Zorba yönetimi durduracağız

- Partilerine yönelik kapatma gündeminin iktidarın acizliğinin göstergesi olduğunun söyleyen HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar, demokrasinin yolunu açıp bu zorba yönetimi durdurarak Kürt sorununda demokratik çözümün olanaklarını çoğaltacaklarını söyledi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Mithat Sancar, HDP İl eşbaşkanlarıyla online toplantıda bir araya geldi. Toplantıda siyasi gündem, örgütsel durum ve partinin önümüzdeki dönem planlaması üzerinde duruldu.
İzlenen baskı politikalarının ağır tahribatlar yarattığını belirten Sancar, şunları söyledi: “2020 sadece zorluklardan ibaret değildi. Bize, halkımıza, özellikle Kürt halkına ve HDP'ye yönelen baskılar kapsamlı bir operasyonun son aşaması gibi gözüküyor. Yani iktidar yolunu temizlemek ve hedefine varmak için bizleri, HDP’yi tasfiye etmeyi kafasına koymuş gibi görünüyor. Onun için bize her türlü araç ve yöntemle saldırıyor. Bir yandan bizi tasfiye amaçlı yoğun baskılar, zulüm politikaları uygulanırken diğer yandan eşi görülmemiş bir direnişle karşılaştı. Bu direnişin mimarları yereldeki yöneticilerimizdir. Yöneticilerimizin birlikte hareket ettiği halkımızdır. Özellikle Kürt halkının sonuna kadar kendi iradesine sahip çıkma kararlılığıdır. Bu kadar yoğun baskıya rağmen HDP, bırakın zayıflatılmayı geriletilemedi bile. Tam tersine mücadeleyi yürüteceğimiz yeni politikalar üretmekten bir an bile geri durmadık.”
Direnerek inşa yılı
Sancar, HDP’nin 4. Olağan Büyük Kongresi ile birlikte yeni şartlara uygun politikaları belirleyip yeni bir dönemi başlattıklarını ifade etti. Sancar, “Kongredeki şiarımızı hatırlayalım; direniş ve inşa! Direnmek, bizim en önemli geleneğimizdir. Bu hareket, bu parti, bu halk direnerek var olmuştur. Her türlü baskıya karşı mutlaka bir direniş yolu bulmuştur. Bu direnişin anlamı, kendi kimliğini ve onurunu korumaktır. Direnmekten vazgeçtiği anda onurundan da vazgeçmek zorunda bırakılacağını Kürt halkı çok iyi biliyor, Türkiye halkları çok iyi biliyor, bizler çok iyi biliyoruz. Geçmişteki mücadelelerden ve pratiklerden çıkardığımız en büyük ders budur. Direnmek, onurlu bir yaşam için vazgeçilmezdir. Sadece direnmekle de olmaz. Direnmenin mutlaka bir amacı, bir hedefi vardır. Direnmek, yeniyi kurmak için yola devam etme çabasıdır. Bu yola devam etmek için yeni hedefler koymak gerekiyor ya da hedefleri yeni şartlara uyarlamak gerekiyor. Biz de dedik ki; 2021 yılı direnerek inşaya geçme yılı olacaktır. İnşadan kastımız da Türkiye’de demokrasinin yolunu açmak, bu zorba yönetimi durdurmak, Kürt sorununda demokratik çözümün olanaklarını çoğaltmaktır” şeklinde konuştu.
İktidarı yenebileceğimizi gösterdik
HDP’nin inşa dönemin kurucu gücü olmayı hedeflediğinin altını çizen Sancar, şöyle devam etti: “En zor ve ağır şartlarda, HDP’nin artık hareket etme imkanlarının tükendiğinin düşünüldüğü şartlarda, bizler bu iktidarın nasıl durdurulabileceğini, nasıl yenilgiye uğratılabileceğini gösterdik. Özellikle muhalefet kamuoyunda, bu iktidarın seçim kaybetmeyeceğine, seçim kaybetse bile koltuğu devretmeyeceğine dair bir kara propaganda sürdürülürken; bizler 31 Mart yerel seçimlerinde uyguladığımız strateji ile iktidarı ağır bir yenilgiye uğrattık. Kürt şehirlerinde kayyumları yenilgiye uğrattık. Batıda da iktidara kaybettirdik. Bu aynı zamanda umudu canlandırma, mücadele azmini güçlendirme tecrübesidir. Bugün iktidar ciddi bir çıkmaza girmişse, bunda 31 Mart ve 23 Haziran’da uyguladığımız stratejinin belirgin bir rolü vardır. İktidar bu yenilginin arkasının geleceğini biliyor. HDP tasfiye edilmeden, Kürt halkı susturulmadan diktatörlük inşasının mümkün olmadığını da bu iktidar herkesten iyi biliyor.”
Kapatma tehdidi
İktidar, acizliğini siyasi mühendislik yoluyla ortadan kaldırmak için kapatma tehdidini kullandığına dikkat çeken Sancar, şunları dile getirdi: "Bunun ilk hedefi bizleri, kitlemizi, çalışanlarımızı tereddütlere sevk etmek olabilir. Buna karşı en güçlü cevap asla ve asla tereddüde kapılmamak, en ufak bir soru işaretini bile zihinlerde taşımamaktadır. Bizim her türlü operasyona karşı tedbirimiz vardır. İster hukuku kullanarak bize yönelsinler, ister fiilen bizi kuşatsınlar, bugüne kadar nasıl etkili bir yöntemlerle karşı koyduysak bundan sonra da aynen öyle yapacağız. HDP bir fikriyattır, HDP ruhtur, HDP halktır. HDP kapatılamaz. HDP’yi kapatmak Türkiye’de demokrasi umudunu, Türkiye’de tüm halkların gelecek umudunu kelepçeye vurma çabasıdır. İşte bu çabayı boşa çıkaracağımızdan şüphe duymuyoruz asla tereddüde de kapılmıyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar HDP yoluna devam edecektir. Anketler ve sahadaki gelişmeler de gösteriyor ki HDP büyümektedir. Bu ülkede inşa gücü olmak, kurucu aktör olarak işlev görmek için tutturduğu yolda başarıyla ilerliyor." ANKARA







