Zorunlu olarak bu karara vardıklarını ifade eden Mezopotamya Broadcasting Genel Müdürü İmdat Yılmaz, “Bu mücadele devam edecek. Halkımız ve dostlarımızla özgür basın mücadelemizi sürdüreceğiz. Halkımıza bu sözümüzü yeniliyoruz” dedi.

Merkezi Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da bulunan Mezopotamya Broadcasting (yayıncılık) şirketi ile Roj TV, iflas bildiriminde bulundu. İflasla birlikte şirketler, Nuçe TV ile müzik kanalı MMC'nin yayınlarını dün saat 24.00 itibariyle durdurma kararı verdi. Mezopotamya Broadcasting Genel Müdürü İmdat Yılmaz yazılı bir açıklama yaparak, üzerlerindeki siyasi baskının sonucunda zorunlu olarak böylesi bir karar aldıklarını vurguladı. Açıklamada, Kopenhag Şehir Mahkemesi'nin Mezopotamya ile Roj TV şirketlerine verdiği ikişer buçuk milyon kronluk para cezasının üst mahkeme tarafından Danimarka tarihinde bir ilk olan astronomik düzeydeki 5’er milyon kron cezaya yükseltildiğine dikkat çekildi. Karara karşı Yüksek Mahkeme’ye itirazda bulunduklarını hatırlatan Yılmaz, kararı veren mahkemenin Yüksek Mahkeme kararını beklemeden para cezasının ödenmesi gibi haksız bir karara imza attığını belirtti. Mahkemenin verdiği ağır para cezası ve lisans iptali sonucu şirketlerinin ticari faaliyetlerinin durma noktasına geldiğinin kaydedildiği açıklamada, bankaların da 10 milyon kron ödemeleri için anlayışlı davranmaması sonucu iflas kararı alındığı ifade edildi. Yılmaz, şirketlerin iflası için dün bildirimde bulunduklarını da açıkladı. 


'Siyasi karara hukuki kılıf'
İflas kararıyla ilgili ANF’ye konuşan Mezopotamya Broadcasting Genel Müdürü İmdat Yılmaz, para cezası ve lisans iptalinin yanında çeşitli özel şirketler üzerinden gelişen baskılar sonucu böyle bir karara gitmek zorunda kaldıklarını söyledi. Yayın hayatlarına başladıkları 1999’dan itibaren, siyasi nedenlerden bin bir türlü baskıya maruz kaldıklarının altını çizen Yılmaz, şöyle konuştu: “Bizi bugünkü karara götüren gelişmeler, tamamen siyasi nedenlerden ötürü geliştirilen baskılardır. Türkiye ve ABD, Roj TV ve daha sonra da Nuçe TV ile diğer yayınlarımızın kapatılması için Danimarka üzerinde baskı kurdular. Doğrudan kapatma olmayınca ‘farklı yöntemlere başvurmaları’ yönünde baskılar devam ettirildi. Bunun sonucu olarak davalar açıldı. 2010 yılında hesaplarımız kapatıldı. Bu ‘farklı’ dedikleri yöntemlerden biriydi. Mahkeme yolu ile bunu boşa çıkardık. Ancak hemen arkasından ‘terör’ adı altında ağır suçlama ile dava açıldı. Bu suçlama birçok ticari şirketin bizimle çalışmaktan çekinmesine, ilişkilerini kesmelerine yol açtı. Kopenhag mahkemesinin de Danimarka basın tarihinde en büyük cezayı kesmesi, yine bir ilke daha imza atarak lisans iptaline gitmesi ticari kuruluş olarak artık işlemez duruma gelmemize neden oldu. Sonuç itibariyle siyasi karara hukuki kılıf uydurulduğu bir süreç işletildi.”

'Gözümüz arkada kalmayacak'

Yaşanan sürecin bir sonucunda zorunlu olarak böylesi bir karar aldıklarının altını çizen Yılmaz, bu kararın kendileri için çok zor olduğunu, tek tesellilerinin ise özgür basın geleneğinden gelen yayın kuruluşu olarak 13 yıldan fazla bir süre Kürt halkına hizmet vermiş olmak olduğunu kaydetti. Yılmaz, “Bu yola çıkarken sürekli baskılara maruz kaldık. Kürt halkının sesini hep bir şekilde kısmak istediler. Özgür basının sesini kısmak istediler. Her ne kadar bizi çalışamaz hale getirdilerse, bugün bizimle aynı görüşte yayın yapan çok sayıda televizyon, medya kuruluşu var. Özgür basın bayrağını başka meslektaşlarımız dalgalandırmaya devam ediyor. Bu anlamda gözümüz arkada kalmayacak” dedi.

'Tek bir adım geri atılmayacak'

Her ne kadar yayın hayatlarına son vermiş olsalar da özgür basın çalışanları ve emekçileri olarak farklı basın alanlarında hizmetlerini sürdüreceklerini ifade eden Yılmaz, “Bu konuda tek bir adım geri atılmayacaktır. Özgür basın her koşul altında halkımızın sesi olmayı sürdürecektir” diye konuştu. Kürt halkının emek ve çabaları ile basın faaliyetlerini gerçekleştirdiklerini her fırsatta dile getirdiklerini söyleyen İmdat Yılmaz, 13 yıl boyunca maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen özellikle de Avrupa’da yaşayan Kürtler ve dostlarına teşekkür ederek, özgür basına olan desteklerini sürdürmeleri çağrısında bulundu. Yılmaz, “Bu mücadele devam edecektir. Halkımız ve dostlarımızla özgür basın mücadelemizi sürdüreceğiz. Halkımıza bu sözümüzü yeniliyoruz” dedi.

ANF/BRÜKSEL