44 gün boyunca on binlerce asker, tank ve ağır silahlarla ateş altına alınan Şirnex’in Hezex ilçesinde evlerine geri dönen halk yaralarını sarmaya çalışıyor. Enkaza dönmüş evinin önünde oturan 56 yaşındaki Beybun Malgaz da, hayatı boyunca zulme direnmiş, baş eğmemiş kadınlardan sadece biri. 

Koçer bir kadın olan Malgaz için zulüm de direniş de tanıdık. 90’lı yıllarda devlet güçleri 3 kez köylerini yakmış. 


Gözlerinin içi parlıyordu

Malgaz, Kürt Özgürlük Hareketi’ni nasıl tanıdığını ve peşisıra başlayan devlet baskılarını şöyle anlatıyor: “İlk yıllar ne olduğunu anlamadım. Sonra bir özgürlük tutkusu olduğunu fark ettim. Çünkü gencecik insanların gözlerinin içi parlıyordu. Bu beni çok etkiledi. 90’lı yıllar gelince bizde payımıza düşeni yaşadık. İdil’in merkez köyünde kalıyorduk. Devlet önce köyümüzü yaktı. Biz inşa ettik. Köyümüz 3 kez yakılınca köyden çıkmak zorunda kaldık.”

Malgaz ve ailesinin yaşadıkları bununla da sınırlı kalmamış. Devlet güçleri göç ettikleri Hezex’te de peşlerini bırakmamış:

“Kışın ortasında 6 çocuğumla evsiz bıraktılar beni. Köyümüz yakıldığı için İdil merkeze yerleştik.  Devlet burada da bizi rahat bırakmadı. İlk geldiğimizde de ev baskıları yapıldı. Eşim gözaltına alındı. Eşim gördüğü işkencelere fazla dayanamayıp yaşamını yitirdi.  Evime devlet tam 36 kez baskın yaptı. Yani eşim öldükten sonra da devlet güçleri beni ve ailemi rahat bırakmadı.”


Evi küle döndü

Son olarak kentte 44 gün boyunca devam eden soykırım saldırılarında bir kez daha evi yakıp yıkılan Beybun Malgaz’a devlet güçleri bir de kağıt imzalatmaya çalışmış. Evini ‘teröristlerin’ yaktığını söylemesi istenmiş, yıllardır devlet zulmünü tanımayan biriymiş gibi… Beybun’un son sözü hem geçmişe hem de bugüne dair: “Bütün eşyalarımı yakıp yıktılar, evim kül olmuş durumda. Evimi devlet yaktı. Onlar ne yaparsa yapsınlar bu söylemimden vazgeçmeyeceğim.” 


 JİNHA/ŞIRNEX