Bu yıl 5’incisi düzenlenen Sakine Cansız Kadın Festivali, binlerin katılımıyla kutlandı. Festival’de Rojava’da direnen kadınlar konuşuldu, iktidarların buna karşı düşünen kadınları hedef alarak kimliksizleştirmeye çalıştığına dikkat çekildi.
Bütün bunlara karşı kadınların en etkili silahının öz savunma olduğu vurgulanan festivalde, herkes gönlünce eğlendi.
Kürt Kadın Hareketi başta olmak üzere 22 kadın kurumun birlikte organize ettiği Sakine Cansız Kadın Festivali, İsviçre’nin Zürich kentinde kitlesel ve coşkulu bir şekilde kutlandı.
9 Ocak 2013’te Fransa’nın başkenti Paris’te katledilen Kürt Kadın Hareketi’nin ve PKK’nin öncü kadrolarından Sakine Cansız, KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan ve Gençlik Hareketi Üyesi Leyla Şaylemez anısına geleneksel olarak düzenlenen festival, bu yıl Kaserna Alanı‘nda kutlandı. Katılımın yoğun olduğu festivale, farklı halklara mensup kadınlar kendi yöresel etkinlikleri ve kıyafetleri ile katıldı. Kürt kadınlar ise sarı, kırmızı ve yeşil rengarenk yöresel kıyafetleriyle festivalde yerini aldı.
Festival alanına, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez ile tutuklu HDP’lilerin başta olmak üzere devrim mücadelesinde yaşamını yitirenlerin fotoğrafları ve HDP, TJK-E bayrakları asıldı. Festival alanının Rojava Devrimi’ne katılan kadınların fotoğrafları ile süslenmesi ise dikkat çekti. Enternasyonel kadınların da ilgi gösterdiği festivalde, Kürt ve devrimci kadınların portrelerinin yazıldığı tablolar sergilendi.
Festival geliri Efrîn’e
Yiyecek ve içecek çadırlarının kurulduğu festivalde, Amed Spor eski futbolcusu Deniz Naki, kulübün formalarını imzalayarak, buradan elde edilen geliri Efrînlilere göndereceğini açıkladı. Öte yandan festivalin bütün geliri, Türk devleti ve ona bağlı çetelerin işgali sonucu Efrîn’i terk ederek Şehba’ya yerleşmek zorunda kalan ve yaşamlarını çadırlarda idame ettiren Efrînlilere gönderilecek.
Dengbêj çadırına yoğun ilgi
Festival alanında gün boyunca farklı kültürel ve sanatsal etkinlikler yapılırken, dengbêjler çadırında Kürt kültürünü anlatan kilamlar seslendirildi. Çadıra yurttaşlar yoğun ilgi göstererek, seslendirilen ezgilere eşlik etti.
Direnen kadınlar konuşuldu
Festival, kültür çadırında “Kadına şiddet ve direniş“ konulu panelle devam etti. Panelde, HDP Sêrt Milletvekili Besime Konca, Komalên Ciwan’dan Newal Serhat, Basklı Aktivist Nekane, Kampüs Cadıları‘ndan Meral Çınar, Sosyalist Kadın Birliği’nden Hülya Yalçın Orak konuştu.
İlk olarak panelde konuşan Besime Konca, Sakine Cansız şahsında direnen tüm kadınları selamlayarak sözlerine başladı. Erkek şiddetine karşı mücadele eden kadınların Rojava’da bir devrim gerçekleştirdiğini dile getiren Konca, HDP’nin maruz kaldığı şiddetin Ortadoğu’da halkların karşılaştığı şiddetten farksız olmadığını söyleyerek, 21. yüzyılda Kürtlerin Türk devleti tarafından yok edilmek istediğini ama kadınların bu karşı mücadeleyi büyüterek direnişi esas aldığını dile getirdi.
Kadının kimliksizleştirilmesi
Konca’ın ardından konuşan Hülya Yalçın Orak ise dünyadaki şiddet olaylarına değinerek, kadınların yaygın olarak fiziksel şiddete maruz kaldığını, Almanya’da 3 kadından 2’sinin şiddete maruz kaldığını aktardı. Eril zihniyetin kadını “şer odağı” olarak gördüğünü belirtten Orak, tüm olumlu özelliklerin erkeğe, olumsuz ve kötü alışkanlıkların ise kadına mal edilerek, kadınların kimliksizleştirildiğine vurgu yaptı.
Direniş ruhu kırılmaya çalışılıyor
Orak’ın ardından konuşan Newal Serhat da gençliğin yaşadığı şiddete değindi. Gençlik şahsında direniş ruhunu kırmaya çalıştıklarını belirten Serhat, “Genç kadınlar olarak ataerkil zihniyete karşı mücadele edeceğiz“ dedi.
Düşünen kadınlar cezalandırılıyor
Ardından konuşan Nekane de “Şu an kadınlar olarak bir arada duruyorsak ve mücadele diyorsak, özelde Sakine Cansız ve mücadele arkadaşlarına teşekkür etmemiz gerekiyor“ dedi. Bask’ta tutuklandığını ve cezaevinde tecavüze uğradığını dile getiren Nekane, “Ev baskınında tutuklandım. Ve çok kötü işkence görerek cezaevinde tutuldum. Ben ataerkil şiddete karşı mücadele ettiğim için tecavüze maruz kaldım. İktidarlar düşünen ve tek başına hareket eden kadınları cezalandırıyorlar. Ama mücadeleye devam ediyorum. Cezaevinden çıktıktan sonra şimdi de özgürlük için kızımla birlikte mücadele ediyorum“ şeklinde konuştu.
