş’in davasının 2’nci duruşmasında 9 yıl 4 ay ceza verilmişti. Heyet, Güleş’e yaptığı haberler ve sosyal medya paylaşımlarından dolayı “örgüt üyesi olmak” suçundan 6 yıl 3 ay, “örgüt propagandası yapmak” suçundan da 3 yıl 1 ay 15 gün olmak üzere, toplam 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verdi. Mahkeme, Güleş’in tutukluluk halinin devamına da hükmetti.
Yaklaşık 21 aydır tutsak olan gazeteci Mehmet Güleş, Elazığ Hapishanesi’nden gönderdiği ve Gazete Karınca’da yayınlanan mektubunda 30 kişinin tek kişilik odalarda tutulduğunu ve bunlardan birinin hasta mahpus olduğunu belirtti. Bulunduğu hapishanedeki hak ihlallerini aktaran Güleş, kendilerine Kürtçe kitap verilmediğini, mektuplara el konulduğunu ve tecrit uygulandığını duyurdu.
Tutsak hakları askıya alınmış
Güleş, mektubunda yaşanan hak ihlallerini ise şöyle sıraladı:
Atölye, iç posta gibi cezaevi yönetmeliğinde yer alan haklarımızdan yararlanamıyoruz.
Temizlik malzemesi verilmiyor. Bunun yanı sıra ayna, cımbız gibi ihtiyaçlarımız da verilmeyenler arasında. Dışarıdan gelen kargolar 3 hafta bekletildikten sonra bize veriliyor.
İç çamaşırı, çorap gibi ihtiyaçlarımız da dışarıdan yollandığında bize verilmeyerek kantinden almaya zorlanıyoruz. Cezaevi ticarethaneye çevrilmiş.
Odalara ani baskınlar yapılarak aramalar yapılıyor. Bu aramalarda tutukluların yazdıkları kimi notlara da el konuluyor. Öğrenebildiğimiz kadarıyla 2-7 Ağustos tarihleri arasında Doğan isimli “bağımsız”larda kalan bir kişi koridorda bir adli tutuklunun jiletli saldırısına uğradı. Saldırı sonucunda yüzünden yaralanan Doğan’a 12 dikiş atılmış. Konuya ilişkin bilgi almak istediğimiz idareye verdiğimiz dilekçelere yanıt verilmedi. Genel olarak idareye verdiğimiz dilekçelere yanıt verilmiyor ya da çok geç veriliyor.
Kürtçe yazılan mektupları ne gönderebiliyoruz ne de alabiliyoruz. Mektup içeriğinde en ufak bir düşünce dile getirildiğinde mektuba el konuluyor. Özellikle tek kişilik hücrelerde kalanlara tecrit uygulanıyor.
Güleş, mektubunu “Yaşanan hak ihlallerine rağmen bizler mücadele azmimizi kaybetmeyeceğiz. Yaşananlara rağmen mücadelemizi doruklara taşıyacağız” sözleriyle sonlandırdı.
Mektup Adresi:Mehmet Güleş
Elazığ 1 No’lu Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Elazığ