Tüm Kürt halkı ve duyarlı insanlığa...
Tecrit bir insanlık suçudur. Kendisi gibi olmayana, kendisi gibi düşünmeyene karşı ideolojik ve siyasi yaklaşım olup, öç ve intikam almaya dönük bir uygulamadır.
Tecrit, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde öyle bir hal almış ki, artık ne hukuki ne de insani bir ölçü kalmamıştır. Hukuki bir hak olan avukat ve aile görüşmeleri çok keyfi bir biçimde yıllardır engelleniyor. Buna bir bütün olarak toplumu alıştırmaya çalışıyorlar. Açlık grevleri hükümetin bu hukuksuzluk ve insanlık dışı tutumuna son vermek için yapılmaktadır. Yüzlerce insan daha insani bir yaşam için bedenini ölüme yatırmak zorunda bırakılmıştır. En geri sistemler de dahi bu tür hukuksuzluklar yaşanmamaktadır. Açlık grevleri bu hukuksuzluğu ve keyfi yaklaşımları aşmak içindir.
Kürt Halk Önderi Sn. Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi kırmak için Leyla Güven’in başlattığı açlık grevleri her tarafa yayılmış ve büyük bir kararlılıkla devem ediyor. Önder APO üzerindeki insanlık dışı muamele ve tecridi kaldırmak için Bolu F-Tipi cezaevinde bulunan Selami Kılıçaslan, Hayri Demir, Ahmet Emin Eren, Hüseyin Barsak ve İsmail Kocaman isimli mahkumlar olarak 16 Ocak’tan beri süresiz-dönüşümsüz açlık grevindeyiz. Bugün itibariyle 54. günündeyiz. Moral ve motivasyonumuz yüksektir. Süresi uzun olduğu için fiziki rahatsızlıklar baş göstermiştir.
Çok ağır bir tecrit söz konusudur. Bizim buna sesiz kalmamız doğru olmaz ve ahlaki de değildir. Bu tecridi kırmak için biz de Bolu F- Tipi kapalı cezaevinde bulunan 5 tutsak olarak açlık grevindeyiz. Bu açlık grevi farklıdır, ağır sonuçları da olabilir. Bedeli ne olursa olsun, sonuç alana kadar devam edeceğiz. Başarılı olacağımıza inancımız tamdır. Bu insanlık dışı tecridi kıracağız.
Olacaksa bir yaşam özgür olmalıdır. Onurlu ve özgür bir yaşam dışında hiç bir yaşam biçimi bizim ilgimizi çekmez. Genel yaşam akışımız hareketlidir. Günün büyük bölümü okuyarak ve yazarak geçiriyoruz. Artık spor yapamıyoruz, bunun yerine 1,5-2 saat sadece yürüyoruz.
Newroz’da İmralı tecrit sistemini parçalayacağız. Bu temelde şimdiden herkesin Newroz bayramını en içten dileklerimizle kutlar, özgürlüğün ve demokrasinin hakim olacağı, halkların daha rahat ve özgür yaşayacağı bir yıl diliyoruz. Umudumuz ve özgürlüğe olan inancımız tamdır. Rojava’da insanlık düşmanı kara faşist zihniyetli DAİŞ tarihin çöp sepetine atılmıştır.
Acılar ne kadar büyükse kazanımları da o denli büyük ve anlamlıdır. Emek ve çaba olmadan özgür olunmaz. Buna olan inancımız tamdır. Kürt halkı ve Ortadoğu halkları hak ettikleri o insanca yaşama mutlaka ulaşacaklar. Bunu da bilinçli, örgütlü ahlaki-politik olarak kendini donatmış hakikat yolunun yolcuları öncülüğünde gerçekleştirecekler.
*Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi