“Ben evliliğim boyunca şiddete maruz kaldım, boşandım yine kurtulamadım.”

Kadınların yaşamlarını savunmaları politik bir mücadeleyken, yaşamlarını savunurken kendilerine yaşam hakkı tanımayanlara karşı uyguladıkları adli suçlar oldu. Aslında bu kadınlar politik bir mücadele veriyordu ve politik tutsaklardı. Aralarında Nevin Yıldırım gibi müebbet hapis cezası alan da vardı, Çilem Doğan gibi meşru müdafaa hakkını savunduğu için mahkeme tarafından onaylanan da. Namme Öztürk ise bu kadınların yalnızca biri.

Kendisine sistematik işkence uygulayan ve en son silahla öldürme teşebbüsünde bulunan eski eşi Kazım Aydemir’i, yaşam hakkını kullanarak öldüren Namme Öztürk tutuklu yargılanıyor. Temmuz 2016’da İstanbul Tuzla’da boşandığı eşi Kazım Aydemir’i öldüren Namme Öztürk, evliliği boyunca şiddet gördü, tecavüze uğradı. Bir çocuk annesi olan Öztürk, kocası tarafından sürekli aldatıldı. Olay günü ise Aydemir, boşandığı eşi Namme Öztürk’ün evine gelerek ona silah doğrulttu ve Namme’yi öldürmekle tehdit etti. Namme ise tasarlamadığı bir öz savunma yöntemine başvurdu ve eski kocasını öldürmek zorunda kaldı.

Avukat olmak istiyor

Namme Öztürk, duruşmada yaptığı savunmada, “Ben çocuğumu korumak istedim. Eğer öldürmeseydim ölecektim, çocuklarıma da zarar verecekti” dedi. Yaşadığı şiddeti anlatan Öztürk, şöyle devam etti: “Ben evliliğim boyunca şiddete maruz kaldım, boşandım yine kurtulamadım. Bana yaptıklarının yalnızca bir kısmını burada anlattım, sırf çocuklarım öğrenmesin diye susuyorum.”

Namme Öztürk’ün duruşması 3 Temmuz 2018 tarihine ertelendi. Namme bu süreçte Adalet Meslek Yüksekokulu’nda okuyor. Hukuk Fakültesi’ne geçiş yaparak avukat olmak ve onunla aynı mücadeleyi vermek zorunda kalan kadınların avukatı olmayı düşlüyor.

Mektup Adresi:

Namme Öztürk

Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

İstanbul


 

68 yaşında tutuklandı, iddianame bile yok

Hasan Kaşkır 68 yaşında. Kalp, yüksek tansiyon ve kolesterol hastası. Yaklaşık 8 aydır tutsak ve tutsaklığı süresince 6-7 kiloya yakın kilo kaybetti. Kaşkır 8 aydır tutuklu olmasına rağmen hakkında hazırlanmış bir iddianame yok.

Hasan Kaşkır, 3 Ekim 2017’de düzenlenen operasyonda İstanbul Gültepe’deki evinde gece 03:00 sıralarında gözaltına alındı. OHAL nedeniyle bir hafta kadar İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltında tutulduktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Önce Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na, ardından da İzmir’deki Şakran 4 No’lu T Tipi Ceza İnfaz Kurumu’na konuldu.

İtirafçı ifadeleriyle tutuklandı

Kaşkır, itirafçı ifadeleri nedeniyle tutuklandı. Disiplin cezaları nedeniyle ise yaklaşık bir aydır hapishanede telefon ve mektup cezası uygulanıyor Kaşkır’a. 2012 yılında Kocaeli’nde özel bir hastanede açık kalp ameliyatı olan Kaşkır’ın damar yollarından bazıları değiştirilmiş ve bir damarına stent takılmış. Evdeyken eşiyle birlikte sağlık sorunlarını tetiklemeyen yemekler yemeye çalışsa da hapishanede bu mümkün değil. Tutuklanmadan önce 64-65 kilo olan Kaşkır, 8 ayda 7 kilo vermiş. Doktoru tansiyon ilaçlarının dozunu arttırmış. Koğuşu ise 10-12 kişilik.

Hasta tutsaklar serbest bırakılmalı

Kaşkır’ın 20 yıllık arkadaşı İbrahim Çakır arkadaşının tutsaklığı ile ilgili şöyle diyor: “Cezaevine düşecek suç unsuru yok. İtirafçıların ifadeleriyle tutuklanmış. Arkadaşımın yaptığı tek şey haksızlıklara karşı sesini çıkarmasıydı. Hasta tutuklular serbest bırakılmalı. Bu büyük hak gaspıdır, bunun düzeltilmesi ve arkadaşımın tahliye edilmesini bekliyorum.”

Mektup Adresi:

Hasan Kaşkır

Şakran 4 No’lu T Tipi Ceza İnfaz Kurumu

İzmir