
Türk devletinin sokağa çıkma yasağı adı altında savaş açtığı merkezler arasında yer alan Şirnex ve Cizîr’den göçertilen halk, çevre köy ve beldelerde kurdukları çadırlarda yaşamlarına devam ediyor. Bu merkezlerden birise de Şırnak’ın Dêrgûl (Kumçatı) beldesi. Belde yakınlarında Cudi Dağı eteklerinde aileler çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor. 11 Haziran’da beldede incelemelerde bulunan Amed Tabip Odası Halk Sağlığı Komisyonu, SES Amed Şubesi, SES Şirnex Şubesi ve Mezopotamya Psikologlar Derneği üyelerinden oluşan heyet, çadırlarda yaşayan ailelerle ilgili gözlem raporunu açıkladı.
90 bin kişi çevre il ve ilçelerde
Rapora göre, 2015 nüfusu 490 bin 180 olan Şirnex ve 131 bin 816 olan Cizîr ilçesinden sokağa çıkma yasakları nedeniyle göç eden toplam 90 bin kişi çevre il ve ilçelere yerleşirken, maddi durumu kötü olan on binlerce kişi kendi imkanları ve DBP’li belediyelerin yardımları ile Dêrgûl beldesi yakınlarında çadır ve sazlıklardan oluşan derme çatma yapılara sığındı.
Valilik çadır kente izin vermedi
Heyetin hazırladığı rapora göre bölgede çadır kent kurulmasına ise Şırnak Valiliği tarafından izin verilmedi. Heyetin ziyaret ettiği bölgeye göç eden nüfusla ilgili rakam net olarak bilinmemekle birlikte, belediyede kayıtlı aile ve birey sayısı göz önüne alındığında 20-25 bin arası kişinin bulunduğu tahmin ediliyor.
16 bin 783 kişiye yardım
Raporda, Dêrgûl Belediyesi’nin elindeki tek verinin ise gıda yardımı yapılan ailelerin listesi olduğu ve bu listeye göre; 2 bin 995 aileye mensup 16 bin 783 kişinin olduğu ifade edildi. Göçertme politikası nedeniyle, 10 bin civarında olan bölge nüfusunun yaklaşık 30-35 binlere çıktığına dikkat çekildi.
Çadır, ahır, derme çatma yapılar
Sağlıkçıların 3 gruba ayrılarak yaptıkları ziyaretlerden çıkan bazı notlar ise şöyle:
* Dêrgûl ve Şirnex arasında yer alan İkizce Köyü ve çevresinde yaşayan 210 civarı aileden çoğu, kendi imkanları, gönüllülerin yardımları ile yaptıkları derme çatma çadırlarda, az bir kısmı köydeki evlerin bir odasında ve ahır olarak kullanılan yapılarda ya da bazı çadırlarda birkaç aile birlikte yaşıyor.
* Rapora göre, yaklaşık her ailede 4-5 çocuk ve toplamda 100’e yakın 1 yaş altı bebek yer alırken, yine bu alanda yerleşik 10’a yakın yatalak hasta bulunuyor.
İçme suyu dereden karşılanıyor
* Ailelerin su ihtiyacının büyük kısmını yeri geldiğinde içme suyu olarak da kullanmak kaydıyla dereden karşılanıyor.
* Ailelerin en temel sorunları temiz su temini ve temizlik malzemeleri.
* Daha önce belediye tarafından iki defa, Sosyal Hizmetler Vakfı tarafından 1 defa kuru gıda yardımı yapıldı, belediye tarafından birkaç defa tankerlerle su getirildi.
* Aileler sağlık hizmeti almakta çok zorlanıyor, sağlık hizmetine ulaştıklarında ilaçlarını temin edemiyorlar.
* Aileler, acil sağlık hizmeti için 5-6 kez ambulansı aradıklarını bir defasında ambulans ekiplerinin dedikleri yere gitmelerine rağmen ambulans tarafından alınıp hastaneye ulaştırılmadıklarını belirtiyor.
* 210 aile ve köyde önceden bulunan ailelerle birlikte yaklaşık bin 500 kişinin bulunduğu alanda onlarca kronik ve yaşlı hasta olmasına rağmen 1 tane bile tansiyon aleti, kan şekeri ölçme cihazı yok.
* Sivrisinekten muzdarip olan halk, elektriği çevre evlerden kablo çekerek sağlıyor.
Kanalizasyon yanından geçiyor
* İkizce Köyü-Şirnex arasında kurulan çadırlara elektrik ve içme suyu belediye tarafından sağlansa da bu bölgede de yoğun sivrisinek var. Şırnex’e ait kanalizasyon suyu çadırların 10 metre yakınından geçiyor. Bu bölgede çok sayıda akrep ve yılan var; henüz ilaçlama yapılmamış. Hastalar ulaşım zorluğundan Cizîr’e hastaneye gidemiyor, bazı hastalar da gastroentreit hastalığına yakalanmış.
