HDP'nin baraj sorunu olup, olmadığı konusu bu seçimin şüphesiz en önemli konuları arasında. Yayınlanan anketler HDP'yi baraj üzerinde gösterip HDP kitlesinde rehavet yaratmak istese de, gerçek öyle değildir.
HDP'nin yüz yüze kaldığı baskılar herkesin malumu. Eşbaşkanları, il-ilçe eşbaşkan ve yöneticileri, çalışanları toplamda 10 bine yaklaşan bir tutuklama furyası sonrasında seçime gidiyor HDP. Doğrudan halka dayanmayan bir parti olsaydı şimdiye kalmadan çoktan dağılmış ve kapanmıştı. Ama tüm baskılara, kumpaslara, tasfiyelere direniyor. Bunlar dışında yapılanlar da cabası. Yok sayma, ötekileştirme, önemsizleştirme, görmezden gelme, medya ambargosu ve yerele indikçe artan baskı dozajıyla HDP her gün mücadele ediyor. Bu koşullarda HDP'nin bir baraj sorunu olmadığını söyleyenler aslında çalışmaları esnetmek, rehavet yaratmak isteyenler. Umudu diri tutmak için kullanılan söylemleri hariç tutarak HDP'nin nasıl baraj sorunu olduğunu anlatmaya çalışacağım.
1- Seçmenlerin Sandığa Kayıtlı Olmamaları ve Seçmen Kaydırma
Bu seçimde de görüldü ki özellikle Kürdistan'da HDP seçmenlerinin sandığı bilgileri dışında değiştirilmiş. Hem Kürdistan'da hem de Türkiye metropollerinde olmayan adreslere, önceden ev olan ama şimdi ev vasfını yitirmiş yapılara bile seçmenler kaydırılmış durumda. Hanelerinde hiç tanımadıkları kişilerin olduğunu tespit edip YSK'ya başvuranların aldıkları ret cevaplarını da medyadan izliyoruz. Bu yöntem oy dağılımını değiştirmenin en çok kullanılan yolu olarak karşımıza çıkıyor. Yıkılan kentlerde de bir çok seçmenin kaydının silinmiş olduğunu da Şırnak örneğinden görmekteyiz.
2- Sandık Birleştirme
Ağırlıklı olarak Kürdistan'daki köylerden merkeze taşınmak istenen sandıkların temel hedefi HDP seçmeninin sandığa gitmesini engellemek. Özellikle de yaşlı, hasta ve küçük çocuğu olan kadınların sandığa gidemeyeceği mesafelere sandıklara taşımanın temel amacı polis ve asker gözetiminde oyların sandığa yansımamasını sağlamak. Bu kitle oy kullandıktan sonra evlerine geri döneceği için oylar sayılırken sandık başında olamayacaklar. Halkın denetiminin tam sağlanamayacağı bu sandıklarda denetim devlet güçlerine geçeceği için rahatlıkla bu sandıklardaki oyları çalabilecekler.
3- Sandık Kurulu Başkanı, Üyesi ve Müşahitler
Bir önceki seçimde barajı geçmiş olan partiler sandık başkanı aday listesi sunarlar ve sandık başkanlığı partiler arasında eşit şekilde dağıtılmak zorundadır. 16 Nisan'da sandık başkanı listelerinin sunulmasında yaşanan eksiklikler nedeniyle bu boşluk başka partiler tarafından dolduruldu. Aynı şekilde sandık kurulu üyeliklerinde yaşanan eksiklikler de diğer partiler tarafından dolduruldu. Esasta özellikle Kürdistan'da bu boşluklar kaymakamlıklar ve valilikler aracılığıyla devlet memurları tarafından dolduruldu. Yaşanabilecek boşluklar sandık denetim ve kontrolünü devretmektir ki, buna bir daha düşülmemelidir. AKP'nin sandıklar için 1 milyon kişiyi eğittiği haberleri yapıldı. Bu boşlukları doldurma ve sandık kontrol ve denetimini ele geçirmek için yapılmaktadır. Siyasi partilerin sandıklarda müşahit bulundurma yetkisi vardır. Sivil inisiyatiflerle ortaklaşarak bu boşluklar doldurulmaz ise AKP ve devlet görevlileri tarafından bu boşluklar kullanılacaktır.
4- Mühürsüz Oy Pusulaları
16 Nisan'da sandıklarda mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayılmasıyla referandumda 'Evet' çıktığı bir gerçek. Bu seçimde de benzeri bir durum olup olmayacağı belirsizliğini koruyor. Her sandıkta bir adet bile mühürsüz oy durumu yaşanması toplam sonucu etkileyecektir.
Bu kısıma kadar ki anlattıklarımızdan basit matematik işlemleri yapalım.
Bu seçimde kurulacak sandık sayısı birkaç güne kadar açıklanacak. Ama yaklaşık 56 milyonu aşkın yurtiçi seçmen, 3 milyonun üzerinde de yurtdışı seçmen sandık başına gidecek. Bir önceki seçimde 164 bin sandık kurulmuştu. Bu seçimde kurulacak sandık sayısının 170 bin olacağı tahmin ediliyor. 170 bini baz alarak devam edelim.
1- Her sandıkta 1 HDP seçmeninin kaydı silinse ve 1 HDP seçmeninin oy kullanacağı yer değiştirilmiş olsa toplamda 340 bin oy yok edilmiş oluyor. Oy yeri değiştirilen HDP seçmenlerinin yarısı oy kullanmaya gitmiştir desek bile bu başlıkta çalınan toplam oy sayısı 255 bin oluyor.
2- Sandık Birleştirmelerle Kürdistan'da bin sandık taşınsa ve her sandıkta en az 300 seçmenin olduğunu varsayalım, toplamda 300 bin oy yok edilmiş oluyor. Bu seçmenin yarısı gidip oyunu kullanacak dersek bile bu başlıkta çalınan oy sayısı 150 bin oluyor.
3- Kurulan 170 bin sandığın yarısına sadece sandık kurulu başkanı veya sandık kurulu üyesi veriyor olsak, 85 bin sandıktaki oylarımız korunmuyor demektir. OHAL ve YSK genelgeleri bahanesiyle sandık kurulu başkan ve üyeliklerimizin yarısı güvenlik soruşturmaları nedeniyle ret edilse sadece 42.500 sandığı koruyabileceğiz. HDP seçmeninin ağırlıkta olduğu ve kontrol edilemeyeceğini varsaydığımız 42.500 sandıktan sadece 2 şer oy çalınsa 85 bin oy çalınacak demektir. Kontrol dışında olan ve sandık kurulu başkanı, üyesi ve müşahit veremediğimiz 85 bin sandıkta en az 1 oy çalınsa 85 bin oy çalınabilir. Sadece bu başlıkta çalınabilir oy sayısı 170 bin oluyor.
Sadece bu 3 başlıkta çalınabilecek toplam HDP oyu yaklaşık 57 5bin oydur.
DİKKAT! Mühürsüz oyların Kürdistan'da yaygın kullanılma ve geçersiz sayılma olasılığı da vardır. Sandıklarda mühürsüz oyların geçerli sayılacağı propagandası yapılıp, sayım sırasında "Geçersiz" sayılacağı belirtilip, HDP oyları yakılabilir. Böylesi bir durumda çalınacak oyun sayısı hesaplanamayabilir.
Bunların dışında sandıklarda bir bir çeşit hile deneyeceklerinden kimsenin şüphesi olmasın. Ama iyi şekilde sandık güvenliği ve denetimi sağlanabilirse bunlar boşa düşürülebilir.
HDP'nin sandık güvenliği için geliştirdiği sandık takip sistemi bulunduğu kamuoyuna yansıdı. Oyları korumak ve seçmen iradesinin sandığa yansıması için sandık görevlilerine yönelim çağrıları devam ediyor. Oyları korumak ve sandıklarda görev almak isteyenler bizlerkazanacagiz.org adresinden online başvuru yapabilirler.
En önemli konuda bu seçimde değişik bir aritmetik ortaya çıkaracak olan D'hondt sisteminin ittifaklar nezdinde kullanımı olacaktır. D'hondt sistemi milletvekilliği hesaplamalarında kullanılmaktadır. Bu seçimde ittifak yapan partiler hesaplamaya tek parti gibi gireceklerdir. Örneğin Cumhur İttifakı, Millet İttifakı, HDP oyları sonrasında milletvekilliği dağılımı hesaplanırken 3 parti oyu gibi hesaplamaya dahil edilecektir.
Mevcut ittifaklar 1 Kasım seçiminde olsaydı ve 1 Kasım seçimlerinde 600 milletvekili seçilseydi nasıl bir dağılım ortaya çıkar diye kısıtlı imkanlarda incelemeye çalıştım. Böylesi bir tabloda;
Cumhur İttifakı (AKP-MHP-BBP): 396
Millet İttifakı (CHP-SAADET-DP-DSP): 139
HDP: 64
milletvekili çıkarmaktadır. +-5 milletvekilliğini hata payı olarak koymam gerek.
Elimizde İyi Parti oylarının illere göre dağılımı olmadığı için hesaplamaya dahil edemedim. Ancak bu noktada şunu belirtmek isterim ki, İyi Parti oyları milletvekili dağılımını dramatik şekilde etkilemiyor. Ağırlıklı MHP'den kopan oylardan oluşan İyi Parti seçmeni Orta ve İç Anadolu'da yoğunlaşmış durumda görünüyor. MHP'nin olduğu heryerde AKP'nin de olduğunu düşünürsek AKP-MHP ittifakı İyi Parti’nin etkisini vekil seçiminde kırmaktadır diyebiliriz. İyi Parti’nin yüzde 10'u geçmesi halinde bile AKP-MHP ittifakını en fazla 20-25 vekil düzeyinde etkileyeceğini söyleyebiliriz. İyi Partinin AKP'nin yükseliş dönemindeki şekliyle geldiği yorumları ise abartılı ve şişirilmiş yorumlar olarak görüyorum. İyi Parti MHP tabanını tamamen çözseydi ve CHP ile bu temelde ittifak yapsaydı milletvekili aritmetiğini dramatik şekilde etkileyebilirdi. Ancak böyle bir görüntü şimdilik yok. İyi Parti’nin yüzde 10'u geçmesi halinde AKP-MHP ittifakı 370-376 milletvekili seviyesine gelmektedir. İyi Partili ve İyi Partisiz senaryoda da AKP-MHP İttifakı 2/3 çoğunluğu yani 400 milletvekilini elde edemiyor. AKP-MHP faşist ittifakının 400'ü bulabilmesi için HDP'yi baraj altında bırakmak dışında başka bir planları yok gibi duruyor.
HDP Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş'ın tahliye edilmemesi, HDP'ye yönelik baskıların artması böylesi bir planın devrede olduğunu gösteriyor. HDP'nin baraj altında kalması durumunda 64-70 arası milletvekilliği bir ikisi CHP'ye olmak üzere tamamı AKP-MHP bloğuna kayacaktır. Böylesi bir durumda Hüda-Par'da Amed'den 1 milletvekili çıkarıyor. Hüda-Par Genel Başkanı’nın bağımsız adaylık için istifası da aslında bunun hazırlığı.
HDP'nin baraj üstünde kalma ihtimaline karşılık bölgeye sıkıştırılması üzerinden de bir hazırlık yapıldığı görülüyor. 2 seçim çevresi olan Ankara'nin 3 seçim çevresine dönüştürülmesi, Bursa'nın 2 seçim çevresine ayrılması HDP'nin bu illerde milletvekili çıkarmasının engellenmesi üzerine yapılan değişikliklerdir. HDP baraj üstünde kalsa bile İstanbul dışında Batı'da hiç bir yerden milletvekili çıkarmaması için sandıklara yoğun müdahale olacağa benziyor. Bu durumu değiştirecek tek yer İzmir olabilir. Orası da adayların durumuna göre belirleyici olacaktır. İzmir'de neyin başladığını bilenler, neyin orda sona erebileceğini de bilirler.
D'hondt sisteminin yukarda bahsettiğim şekilde kullanımı HDP'nin barajı geçmesi önünde bir engel teşkil etmiyor. Ancak ittifakların tek parti gibi hesaplamaya dahil olmaları HDP'nin daha fazla milletvekili almasının önünde büyük bir engel oluşturuyor. Partilerin tek tek milletvekili hesaplamalarına girmesi HDP'nin oyunu arttırdığında çıkaracağı vekil sayısının artması demek olurken, ittifakların parti olarak seçime girmesi oy arttırımı olsa bile vekil sayısında oya oranla bir artışın önüne geçilmiş olunuyor. Bu anlamda bu yeni sistem HDP'nin gelişmesi önüne konulmuş bir barikat işlevi görüyor. HDP'nin sadece baraj değil aynı zamanda bir barikat sorunu da var.
Şu çok net görülüyor ki; HDP'nin baraj altında kalması için müdahaleler çoktan başlamış durumda. HDP'nin bu müdahalelere karşı en az 1.5 milyon ek oya ihtiyacı var. O nedenle herkesin oy kullanması ve sandıklara sahip çıkması hayati önemde. Bu seçimde temel hedef barikata dayanmaktır. Barikatların yıkılması 24 Haziran sonrası mücadeleye bağlı. 24 Haziran'a kadar ki süreçte barajı engel olmaktan çıkarmak için ek 1.5 milyona ulaşmak gerek. Nerden bulunacak bu oy demeyin. Gençler ve kadınlar bu oya ulaşacaklardır. Buna inanmak yeterli. Zaman az demeyin, bir ayda neler değişmiş tarihte çokça örnek var. Umutlu olabilmek için gerçek tabloyu görmek gerek. Umut bize karşı yapılanlara vereceğimiz cevaplarla büyüyecektir.
Bu yazıda yer kalmadı ama belki bir sonraki yazıda bu sistemi bu şekilde kurgulayanların 2 partili siyasi düzleme nasıl geçmek istediklerini de değerlendirebiliriz.
UNUTMAYALIM!
Bir Oy HDP'ye Bir Oy Demirtaş'a.
Ve
Sandıklara Sahip Çıkalım bizlerkazanacagiz.org
Zülküf KURT