DİNDAR KARATAŞ / MA/PALANDÖKEN
Erzurum’un Palandöken ilçesi Yunus Emre Mahallesi’nde yaşayan 60 yaşındaki Zülküf Korkmaz (Zulkufê Qado), 53 yıldır hiç durmadan kilam (ezgi) söylüyor. Dengbêjliği annesi Senem Korkmaz’dan (Senama Mistê) öğrenen Korkmaz, 10 yıldır bölgede söylenen kilamların hikayeleri araştırarak, yazıya döküyor. Kürtçe kilam antolojisi oluşturmaya çalışan Korkmaz’ın en büyük hayali ise köyünde dengbêj divanı kurarak, bu kültürü gelecek nesillere aktarmak.
Kilam yazıyor
1959 yılında Erzurum’un Tekman ilçesine bağlı Goma Qilê köyünde doğan Korkmaz, annesinden öğrendiği “Silo Bego” kilamını söyleyerek dengbêjliğe başlar. 7 yaşından beridir kilam söyleyen Korkmaz, en çok seslendirdiği Yadê, Hesenê Mûsa, Bavê Fexrîya gibi kilamlar ile bölgede tanınır ve büyük beğeni toplar. Genç yaşlarda düğünlere dengbêj olarak çağrılan Korkmaz, 90’lı yıllarda yaşadığı köyden ayrılmak zorunda kalır. 1994 yılında İstanbul Kürt Dil Enstitüsü’nde Kürtçe dil eğitimi alır ve Kürtçe kilamlar yazmaya başlar. Bugüne kadar 196 kilam yazan Korkmaz, Kobanê direnişi ve Şengal Katliamı gibi olayların yanı sıra 1994 yılında katledilen Avukat Medet Serhat, 1993 yılında katledilen Gazeteci Ferhat Tepe ve Diyarbakır’da katledilen Avukat Tahir Elçi için kilam yazıp, bestelemiş.
Kürt halkı mücadeleden vazgeçmedi
Her kilamın en az 3 dörtlükle oluştuğunu ve 300 kelimeyi içinde barındırdığını belirten Korkmaz, kilamların didaktik bir tarzla yazıldığını, konusunun taş, toprak, aşk ve kahramanlık olduğunu söyledi. Korkmaz, “Kürt halkı dünyanın en kadim yeri olan Mezopotamya’da yaşamasına rağmen hala görmemezlikten geliniyor. Kürt halkı çok kadim bir tarih ve kültüre sahip fakat bugüne kadar Kürtlerin yazdığı birçok önemli eser toplanıp yakılmış. Kürtler en ufak bir hak kazandığında öldürülüyor ve bu hiçbir zaman değişmemiştir. Buna rağmen Kürt halkı bu güne kadar birçok kazanım elde etmiş ve mücadelesinden vazgeçmemiştir. Öldürüleceksin, işkence göreceksin, tutuklanıp darağacına götürüleceksin. Bu kadar zulüm karşında susmak, teslim olmak ise ihanettir. Dengbêjler bu yaşanılan tarihe taşıma noktasında rol almıştır. Ben de bir dengbêj olarak halkımın bu acılarını göğsümde toplayıp insanlara seslendiriyorum” diye konuştu.
‘Onlar dengbêj değil’
Kürtler üzerindeki asimilasyon politikalarına da dikkat çeken Korkmaz, şöyle konuştu: “TRT Kurdî’ye çıkarılan dengbêjlerin konuşmaları ve seslendirecekleri kilamların hepsi önceden belirleniyor. Dengbêjler gelen emirler dışında bir şey diyemezler. Kobanê direnişi sırasında kendine dengbêj diyen 12 kişi kanalda devleti kutsallaştırıp kendi halkını terörist olarak gösteriyordu. Maalesef ekranlarda dedelerini terörist yapacak kadar insani değerlerini yitirmiş dengbêj kılıklılar da var.”
Çocuklara eğitim verecek
Doğduğu köyde dengbêj divanı kurup bu kültürü gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen dengbêj Zülküf Korkmaz, yazları ise köydeki çocuklara Kürtçe ve dengbêjlik üzerine eğitimler vermeyi düşünüyor.