Hayvan atıkları ve çöplük
* Dêrgûl’den 25 km, Şirnex kent merkezinden 2 km uzaklıkta bir alanda 30 çadır bulunuyor. Yaklaşık 60 ailenin yaşadığı bu alanda hayvan atıkları ve Şirnex çöplüğü bulunduğundan sivrisinekler oldukça fazla.
* Hemen tüm çocukların vücutlarının genelinde kızarıklıklar ve alerji görülüyor. Çocuklarda daha yoğunluklu olmakla birlikte tüm halkta yakın zamana kadar gastroenterit görülmüş.
Hastalar hastaneye de gidemiyor
* Ulaşım olmadığından ve Kumçatı beldesinden uzak olduklarından; şehir merkezinde de yasak olduğundan dolayı Şırnak Devlet Hastanesi’ne de gidemiyorlar. Birkaç kez ambulans çağırdıklarını ama gelmediğini söylüyorlar. Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalığı olanlar, yasak başladığından beri düzenli hastaneye gidemiyorlar. Bazıları kendi imkanlarıyla Cizre merkeze gidip ilaçlarını alabiliyor. Çoğu hastanın ilaçları bitmiş ve temin edemiyorlar. Ölçüm aletlerinin olmamasından kaynaklı tansiyon ve şeker takiplerini de hiçbir şekilde yapamıyorlar.
DİHA/ŞIRNAK
Yeter ki Şirnex olsun!
Sadece taşı ve toprağı dahi kalmış olsa Şirnex’e dönecekleri günü gözleyen aileler, “Yeter ki bizim için Şirnex olsun. Yıkılan damlarımızı yineden inşa ederiz” dedi.
Soykırım saldırıları nedeniyle Şirnex’in Gündoğdu Mahallesi’nden çıkmak zorunda kalıp Silopi’ye geldiklerini anlatan Halime Yılmaz, 50 yıllık ömrüne 4 göç sığdırdığını belirterek, hangi acıya üzüleceğini bilemediğini söyledi. Aylardır yaşam alanlarından uzak olduklarını dile getiren Yılmaz, “Bizi Şirnex’ten çıkardıklarında daha kıştı. Şimdi mevsim değişti ve biz hala topraklarımızdan uzağız. Çocuklarımızın ‘ne zaman evimize gideceğiz?’ sorusuna artık cevap veremiyoruz” dedi.
Zor koşullarda yakınlarının yanında 10 çocukla yaşamaya çalıştıklarını ifade eden Yılmaz, yaşadıkları sıkıntıyı “Hiçbir misafirlik 3 ay sürmez” sözleriyle özetledi. “Operasyon bitti” açıklamasına rağmen halkın hala kente alınmamasına anlam veremediğini söyleyen Yılmaz, tek isteklerinin yaşam alanlarına dönerek yaralarını sarmak olduğunu kaydetti.
Evlerini terk ederek buralara göç etmek zorunda kaldıklarını ancak devletin kendilerini burada da rahat bırakmadığının altını çizen Yılmaz, şuan bulundukları Şehit Harun Mahallesi’nde de yıkım olduğunu aktardı.
“Bu mahalleyi de yıkmaya başladılar” diyen Yılmaz, şöyle devam etti: “Belki yarın öbür gün bizim kaldığımız evlere de sıra gelecek. Bedeli ne olursa olsun sadece taşı toprağı kalmış evimizi ve toprağımızı görmek istiyoruz. Gerekirse bir çadır kurar orda yaşarız ama yeter ki bizim için Şirnex olsun. Yollarımızı açsınlar biz memleketimize dönmek istiyoruz.”
O küçük ev yıkıldı
Şirnex’e olan özlemini gözyaşlarıyla anlatan Ayşe Demir ise 3 aydır Silopiya’da 5 çocuğuyla yaşama tutunmaya çalıştığını belirtti. 4 yıl önce eşini kaybettiğini ve Şirnex’te çok zor şatlarda küçük bir evde yaşam mücadelesi verdiğini ifade eden Demir, o küçük evinin de yıkıldığını söyledi. Burada yakınları ile yaşadığını ve başka türlü hayatta kalamayacaklarını kaydeden Demir, “Burada 4-5 aile akrabayız, birbirimize yardımcı olarak yaşamı sürdürmeye çalışıyoruz. Asla istemedim Şırnex’ten çıkmayı ama mecbur bıraktılar” diye aktardı.
“Nereye gittiysek orası başımıza yıkılıyor, ne köyümüzde ne de evlerimiz de rahat görmedik bu Ramazan ayında bize yapılan zulümdür” diyen Demir, yolların açılması tekrar evlerine dönerek yıkılan damlarını yeniden inşa edeceklerini söyledi. Başlarına getirilen bu zulmün ilk olmadığını vurgulayan Demir, ne yapılırsa yapılsın sonuna kadar direneceklerini kaydetti. Demir, “Yeter ki topraklarımızdan çıksınlar biz kadın erkek her şeyi eskisi gibi yaparız” dedi.