Hazırlayan: Zabel MİRKAN
Dicle Üniversitesi Resim Öğretmenliği Bölümü mezunu olan Zehra Doğan, 1989 doğumlu. 2012 yılından beri JİN Haber Ajansı'nda muhabir ve editör olarak çalışan ve 'Êzîdî Kadınların Çığlığı' haberiyle Metin Göktepe Gazetecilik Ödülü'ne layık görülen Doğan, sokağa çıkma yasaklarının başladığı ilk günlerden itibaren başta Mardin olmak üzere bölgenin birçok yerinde görev yaptı.
2017’nin Ekim ayında Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Jin Haber Ajansı editörlerinden olan Doğan, 2017’nin Haziran'ında Diyarbakır'dan Mardin'e ailesini ziyarete giderken yol kontrolünde gözaltına alındı. Hakkında 'örgüt propagandası' suçlamasından 2 yıl 11 ay 22 gün kesinleşmiş cezası olan Doğan, Diyarbakır E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderildi. Daha önce 23 Temmuz 2016'da Mardin'de gözaltına alınan Doğan, 4,5 aylık tutuklu kalmıştı. Zehra Doğan, 4,5 ay tutuklu kaldığı günlerde cezaevinde yaklaşık 60 tablo çizmiş, bu tabloları '141' adlı sergiyle Diyarbakır'da sergilenmişti. Geçtiğimiz mart ayında ise ünlü sanatçı Banksy, Doğan’ın tutsaklığını New York sokaklarına taşıdı. Doğan’ın yargılanmasına neden olan çizimini duvara yansıtan Banksy, "Bu resmi yaptığı için iki yıl dokuz ay 22 gün hapis cezasına çarptırıldı" dedi ve Doğan’ı çizgilerin, parmaklıkların arkasında resmedip altına 'Zehra Doğan’a Özgürlük' yazdı.
Doğan’ın çizdiği resim ise bölgeden çekilmiş bir fotoğrafın aynısıydı. Yıkılmış evlerin, binaların hemen yanlarına dikilen Türk bayraklarıyla dolu tabloyu Doğan, sadece resme dökmüştü. Tablonun oluşmasına neden olanlar yargılanmazken Zehra aylardır tutsak...
Mektup Adresi:
Zehra Doğan
Diyarbakır E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Diyarbakır
Özbil, Crohn ve Korsakoff hastası
Sami Özbil, 1996 ve 2003 yıllarında iki ayrı dosyadan yargılanmış ve iki ayrı müebbet cezası almış. Eski Ceza İnfaz Kanunu’na göre birden fazla müebbet cezası alan hükümlü, bunun sadece biri için tutsak ediliyordu. 2005 yılında yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu’na göre, birden fazla müebbet cezası alanların toplam 34 yıl tutsak edilmesi gerekiyor. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın lehine olan yasayı uygulayınca Özbil, bu cezanın 1,5 yılını kesintisiz olarak hücrede geçirmek zorunda kaldı.
Özbil, kendisine bu ceza reva görüldüğünde vasisi dışında kimseyle görüşemedi, günlük gazete alamadı, radyo dinleyemedi ve televizyon izleyemedi. Haftalık 10 dakikalık telefon hakkını kullanamayan Sami Özbil’in mektup yazması da yasaklandı. Özbil, aynı zamanda Crohn hastası. Crohn, vücut hücrelerinin bağırsak zarlarına saldırması sonucu ortaya çıkan ve sebebi de tedavisi de tam olarak bilinmeyen bir hastalık. Hekimler, bu hastalığı en fazla geriletebiliyor. Bu da hapishane koşullarında mümkün değil. Ve bu hastalığın kolon kanserine dönüşme riski oldukçayüksek.
İki ayrı müebbet
Özbil, 1996 ve 2003 yıllarında açılan iki ayrı MLKP davasından yargılandı. İlk tutukluluğu sırasında ölüm orucu eylemlerine katılan bu nedenle Wernicke-Korsakoff hastalığına yakalandığı gerekçesiyle tahliye edilen Sami Özbil, tahliyesinden kısa bir süre sonra açılan bir başka MLKP davasında yine tutuklandı. Özbil, hem İHD’nin hem de CHP’nin hazırladığı ‘Hasta Tutuklular Raporu'nda yer alan isimler arasında bulunuyor. Özbil’in yayımlanmış üç romanı ve iki şiir kitabı var. Hapishaneden kitap tanıtım yazıları da yazan Özbil, Murat Türk’ün Böğürtlen Zamanı kitabı için şöyle demişti: "Özgürlük Hareketi'nin ideolojik-felsefi gökkuşağında yer alan bireylerin son yıllardaki verimi dikkate değer. 90'lı yıllardaki ürünler daha çok içe, birbirine anlatmayı öne alırken, ürünler giderek kendi dışındaki kesimlerle temas kurmanın, onlara iç ülke gerçeğini en sade biçimde anlatmanın vesilesi kılınıyor. Derinleşmesi gereken isabetli bir yönelim. Özgürlük Hareketi'nin siyasal söyleminden değil felsefesinden ele alan ve o zemin üzerinde özgürce yaratan edebiyatçılar-sanatçılar kuşağının ortaya çıkması, savaş sonrası dönemde, 'aslanların hikayeleri'nin avcılar tarafından yazılmasını önlemek bakımından da gerekli."
Mektup Adresi:
Sami Özbil
Kandıra F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Kocaeli