Dêrsim Katliamı'ndan sonra çeşitli yerlere göçertilen, en son Ankara'da bir gecekondu evine yerleşen Kürt aileler, yerleştikleri gecekondulardan da 'kentsel dönüşüm' adı altında 'rantsal' yapılaşmanın kurbanı haline getiriliyor. Ankara'nın Altındağ ilçesine yerleşen ve burada 30 yıldır bir gecekondu evinde yaşam mücadelesi veren Haymana'lı aileler, kendilerine dayatılan yeni göçe tepki göstererek, "Hükümet bize zulüm etmeye devam ediyor" dedi.


Hikayeleri katliama dayanıyor

Kürdün yazgısı haline gelen zorunlu göç, çeşitli boyutlarıyla sürüyor. Son 35 yıllık savaş ortamından kaynaklı yaşanan zorunlu göçün dışında, değişik tarihlerde yaşanan isyanlarla birlikte bir devlet politikası olarak yerlerinden edilen insanlar, yerleştikleri mekanlardan da göçertiliyor. Aslen Dêrsimli olan Koç ailesinin göç hikayesi de, 1937-38 Dêrsim Katliamı'na kadar dayanıyor. 


'Dönüşümden' sürgün olacaklar
Katliamla birlikte geride kalanlar, Türkiye'nin değişik yerlerine sürülürken, Koç ailesi önce Riha'ya, ardından da İç Anadolu'nun çeşitli yerlerine sürgün edildi. Oradan Ankara'ya göçertilen ve 30 yıldır yaşadıkları gecekondu evinde barınmaya çalışan ailenin bazı üyeleri, şimdi de, 'kentsel dönüşümün' kurbanı haline getiriliyor.

Evleri zorla yıkılıyor

Evleri yıkılacak olan Koç ailesine 15 günlük süre tanındı. Bu süre içerisinde boşaltmadıkları taktirde, evlerinin polis zoruyla yıkılacağı tebliğ edildi. Ankara'nın Altındağ ilçesine 30 yıl önce gelip yerleşen Hürriyet Koç, Dêrsim Katliamı'ndan sonra yaşadıkları sürgünleri hatırlatarak, "Önce ailemiz Urfa'nın Siverek ilçesine göçertiliyor. Sonra aile Kırşehir, Konya ve Haymana gibi yerlere göçertiliyor. Bende yeni yeni Konya ve Kırşehir'deki akrabalarımı tanıyorum" dedi. Koç yaşadıkları sürgünlere, "Kürtler bu kadar mı kötüydü de, her tarafa sürüldü" diyerek tepki gösterdi.

Kürt oldukları için ezildiler

Kürtlerin yoğun yaşadığı Ankara'nın Altındağ, Hıdırlıktepe, Kayabaşı gibi mahalle ve ilçelerinde sürekli ezildiklerine dikkat çeken  Koç, hiç kimsenin kendileri gibi ezilmediğine dikkat çekerek, "Polisten ayrı, devletten ayrı bir baskı görüyorsun. Hastaneye gidersin konuşman düzgün değilse hemşireler kırar geçer" diyerek yaşadıklarını anlattı. 30 yıldır beş çocuğu ile yaşadığı gecekondunun kira olduğunu da sözlerine ekleyen Koç, "Başbakan seçimler yaklaştığında 'Sizi ezmeyeceğiz fakirin, vatandaşın yanındayız' diyor ama, gönderdiği belediye yetkilileri polisle gelip, 'Sizi buradan atarız' diye tehdit ediyor" dedi.

'AKP'ye oy veriyordum…'

Başbakanın yalan söylediğini de dile getiren Koç, AKP'ye 12 yıl boyunca oy kullandığını, ancak her zaman vicdani olarak kendini rahatsız hissettiğini kaydetti. Koç, gittikçe kendisini Kürt siyasetine yakın hissetmeye başladığını belirterek, HDP'ye vereceği desteği, "Bizde bu seçimde kendi seçimizi yapacağız" sözleriyle dile getirdi. Koç konuşmasını şöyle sürdürdü: "Benim yerim belli, ben Haymanalı'yım. Haymana'nın köyleri genelde Kürt olduğu için ve Kürt olduğum için kimsenin baskısı altında kalmadan, kendime oy kullanacağım. Hanemde 30 tane oyumuz var. Bundan sonra vicdanım rahat olarak Cumhurbaşkanı adayımız Selahattin Demirtaş'a oy kullanacağız."

DİHA/ANKARA