Zübeyde anayı durduramadılar

Yurt Dışı Haberleri —

Zübeyde Akmeşe

Zübeyde Akmeşe

  • Alman hükümetinin iki ay önce tutukladığı 71 yaşındaki Zübeyde Akmeşe: “Bulunduğum bölgede aktif olarak sosyal ve politik çalışmalar yürütüyorum. Beni susturmak istiyorlardı. Mahkemeye çıkarıldım. Karar önceden verilmişti.”
  • “Cezaevinde de sürekli izleniyordum. Ancak ilk günden itibaren moralimi hep yüksek tuttum. Mücadelenin yaşı yoktur. Her yerde ve her alanda özgürlük, hak ve adalet arayışımı sürdüreceğim. Sonuna kadar mücadele edeceğim.”

OSMAN ÇAKIR

Münih’te yaşayan 71 yaşındaki Kürt aktivist Zübeyde Akmeşe, 17 Mart 2026’da Münih’teki evinde polis tarafından gözaltına alındı. Münih Başsavcılığı, Akmeşe’nin “2018’den itibaren PKK lehine faaliyet yürüttüğü” iddiasıyla 129 a/b maddesinden tutuklanmasını talep etti. Mahkeme, onlarca yıldır Münih’te yaşayan, çocuk ve torun sahibi olan Akmeşe hakkında “kaçma şüphesi” bulunduğu gerekçesiyle tutuklama kararı verdi. Zübeyde Akmeşe yaklaşık iki aylık tutsaklık ardından yurt dışına çıkış yasağı ve haftada bir imza şartıyla şartlı tahliye edildi. 4 Mayıs’ta Münih Cezaevi’nden çıkan Zübeyde Akmeşe, gazetemize konuştu.

Beni susturmak istediler

17 Mart’ta polisin ev baskınıyla gözaltına aldığı Akmeşe, baskın anını şu şekilde anlattı: “Evin kapısını açar açmaz, apartmanın giriş kapısında üzerime saldırarak beni duvara yapıştırıp ters kelepçe taktılar. Korkunç bir şeydi. O kadar hazırlıklı gelmişlerdi ki bilinçli olarak bana saldırdılar. Gelmelerinin amacı buydu. Beni uzun zaman durduramadılar. Bulunduğum bölgede aktif olarak sosyal ve politik çalışmalar yürütüyorum. Beni susturmak istiyorlardı. Defalarca yargılandım ve davaları kazandım. Bu yüzden hazırlıklı gelerek doğrudan parti üzerinden saldırdılar. Evimi darmadağın ettiler. Elektronik eşyalarıma el koydular. Mahkemeye çıkarıldım. Dediğim gibi her şey önceden hazırlanmıştı. Karar önceden verilmişti. O kararı uygulayarak beni cezaevine gönderdiler.”

Moralimi hep yüksek tuttum

Cezaevinde de sürekli gözetim altında tutulduğuna dikkat çeken Akmeşe, buna karşın ilk günden itibaren moralini yüksek tuttuğunu belirterek şunları söyledi: “Cezaevinde tabii ki konumumdan dolayı her şey izne tabiydi. Gazetemi bile gözetim altında okutmaya çalıştılar. Sürekli izleniyordum. Sağlık sorunlarım da vardı. Düzenli olarak doktor kontrolüne gidiyordum. Ben kendimi her türlü olasılığa karşı hazırlamıştım. İlk günden itibaren moralimi hep yüksek tuttum. Yazmaya başladım.”

Tahliye kararını dayanışma aldırdı

Cezaevinde onu en çok ayakta tutan şeyin gösterilen dayanışma olduğunun altını çizen Akmeşe, “İçeride zorlanmadım. Çünkü ilk günden itibaren hiç yalnız kalmadım. Her gün onlarca mektup ve kart alıyordum. Cezaevinin önünde dostlarım ve yoldaşlarım sürekli eylem ve etkinliklerle seslerini duyuruyorlardı. Çok büyük bir dayanışma ve sahiplenme oldu. Kampanyalar yürütüldü. Sendikalar, vekiller, akademisyenler, sivil toplum örgütleri, kadın hareketleri, partimiz, Avrupa’nın her yerinden destek mesajları geldi. Sonuçta alınan şartlı tahliye kararı verilen mücadeleyle oldu. Dayanışma gösteren herkese, kurumlarımıza, tüm can yoldaşlara selam ve saygılarımı yolluyorum” dedi.

Sonuna kadar mücadele edeceğim

Hayatı boyunca baskıya uğrayan ve acı çeken insanların yanında olduğunu, bundan sonra da mücadelesini sürdüreceğini belirten Zübeyde Akmeşe, “Benim tutuklanmam siyasiydi. Biz Kürt kadınları olarak mücadelemizi yükselteceğiz. Sesimizi duyuracağız. Baskılar bizi yıldıramaz. Hiç kimse fikirlere, özgürlüklere kelepçe vuramaz. Savaş karşıtı ittifaklar için yaptığım çalışmalardan kadın hakları hareketlerine kadar kendimi her zaman feminist ve antifaşist olarak gördüm. 71 yaşındayım. Mücadelenin yaşı yoktur. Her yerde ve her alanda özgürlük, hak ve adalet arayışımla; barış ve diyaloğu savunan her çağrının ve her sloganın arkasında durmaya devam edeceğim. Bu sloganlardan biri de şudur; ‘Öcalan’a özgürlük, Kürdistan’da barış.’ Bunun için sonuna kadar mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

* * *

Geri çekilmeyeceğim

Zübeyde Akmeşe hakkında daha önce de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a özgürlük talep ettiği gerekçesiyle dava açılmıştı. Üç ayrı eylemde Öcalan’a özgürlük talep eden pankart, Öcalan bayrağı ve telefonundaki Öcalan sticker’i nedeniyle suçlanmış, (2 bin 700 Euro) para cezasına çarptırılmıştı. O dönem gazetemize yaptığı açıklamada, “Sonuç ne olursa olsun, geri çekilmeyeceğim. Öcalan Kürt halkının kırmızı çizgisidir. Bizim tek bir amacımız var; Önderliğimizin özgürlüğüne kavuşması, sağlığı ve uygulanan tecridin kaldırılması. Tecrit bir insanlık suçudur. Bakın ülkedeki tüm sorunların ve savaşın ortak çözüm adresi İmralı’dır. Muhatap Öcalan’dır” demişti.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.