
Soylu ailesi, Kürt sorununun çözümsüzlüğü nedeniyle 30 yıldır yaşanan çatışmalarda 3 çocuğunu toprağa verdi. Aile son olarak HPG’li Zarife Soylu’yu toprağa verdi. Baskılar nedeniyle hayatları göç yollarında geçen Soylu ailesinden barış için mücadele eden anne Meryem Soylu da, ‘örgüte adam kazandırmak’ iddiasıyla tutuklandı ve 9 yıl hapis cezası aldı. 3 evladını toprağa veren, eşi cezaevinde olan baba Bedri Soylu, „Bir göç serüveninde çocuklarımı büyüttüm, çocuklar büyüyünce yapılan baskı ve zulümlere karşı dağlara çıktılar“ dedi.
HPG’li Zarife Soylu (Hevidar Amed) ile üç evladını toprağa veren Soylu ailesinin hikayesi Kürt sorununun çözümsüzlüğü nedeniyle yıllarca yaşanan çatışmalı süreçte göçe zorlanan ve çocuklarını kaybeden binlerce Kürt ailesinden sadece biri. Soylu ailesi, 2004 yılında Kandil bölgesinde HPG saflarında olan Ali’yi (Berxwedan Kaya) yaşanan bir kazada, 2009 yılında Sait’i (Berxwedan Amed) çatışmada ve son olarak Zarife’yi 1-2 Ekim günlerinde Hakkari’nin Şemdinli bölgesinde yaşanan çatışmada yitirdi. 11 yılda 3 evladı toprağa veren Soylu ailesi, gittikleri her yerde baskılara ve şiddete maruz kaldı. 1985 yılında koruculuk dayatması sonucu Êlîh’in Qabilcewz (Sason) İlçesi’ne bağlı Hosne Köyü’nden göç etmek zorunda kalan Soylu ailesi, göç ettikleri onlarca kent, semt ve mahallede baskıyla karşılaştı. 1985 yılında 12 nüfuslu aile olarak göçe maruz bırakılan Soylu ailesi, 27 yıl aradan sonra 8 kişilik nüfusla Amed’in Bîsmîl İlçesi’ne dönüş yaptı. Zarife’nin yaşamını yitirmesiyle Soylu ailesinin evine üçüncü kez evlat acısı düştü.
Çocuklukları ve gençlikleri göçle geçti
Gittikleri her kentte baskılara maruz kaldıklarını belirten Dilan Soylu, kardeşlerinin yaşadıkları baskı ve zulme karşı dağın yolunu seçtiklerini belirterek, onların mücadelesiyle gurur duyduklarını söyledi. Çocukluk ve gençliklerini baskı ve sürgünlerde geçirdiklerini belirten Dilan Soylu, yaşadıkları baskılardan dolayı kentten kente göç etmek zorunda kaldıklarını ifade etti. Dilan, „Hayatımızda 1985 yılında başlayan baskı ve şiddet halen hiçbir şekilde azalmadan devam ediyor“ dedi.
‘Yapılanları hiçbir zaman unutmayacağız’
İki yıldır haksız yere 65 yaşındaki hasta annesinin cezaevine konulduğunu belirten Sebahat Soylu ise „Özgürlüğümüz için üç bedenimizi toprağa verdik, cenazelerimizi parçalıyorlar, ne bize ne cenazelerimize saygı gösteriyorlar. Bu yapılanları hiçbir zaman unutmayacağız. Bunları yaparak korku duvarlarını örmeye çalışıyorlar; ama şunu çok iyi bilsinler; hiçbir zaman korkmadan özgürlük mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Baskın ve şiddet uygulandıkça yapılanlara karşı yüreğimiz hırs ve kin doluyor, biz korkmuyoruz. Bu saatten sonra evimize gelip oturmayız, mücadelemize daha çok sahip çıkacağız, Öcalan’a bağlı kalacağız. Annem 65 yaşında iki yıldır cezaevinde tutuluyor. ‘Örgüte elaman kazandırmak’ iddiasıyla 9 yıl ceza verdiler. Annem hasta, her gün ilaçlarla yaşıyor. Cezaevinde annemize baskı uyguluyorlar. Annem cezaevinde tedavi edilmiyor. Zehirleniyor. Sık, sık bayılıyor, ayıldığında hiçbir şeyi hatırlamıyor“ diye konuştu.
‘Baskı ve zulüme karşı dağlara çıktılar’
Yaşadıkları baskı, zorlukları ve acıları dile getiren baba Bedri Soylu da, 1985 yılında koruculuğu kabul etmeleri için askerlerin evlerine yerleştiğini ve bir hafta boyunca baskı uyguladıklarını söyledi. Baskılardan dolayı Bîsmîl’e göç ettikten sonra burada kaldığı 9 yıllık süre içinde yine baskı ve zorluklarla karşılaştığını belirten Bedri Soylu, yaşadıklarına ilişkin şunları dile getirdi: „Baskılardan dolayı devamlı evimizi değiştirip durduk. Bir göç serüveninde çocuklarımı büyüttüm, çocuklar büyüyünce bu yapılan baskı ve zulümlere karşı dağlara çıktılar. Sait kırsala gitmeye çalışırken İran’da yakalanarak, Türkiye’ye teslim edildi. Türkiye’de yargılandıktan sonra serbest bırakıldı. İstanbul’a bizim yanımıza geldi. Yapılan baskılara dayanamayıp ikinci kez dağların yolunu tuttu. Ve sonradan da şehit düştü.“
Göç hayatının ardından 3 çocuğunun dağa gittiğini belirten baba Soylu, 30 yılı aşkın süredir devam eden ve her geçen gün büyüyen savaşta gençlerin ölmemesi için mücadele eden ve Barış Anneleri İnisiyatifi’nde yer alan eşi Meryem Soylu’nun (65) iki yıl önce ‘Örgüte eleman kazandırmak’ iddiasıyla tutuklandığını söyledi. Artık akan kanın son bulmasını isteyen Soylu, „Eşim Barış Anneleri İnisiyatifi’nde de yer alıyordu. Çocuklarımızın ölmemesi, barışın yolunun açılması için mücadele ediyordu. Mahkemenin karar vereceği gün mahkemenin görüleceği saatte avukatımız Nurettin Deniz, adliye girişinde tutuklandı, mahkemeye girip eşimi savunamadı. Eşim haksız yere ceza aldı. Şimdi sağlık sorunları var Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nden Ankara Sincan Cezaevi’ne sürgün edildi. Ziyaretine bile gidemiyoruz. Sağlık durumu da iyi değil“ diye belirtti.
DİHA/AMED