
Cizre’de bir binanın bodrum katında mahsur kalan ve 5 gündür kendilerinden haber alınamayan yaralılar için girişimlerde bulunmak üzere dünden bu yanda Mardin’de temaslarda bulunan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, son duruma ilişkin Mardin Büyükşehir Belediyesi’nde basın toplantısı düzenledi.
Demirtaş, “Tam bir rezalet ile karşı karşıyayız. 60 gündür şaşalı bir şekilde operasyon yapan ve ‘temizledik’ diyen hükümet, 60 gün sonra bir binaya ‘güvenlik sağlayamadık diye giremiyoruz’ diyor. Bizim ve sağlıkçıların güvenliğini sağlayamayacaklarını söyleyip, ‘yaralı olup olmadığını bilmiyoruz’ diyor. ‘O binada yaralı var mı yok mu bilmiyoruz’ diyen bir Başbakan’la karşı karşıyayız. Bunu bilmiyorsan Başbakan olarak kalmanın hiçbir yararı yok. Madem bir binaya 60 gündür ulaşamıyorsunuz, hiçbir bilginiz yok, yaralı ve sivil var mı bunu bilmiyorsunuz, peki günlerdir medyanız aracılığıyla neyin zaferini kutluyorsunuz? Yakıp yıktıktan, geride bu kadar cenaze bıraktıktan sonra neyi kutluyorsunuz?” dedi.
Çözmüş mü olacaksınız?
“Bu hendekleri kapattıktan sonra Kürtlerin anadil sorunu, kültürel sorunu, ekonomik, kimlik, demokrasi sorunlarını çözmüş mü olacaksınız?” diye soran Demirtaş, bir halkın tamamını hedef alan kirli bir savaş yürütüldüğünü söyledi. Başbakan’ın da Genelkurmay Başkanı’na verdiği ‘Siz katledin, siz yakın, yıkın, öldürün. Biz bunların üstünü örteriz’ şeklindeki sözün gereğini yerine getirdiğini belirten Demirtaş, şöyle devam etti: “Bataklığın ortasına doğru adım adım ilerliyorsunuz. Saplandınız, çıkışınız da yok. Tek çıkış yolunuz, ‘Biz hata yaptık. Bu kadar güvenlik konsepti ile takn ve topla girmeyecektik. Hata yaptık. Yeni bir barış sürecini başlatıyoruz’ demeniz olacaktır. Aksi takdirde yarın başka ilçelerde de benzer durumlar çıkarsa, yaygınlaşırsa nasıl hesabını verecek başbakan?”
En üst seviyede duyarlılık
“Halkımız duyarlılığını en üst seviyeye çıkarmalı, sessiz kalmamalıdır. Her yerde sesimizi yükseltmeliyiz” diyen Demirtaş, şunun da altını çizdi: “Havuz medyası yalan söylüyor. Tüm bu yalanlarla kamplaşmaya ve kutuplaşmaya zehir salıyor. İlerde barış süreci başlatmak isteyenler yarın nasıl bu zehri temizleyecekler. ‘Şurada Sırp nişancı yakalandı, Amerikalılar var İsrail’den gelenler varmış, Haçlı savaşıymış bu’ diyorlar. Kusura bakmasınlar bu düpedüz AKP’nin Kürt halkına açtığı bir savaştır.”
Abluka derhal kalkmalı
Sur ve Cizre’de ablukanın derhal kalkmasını isteyen Demirtaş, bu zulmün kabul edilebilir bir yanının olmadığını söyledi. Saray Gladyosu’na teslim olmuş, çırpınan bir siyaset takımıyla karşı karşıya olduklarını kaydeden Demirtaş, “21’inci yüzyıl Türkiyesi’nde, ana caddeye 200 metre uzaklıktaki bir binaya ambulans girecek mi girmeyecek mi bunun tartışmasını yapıyoruz. Bu utanç AKP’nin utancıdır” dedi.
Zulme karşı barış sesi
Demirtaş, halka şu çağrıda bulundu: “Halkımızı bulunduğu her yerde, kirli savaşa karşı ayağa kalkmaya, sesini yükseltmeye çağırıyoruz. Özellikle akşamları balkınlarda, pencerelerde ve araçlarda ses çıkarma, zulme karşı ses verme eylemine çağırıyoruz. Her akşam saat 19.00’da zulme karşı ses çıkarın. Barışa büyük bir ses çıkarsa Ankara bu sese kulak tıkayamayacaktır. Her akşam giderek büyümeli. Savaş politikasını bize dayatanlara karşı sesimizin ne kadar büyük olduğunu göstermeliyiz. İstanbul’dan Hakkari’ye kadar ‘Ben de barış istiyorum, ben de bu zulme karşı sessiz kalmıyorum’ diyen herkes ses çıkarmalıdır. Halkımız bunu basit bir çağrı olarak görmemeli, örgütlü bir biçimde hayata geçirmelidir. Önemli bir çağrı olarak belirtmek istiyorum. Başka türlü bu zulmü durdurmak mümkün olmayacaktır. Bir ambulans için bile bu kadar pazarlık yapan, yaralılara karşı bu kadar vicdansız olabilen bir hükümeti tarihin çöp sepetine yollamak zorundayız. Bu da bu akşam başlayacak barış eylemi ile görünür olacaktır.”
MARDİN