Gever’de zırhlı araçtan açılan ateşle katledilen 4 kişiden biri olan Aydın Tümen’in babası Übeyt Tümen, sorumluların tüm kanıtlara rağmen tutuklu olmamasına ve aynı yerde hala zırhlı araçların bekletilmesine tepkili. 

Hakkari’nin Gever ilçesinde 8 Ekim 2016’da Hakkari Özel Harekat Şube Müdürlüğü’ne ait Orman kod adlı zırhlı araçtan açılan ateşle 4 kişi katledilmiş, 2 kişi de yaralanmıştı. Jiyan Mobilya önünde açılan ateşle katledilen Aydın Tümen’in babası Übeyt Tümen, yaşanan acı olayın ardından da hala zırhlı aracın işyerlerinin önünde bekletildiği bilgisini paylaşarak kaldırılmasını istedi.

 

3 metre mesafede 5 zırhlı

Baba Tümen, oğlunun katledildiği yeri ile şuanda zırhlı araçların bekletildiği yer arasında 3 metrelik bir mesafe olduğuna dikkat çekerek, "4 kişinin ölümüne 2 kişinin ise yaralanmasına sebep olan zırhlı araçların tehlike saçmaya devam ettiği yetmiyormuş gibi bir de gelip iş yerlerimizin önüne koymuşlar. Zaten onların burada bekletilmesi unutamadığım çocuğumun acısını tekrar tekrar hatırlatıyor”  dedi.

 Polislerin sürekli bu bölgede beklemesinden kaynaklı 3 dükkanın iş yapamadığını ve bu yüzden kapandığını dile getiren Tümen, “Zırhlı araç ve elli silahlı polisleri kapı önünde gören insanlar dükkanlara uğramıyor" diye konuştu. 

Zırhlı araçların iş yerlerinin önünde kaldırılmasına yönelik Hakkari Valiliği'ne başvurduklarını da kaydeden baba Tümen, bu taleplerinin reddedildiğini söyledi. 

 

Her gün görüntüleri görüyorum

Oğlunun öldürülme anına ait görüntülerin ortaya çıkmasını da değerlendiren baba Tümen, "Olayın görüntülerini her gün yaşıyor ve görüyorum. Çünkü oğlum gözlerimin önünde kucağımda öldürüldü" diye ifade etti. Baba Tümen, hiç aklından çıkmayan olayın yaşandığı günü şöyle anlattı: "Olayın yaşandığı gün mobilyanın karşısında bulunan manav dükkanında çalışıyordum. Bir an silah sesleri geldi. Seslerin geldiği yerde yani dükkanımızın karşısında yerde 6 kişi yatıyordu. Olay yerine gittiğimde mobilyada çalışan oğlum Aydın da yerde yaralı bir şekilde yatıyordu. Olay yerine ilk ben gittim. Gittiğimde 3 kişi hayatını kaybetmişti. Aydın da yaralıydı. Yaralı oğlumu kucağıma aldığım sırada başına kurşun isabet etti ve orada can verdi.” 

 

Bizimle alay ediyorlar

Baba Tümen yayınlanan görüntü ve görgü tanıklarının ifadelerine rağmen tutuklu yargılanması gereken polisin serbest bırakıldığını hatırlatarak, "Diyarbakır'da görülen mahkemede bizi konuşturmadılar. Zaten polisin bırakıldığı mahkeme 5 dakika bile sürmemişti. TÜBİTAK raporu ile kamera görüntüleri ortadayken tutuklu yargılanan polisin serbest bırakılmasına anlam veremiyoruz. Çocuklarımızı öldürenlerin dışarıda elini kolun sallayarak dolaşması bizimle alay etmeleri anlamına geliyor. Biz adalet istiyoruz" şeklinde konuştu.

 

Ne olmuştu? 

Hakkari’nin Gever ilçe merkezinde 8 Ekim 2016 günü Cengiz Topel Caddesi’nde seyir halinde olan Hakkari Özel Harekat Şube Müdürlüğü’ne ait 30 A 0593 plakalı Kobra tipi zırhlı polis aracından, yolda yürüyenlere ve kaldırımda bekleyenlere rastgele ateş açılmıştı. Saldırıda Serhat Buldan, Rahmi Safhalı, Necdet İşözü ve Aydın Tümen yaşamını yitirmiş, Şemsettin Kaya ve Mehmet Ali Kaya ise yaralanmıştı. Saldırıyla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırılan zırhlı aracın silahçısı, özel harekat polisi İ.K, 8 Ekim 2016’da tutuklanmıştı. İ.K, Ekim 2017’de çıkarıldığı ikinci duruşmada tahliye edildi. Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı İ.K. hakkında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya sebep olmak” suçundan 3 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi. Yüksekova Emniyet Müdürlüğü, zırhlı polis aracının kamera kayıtları da dava dosyasına girdi. Araçtaki dört kameradan sadece birinin görüntüsü gönderilirken, aracın önünü, arkasını ve içini gösteren kameraların kayıtlarının ise olmadığı iddia edildi. Emniyet Genel Müdürlüğü, görüntülerin basına yansıması ardından "İdari tahkikat ve adli soruşturma sürüyor, terörle mücadelede tehditlere karşı tüm silahların hazır bulundurulması görev gereğidir" açıklamasını yapmıştı.TÜBİTAK ise 4 sivili öldüren Kobra araç üzerinde yaptığı incelemede, ateş etme olasılığını arttıracak “tasarımsal uygunsuzluklar” ile Emniyetin "silahların hazırda tutulması görev gereği" açıklamasına karşı da “Sadece atış zamanlarında ‘hazır’ konuma getirilmelidir” tespitlerini açıkladı. 


HAKKARİ