Tarihin en kitlesel açlık grevi başladı.    Bin direnişçi “Öcalan’a özgürlük, halka anadilde eğitim hakkı” talebiyle ölüm yolunda yürürken, şimdi aynı yola koyulanlar on bini buldu.
Bu öyle bir yol ki, artık o yolun yolcuları zindandakilerle de sınırlı kalamaz. On bin insanın bu yolda attığı her adım, zindan dışında da bin, on bin, yüz bin, milyon açlık grevcisinin adımlarıyla çoğalır.
Dünya böyle bir açlık grevi tsunamisine tarihte rastlamadı.
Hükümet aklını başına toplamadığı takdirde suların altında kalacak…
Onbin ölüm yolcusunu hiç kimse ölüme yolcu etmeyecek… Ölümleri durdurmak için zindan dışında bin, onbin, yüzbin, bir milyon insan açlık grevine yattığı zaman, arkada kalan milyonlar AKP güçlerine karşı Türkiye tarihinin eşine rastlamadığı bir serhildanın dizginlenmez güçleri haline gelecek…
Bir devrimci böyle bir geleceği korkusuz ve coşkulu gözlerle bekler. Ama biz, “beklemek” istemiyoruz
Biz, yani ölüm yolundaki insanların dostları, kardeşleri, yakınları diyoruz ki, “Ey hükümet, bizi, senin sonunu getirecek bu ölümlü yola zorlama… Yol henüz ölüme varmamışken, hala yaşamın tam kıyısında, ölüme doğru virajı almak üzereyken, aklını başına topla. Direnişçilerin talepleriyle ilgili olumlu ve ikna edici bir işaret ver.
Biz bu ölüm yolculuğunun sonunda, çok insanın yaşamdan kopacağını artık biliyoruz. Onlar yaşamdan koparsa, hükümetin de sonunu ilan eden “sela” sesleri bütün ülkede yankılanacak.
Ama bu en istenmeyen “savaş ve zafer” olacak.
Ölümlerle döşenmiş bir yoldan AKP Hükümetinin üzerine yürümek bu halka mutluluk getirmeyecek. Ölümlerin acısı asla unutulmayacak. Bütün yaşlı bilge Kürt erkek ve kadınları, bu çürümüş partiyi yıkmak için zindandaki direnişçilerden bir tekinin bile yaşamını vermesi çoktur diyecek. Halk, bu partinin despotizmini binlerin, onbinlerin ölümünden önce sona erdirmelidir.
Başbakan cezaevlerindeki insanların ölümünü göze almıştır. Onun iç dünyası, akraba olduğu siyaset temsilcileri tarafından dile getiriliyor. Aşağıya alacağım korkunç sözler, aslında Erdoğan ve arkadaşlarının kendi aralarında fısıldaştıkları duygunun açıkça dile getirilmesinden başka bir şey değildir. Okuyalım: “Açlık grevini destekliyoruz. İnşallah açlık grevi devam eder. Hatta, BDP’nin genel başkanı ve İmralı‘daki cani de buna dahil olur. Açlık grevinin bitmesini istemiyoruz. İnşallah geberene kadar devam ederler”.
Bu aşağılık sözler BBP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Bozok’a ait. Şeklen ona ait. Bu sözler aslında AKP, MHP ve BBP dünyasının ortak ruhunun yansıması.
Ondandır ki, Başbakan, günlerden beri, “anketler halkın idam cezası istediğini gösteriyor” diye konuşuyor. Yardımcısı Arınç, bakınız bu iğrenç şantajı nasıl pazarlıyor:
“Ancak terör olayları arttıkça insanımız madem böyle acımasızca insan öldürüyorlar o zaman bunun karşılığı idamdır diyor. MHP bunu ortaya koyan bir kamuoyu araştırması da yaptı. İdam cezası kademeli olarak kalkalı 10 yıl oldu. Ancak kamuoyunun bu konudaki beklentisi son dönem terör olaylarıyla arttı. Başbakanımız da sadece insanlarımızdaki bu beklentiyi ifade etmek istedi.”
Öyle mi?
“İdamın kalkması” bir insanı taleptir. “İdamın geri getirilmesi” hayvani bir taleptir. “İnsanlarımızdaki bu beklentiyi ifade etmek”, alçakların, cellatların, kan kokusuyla uluyanların “beklentisini” propaganda etmek demektir.
“İnsanlarımızın beklentisiymiş”… İnsanlığın beklentisi “özgürlük”tür. “Adalettir”, “barıştır”… İdam insan olmayanların, bataklık mahluklarının beklentisidir. Bu beklentisi olanlar insan değildir.
İşte böyle…
Halkın üzerinde “yağlı ilmik” sallayan bir Hükümet’e karşı insanlar ölüm eşiğinde.
Ve şimdi bu yola on bin insan baş koydu. Yarın zindan dışında sayılar yüzbinleri bulur.
Ölüm yolunda yürüyeni “idamla” korkutacaksınız ha….Ölümü koşanı ölümle durduramazsınız.
Tarih zulme karşı böylesine bir meydan okumaya şahit olmadı. Etrafınız ölümü aşmış, binler, onbinler tarafından adım adım kuşatılıyor.
Zavallılar.
Kendi ipinizi çekmek üzeresiniz…
“Bırakalım gebersinler” dediğiniz anda altınızdaki kürsü devrilecek.
Her şey bitmedi; ya olumlu bir işaret verin; ya da yüzbinlerin ölüme yatmaması için milyonların serhildanlarının önünden çekilin.