Kadının en güçlü silahı öz savunmadır
Meral Çınar da, öz savunmanın sadece şiddete karşı kendini savunmak bilinci olmadığını belirterek, “Bizler özgür bir şekilde kendimizi ve hayatımızı yönetmek için öz savunma halindeyiz. Şiddeti tanımlayacağız ve ona karşı net bir şekilde mücadele edeceğiz. Tarihimizi biz yazmaya başladık. Bu Rojava’da yazılan destanla devam etti. Kadınların en güçlü silahı örgütlü öz savunmadır“ şeklinde konuştu.
Özgürlüğe bir adım daha yakınız
Panelin ardından sahne programı başladı. Saygı duruşu ile başlayan festivalde, Çocuk Korosu “Ey Raqîp“ marşını seslendirdi. Ardından konuşan Besime Konca, Türkiye’de HDP’nin ve kadınların maruz kaldığı şiddete dikkat çekerek, 24 Haziran’da gerçekleştirilecek seçimde iktidarın devrileceğini ve özgürlüğe bir adım daha yaklaşılacağını söyledi. Konca konuşmasını, herkesin HDP’ye oy vermesini isteyerek sonlandırdı.
Çocuklar eğlenceli dakikalar geçirdi
Festivalin önemli programlarından birisi de çocuklara yönelik yapıldı. Çocuklar ip, çuval yarışması ve su savaşı gibi oyunları oynayarak eğlenceli dakikalar geçirdi. Çocukların ve ebeveylerin yoğun ilgi gösterdiği oyunların oynanmasının ardından çocuklara oyuncak dağıtıldı.
Ardından Lila Lisa, Suna Alan, Kadın korosu, Clara Moreau, Kewê, Eleonore Fourniau sahneye art arda çıkarak ezgilerini seslendirdi. Kitle seslendirilen şarkılar eşliğinde halay çekti. Ardından sahneye İspanyol dans grubu Flamanco çıktı.
Festival çekilen halaylar ardından coşkulu bir şekilde son buldu.
Fidan Doğan Festivali 17 Haziran’da Paris’te
Fransa’da yaşayan kadınlar 17 Haziran Pazar günü 2. Fidan Doğan (Rojbîn) Kadın Festivali’nde buluşacak.
Fidan Doğan (Rojbîn) anısına "Kadın kırımına karşı kadın özgürlüğü" şiarıyla düzenlenen festival, Creteil Pompadour Val De Marne Parkı’nda saat 12:00-19.00 saatleri arasında gerçekleşecek.
Fransa Kürt Kadın Hareketi (TJK-F) ve Kürt Kadın Hareketi Uluslararası Temsilciliği tarafından organize edilen festivalin ev sahipleri arasında Fransız Komünist Parti Milletvekili Marie Georges Buffet, Val De Marne Senatörü Laurence Cohen, Bölge Meclisi Eşbaşkanı Nathalie Dinner ve France-Kürdistan Derneği Başkanı Sylvie Jan bulunuyor.
Çok sayıda kadın kurumu destekliyor
Festival için yayımlanan çağrıya çok sayıda Fransız politik kadın şahsiyetin yanısıra birçok kadın kurumu imza attı. İmzacılar arasında Senatör Christine Prunaud, Sol Parti Ulusal Sekreteri Corinne Morel Darleux, Sol Parti koordinatörü ve 20 Paris belediye seçilmişi Danielle Simonnet, Sol Parti Ulusal Sekreteri Laurence Pache, Yeşiller Partisi Champigny sorumlusu, Dünya Kadın Yürüyüşü, Fransa Ulusal Kadın Koordinasyonu, Dayanışan Kadınlar, Tamil Kadınları, Amazing Kollektifi, Barış Hareketi, Irkçılığa Karşı Halklar Arası Kardeşlik Hareketi, Kobanê Kadınlarıyla Dayanışma Derneği, Kabil Fransa Birliği, Fransa Genç Komünistler Hareketi, CNT Sendikası, Fransa Ermeni Koordinasyonu ve Solidaire Sendikası da yer alıyor.
Kürt kadınları özgürlük savunucularıdır
Yapılan ortak çağrıda Kürt kadınlarının, dünya kadınlarının özgürlük savunucuları olduğu vurgulandı. Çağrının devamında, "Fidan Doğan (Rojbîn), 9 Ocak 2013 tarihinde Paris’in göbeğinde Türk gizli servisleri tarafından iki yoldaşı Sakine Cansız ve Leyla Şaylemez ile öldürülene kadar halkının kurtuluşu için mücadele etti. Yaşanılan uzun savaşa rağmen Kürt kadınları demokratik, feminist ve ekolojik toplumun direnişçileridir” diye belirtildi.
Çağrıda Brezilya'dan Marielle Franco, Honduras'tan Berta Caceres de saygı ile anılırken, tüm sistem baskılarına, ataerkilliğe ve cinsiyetçiliğe karşı direnen ve bu uğurda katledilen kadınlar için yürütülecek adalet ve aydınlık mücadelesinin bu festivalin ana prensibi olduğu vurgulandı.
17 Haziran Pazar günü gerçekleşecek olan festival için yayınlanan bildiride "Tüm kadınları, uluslararası kadın dayanışmasını güçlendirmek için harekete geçirmeye çağırıyoruz" denilerek, festivali sahiplenme çağrısı yapıldı.
Y.ÖZGÜR POLİTİKA/PARİS

