Eşi Esvet, oğulları Adil ve Celal’i, AKP’li Yıldız liderliğindeki işbirlikçi kontraların saldırısında yitiren anne Emine Şenyaşar, hastanede gözlerinin önünde eşinin nasıl öldürüldüğünü anlattı.
Emine Şenyaşar, Urfa’nın Suruç ilçesinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın yakınları tarafından oğulları Adil, Celal ile eşi Hacı Esvet Şenyaşar’ın öldürülmesine ilişkin Jinnews muhabiri Safiye Alagaş'a konuştu.
İki gün dükkanı açmadılar
Emine Şenyaşar, saldırının 2 gün öncesine dayandığını şu sözlerle anlattı: “Gelmişler dükkâna oğluma ‘oyunuzu bize verin’ demişler. Oğlum da onlara ‘Siz Kürt değil misiniz?’ O da demiş ‘Kürt’üz.’ Bunun üzerine oğlum da ‘Ben de Kürt’üm oyumu Kürtlere vereceğim. Bizi biliyorsunuz HDP’den başkasına vermeyiz’ demiş. Tekrar gitmişler ve oğlumu resmen taciz etmişler. Oğlum ‘Bunlar beladır başımıza iş açarlar’ deyip 2 gün dükkânı açmadı. Üçüncü gün arifeydi gitti dükkânı açtı. Onlar da bu kez silahlarıyla gelip katliam yaptılar.”
Eşi ile hastaneye gitti
Olay esnasında evde bulunduğunu ve haber alır almaz dükkana koştuğunu söyleyen anne Şenyaşar, şöyle devam etti: "Daha olay yerine varmadan kadınlar ‘gitme çocuklarını öldürdüler. Seni de öldürürler’ dediler. Gitmeme izin vermediler. Dönerken yolda eşimi gördüm. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Bana ‘ne oldu dedi’ ben de söyledim. Sonra birlikte dükkâna doğru gittik, polis izin vermedi. Sonra ambulans geldi. Dükkândan birini çıkarıp, ambulansa bindirip götürdüler. Sonra biri geldi pikabıyla bizi hastaneye götürdü.
Önce demirlerle vurdular
Hastanenin içine girer girmez 20 erkek etrafını sardı. Serum şişesinin asıldığı demirlerle kafasına vurdular. Vuruyorlardı. Kanlar içinde kaldı. Ellerinden almaya çalıştım sağa gittim, sola gittim boş. hiçbir şey yapamadım alamadım.
Polis oradan uzaklaştı
Polis oradan uzaklaştı. Hastanenin dışına gitti. Sadece bir polis orada bekliyordu. Ben gittim o polisin yakasına yapıştım ona ‘Siz nasıl bir hükümetsiniz öldürdüler. Adamı öldürdüler gel kurtar’ dedim yerinden kıpırdamadı. Yerinden sarstım ‘Nasıl bir devletsiniz öldürdüler’ dedim.
Linç edip kurşun sıktılar
Polis ne yerinden kıpırdadı ne de konuştu. Linç ettiler sonra da kafasına kurşun sıktılar. Kafasına kurşun sıkanı görsem tanırım. Sonrasında kendimi kayıp etmiştim, çocuklarımın arkadaşlarından biri geldi beni oradan götürdü. Oradan nasıl gittiğimi hatırlamıyorum. Nasıl linç edildiğini nasıl öldürüldüğünü gördüm. Sonrasını hatırlamıyorum."
Polis bilerek götürdü
Hastanedeki bütün kameraların kırıldığını söyleyen anne Şenyaşar, oğlu Celal’in yarasının ağır, Adil’in ise yarasının hafif olduğunu belirterek, çocuklarını hastaneye götüren arkadaşlarının anlatımlarını ise şu sözlerle aktardı: “Çocuklarımla birlikte hastaneye giden bir arkadaşları şunları anlattı: ‘Yaraları kötü değildi, iyiydiler, konuşuyorlardı. Onları Suruç Devlet Hastanesi’ne götürmeyelim Urfa ya da başka hastaneye götürelim dedim polis izin vermedi. Israrla Suruç’taki hastaneye götüreceğiz deyince Suruç Devlet Hastanesi’ne götürdük. Götürdük ambulanstan indirdik içeri götürdük. Doktorlar yaraları sarmaya başlamıştı. Bunlar geldi beni de darp ettiler. Sonra doktor bana seslendi, kaç yoksa seni de öldürürler dedi. Ben de pencereden kaçtım. Ben kaçarken silah sesleri geldi.”
Bu zulmü nasıl unutayım!
Yaşanılanların zulmün ötesinde bir şey olduğunu dile getiren Şenyaşar, “Ben bu zulmü nasıl unutayım? Yüreğim yanmış. Onların da yüreği yansın. Zalim bunlar. Bunlar tacizcidir. Bunlar Suruç kadınlarının namusuna göz dikenlerdir. Bunlar kadınları sözleriyle gözleriyle taciz edenlerdir, herkes biliyor bunları. Suçsuz sebepsiz yere 3 can verdik” dedi.
3 can toprağa verdim, oğlumu tutukladılar
Hastanede tedavi edilen oğlu Fadıl’ın da tutuklanmasına isyan eden Şenyaşar, “Ben 3 can toprağa verdim. Bir de oğlumu tutukladılar. Geldiler silahlarla bıçaklarla katlettiler sonra da oğlumu tutukladılar. Bu zulüm nasıl kabul edeyim. Yaralı halde cezaevine götürdüler. Bu nasıl bir devlettir. Hem zulüm görüyoruz, hem tutuklanıyoruz. Bütün dünya biliyor, herkes biliyor; çocuklarımın kendi dükkânlarında saldırıya uğradığını. Suruç’taki bütün polisler dâhil herkes çocuklarımın nasıl insanlar olduğunu biliyor. Onlar kahveye dahi gitmeyen insanlardı. Kimseye bir zararları yoktu. Bu nasıl bir adalettir” şeklinde konuştu.
URFA
Abla Şenyaşar:Emir bekliyorlarmış
İki oğluyla birlikte katledilen Esvet Şenyaşar'ın ablası Halise Şenyaşar, otopsi raporunu istediklerini; ancak kendilerine "Veremeyiz, o emir bize gelmedi" denildiğini belirtti.
Erdoğan'ın, İbrahim Halil Yıldız ve ailesini bilerek güçlendirdiğini belirten abla Şenyaşar, "Erdoğan bilerek bu Yıldızları güçlendirdi. Bilerek onu vekil yaptı. O da Erdoğan adına gelip oy istiyor. Biz Kürtler ona oy vermeyiz. Allah'tan da mı korkunuz yok. Bunlar Suruç'ta tefecilik yapıyor. İnsanlardan para alamadıklarında eşlerine, kızlarına el koyuyorlar" diye konuştu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu'na seslenen Şenyaşar, "Suruç'a gel ve burada ne yaşandığını gözünle gör. Gelin bu vahşeti, Kürtlere yapılan bu hakareti görün. Kardeşimi öldürdükten sonra hastanenin bahçesinde 'Çok şükür teröristleri vurduk' diye bağırıyorlar. Bunlar Kütleri öldürmek için buradalar" dedi.
Olay günü kardeşi ve 5 oğlunun kurşunlandığını hatırlatan Şenyaşar, şöyle devam etti: "Kardeşim oğulları saldırıya uğrayınca hastaneye koşuyor. Onu ve 2 oğlunu hastanede öldürüyorlar. İşkence edilerek öldürüldüler. DAİŞ bile böyle yapmaz. Tüm dünya hepiniz duyun sesimi. Suruç'ta katliam yaşandı. Suruç'ta Kürtleri bitirmek istiyorlar. Çocukların babaları ve eşi hastaneye koşuyor. Ellerinde ne silah ne de bıçak. Çocuklarını soruyor. Tüple vurup boynunu kırıyorlar. Boynunu kesmeye çalışıyorlar. Serum takılan demiri karnına geçiriyorlar. Doktor ve hemşireleri içeriden çıkarıp işkence ile öldürüyorlar."
Ölen kardeşi ve yeğenlerinin otopsi sonucunun kendilerine verilmediğine dikkat çeken Şenyaşar, "Otopsi sonucunu istedik, bize 'Veremeyiz o emir bize gelmedi' diyorlar. Neden raporu vermiyorsunuz. O raporla her şey ortaya çıkacak" diye belirtti.
Diğer kardeş de gözaltında
Babası ve 2 kardeşi öldürülen, bir kardeşi de tutuklanan Mehmet Şenyaşar, Antep'te tedavi gördüğü hastanede taburcu edilir edilmez gözaltına alındı. Şenyaşar, Urfa Adliyesi’ne götürüldü.
AKP Milletvekili ve Adayı İbrahim Halil Yıldız ve yakınlarının silahlı saldırısı sonucu babası ve 2 kardeşini kaybeden, önceki gün de bir kardeşi tutuklanan Mehmet Şenyaşar, Antep’te tedavi gördüğü 25 Aralık Devlet Hastanesi’nde taburcu edildikten sonra savcılık talimatıyla gözaltına alındı. Mehmet Şenyaşar’ın Urfa’ya getirildiği ve ifade işlemleri için adliyeye çıkarılacağı öğrenildi.
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Fadıl Şenyaşar, önceki gün taburcu edildikten sonra getirildiği Urfa’da "Kasten öldürme, ruhsatsız ateşli silahları ve mermileri satın alma, bulundurma, yaralama" iddialarıyla tutuklanmıştı.
Bir kardeş yoğun bakımda
Antep'te hastanede kalan son kardeş Ferit Şenyaşar'ın ise kafasında ve akciğerde kanamanın devam ettiği ve yoğun bakım ünitesinde tutulduğu öğrenildi. Hayati riski bulunan Ferit Şenyaşar'ın kapısında polislerin beklediği ve ziyaretçi ile refakatçilere izin vermediği belirtildi.